Etkinliklerden kendim için bir kuruş istemem, tek şartım bu okula bağıştır

Etkinliklerden kendim için bir kuruş istemem, tek şartım bu okula bağıştır
Etkinliklerden kendim için bir kuruş istemem, tek şartım bu okula bağıştır

Okulun isim sahibi Zeynep Gülin Öngör, AkınÖngör ve Nimet Çubukçu (soldan sağa), Akhisar Kız Teknik Meslek Lisesi?nin açılışında bir araya geldi.

Akın Öngör eşi Zeynep Gülin Öngör adına yaptırdığı kız meslek lisesine maddi manevi her zaman sahip çıkacaklarını söyledi. Yeni kitabını çıkarmaya hazırlanan Öngör, 'Bugün işe başlasam yine bankacı olurdum' diyor
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

MANİSA - Garanti Bankası’nın efsanevi genel müdürlerinden Akın Öngör’ün, üç yıl önce eşi Zeynep Gülin Öngör adına yaptırdığı Akhisar Kız Teknik Meslek Lisesi, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun katılımıyla resmi açılışa sahne oldu.
“Eşim daha hayattayken onu ismini verdiğim okul benim çocuğum gibi, onu Milli Eğitim’e devrettik ama hâlâ elimiz üzerindedir, boyası, bakımı, ihtiyaçları herşeyiyle ilgileniyorum. Hatta şimdi okul büyümeye başladı yan tarafa ek bina yatırımı yapıyoruz. 150 bin dolar daha harcayacağız” dedi. 

Örnek olsun istedik
Öngör, “Bu okulu yapacağımız zaman, 200 öğrencilik planlanmıştı. ‘Öğrenci potansiyeli bu kadar’ denildi. Fakat biz 740 öğrencilik bir okul yaptık. ‘Ne kadar büyük nereden bulacaksın bu kadar öğrenciyi’ yorumları yapıldı. Şimdi bu okul yetmiyor 1147 öğrenci var. Ek bina yapıyoruz. Burası sıradan bir meslek lisesi değil, çok emek harcandı ayrıca yatırım da yapıldı. Düşünün bir 20 derslikli okulu maliyeti 400-500 bin doları geçmez. Biz buraya 2.6 milyon dolar harcadık ve hala harcamaya devam ediyoruz.
Deprem güvenliği için de radyal beton kullandık, özel deprem mühendisi projelendirdi. Profesyonel hayatın içinden kişilerin bir araya gelerek topluma yapabilecekleri katkı eğitimde model olsun örnek olsun istedik” diye konuştu.

Garanti ve Bilgili desteği
Okulun yapımında taşın altına elini koyanlara çok teşekkür eden isim annesi Zeynep Gülin Öngör şunları söyledi:
“Okul 2.6 milyon dolara mal oldu. Bunun yaklaşık 400 bin dolarlık kısmını döşeme için Garanti Bankası, bilgisayarlar için Garanti Teknoloji Merkezi, fotoğrafçılık laboratuarını Serdar Bilgili ve tekstil atölyesi için Atilla Türkmen katkıda bulundu. Benim için çocuklarım ve torunlarım için böyle bir şey yaptırdığı için Akın’a müteşekkirim. Türkiye’de bir sürü genç kızımız üniversite eğitimi görmüyor, ya da göremiyor, kız meslek liseleriyle meslek sahibi olabiliyorlar. Bunun için bu okula çok inanıyorum. Bana bundan daha büyük bir hediye olamazdı.”

Ellerim okulun üzerinde
Akın Öngör, okulu devlet teslim etseler de hiçbir zaman bağlarını koparmadıklarını şöyle anlatıyor: “Beni zaman zaman konuşmacı olarak bazı panellere, kongrelere davet ediyorlar inanın bir kuruş kendim için para istemiyorum istemem de tek şartım Akhisar Zeynep Gülin Kız Meslek Lisesi’ne bağış oluyor. Bunu şart koşuyorum.
Elim hep okulun üzerinde, hep daha iyi olması için uğraş veriyorum. Üç yılda bu bölgenin en başarılı meslek lisesi seçildi. 20 kişi üniversiteyi kazandı. Gurur duyuyoruz. Okulda, bilgisayar, İngilizce, grafik tasarım, el sanatları, konfeksiyon, ağırlamaca gıda, tekstil, broderi ve nakış, fotoğrafçılık gibi, alanların uygulamalı laboratuarları yanında 50 öğrencilik de anaokul bulunuyor.”

Yine bankacı olurdum
‘Bankacılığı erken bıraktığınızı düşünüyor musunuz, bugün iş hayatınıza başlasanız tekrar bankacı olur muydunuz’ sorumuza Akın Öngör’ün yanıtı çok kısa ve net: “Hayır tam zamanında bıraktım. Zamanımı da çok iyi değerlendirdiğimi söyleyebilirim. Bugün iş hayatına başlasam yine bankacı olurdum. Zaten şimdi bankacılık yapmak daha kolay.”
Akın Öngör’e, “Peki neden şimdi bankacılık yapmak daha kolay oysa krizde güven ve prestij kaybetti deniliyor bankacılık sistemi için” diye sorduğumuz zaman Öngör şu yanıtı verdi: “Bizim zamanımızda daha zordu. Belirsiz sularda yüzdük. Nereden ne zaman geleceği belli olmayan fırtına  ve akıntı vardı. Güçlü devlet bankaları vardı. Küçük küçük halkı kolayca yanıltan özel bankalar vardı. Bilinç oluşmamıştı. Hazine baskısı vardı. O zaman güven sorunu oluşmamıştı. Yüksek faiz ve enflasyon ortamında bankacılık yapmak en zor olandır. Fakat biz bir gün bunların sona ereceğini bugünkü bankacılık koşullarının -düşük enflasyon ve faiz, yüksek teknoloji, yeni bireysel ürünler vs. gibi- oluşacağını öngördük. Fakat sadece ne zaman gerçekleşeceğini bilmiyorduk. Onun için tüm hazırlıklarımızı yaptık. Bunları öngördüğümüz yıl 1997’ydi.” 

İsrailli müsteşar getirdik
Akın Öngör, Garanti Bankası’nı bugünlere nasıl hazırladığını şöyle anlatıyor: “İsrail, Brezilya. Meksika, Portekiz ve Arjantin gibi hiper enflasyonla yaşayan ülkelerde bankacılığın nasıl ayakta kaldığını anlamaya çalıştık. Birer genel müdür yardımcım o ülkelere giderek incelemelerde bulundu. Devlet neler yapıyor bunları araştırdık. Başarılarının sırlarını deşifre ettik. Ona göre teknolojik yatırım ve yönetim sistemleri kurduk.
Hatta o zamanlar kimse bilmez İsrail’de Harvard mezunu Hazine Müsteşarı Emanuel Şaron’ı Türkiye’ye getirdik. Neler yapılması gerektiğini dinledik ondan. Tecrübelerini aktardı. Biz 2001 yılında bugünkü bankacılığa hazırdık. Ama ne yaptık. Bu işin müthiş bir teknolojik altyapısı var onu kurduk. Yazılımıyla donanımıyla ciddi bir dönüşüm gerektiriyor.
ATM bankacılığını geliştirdik. ATM’leri sadece nakit çekme makinesi olmaktan çıkardık. Bonus Card programını YKM (Yeni Karamürsel Mağazaları) ile başlattık. Garanti Ödeme Sistemleri ayrı bir genel müdürlük olarak kurduk.
Alternatif dağıtım kanallarını işlevsel hale getirdik. Proaktif bir yönetim anlayışı içine girdik. Artık bankacılığı bırakabilirdim. İçin rahat ve bence tam zamanıydı.”

İstihdama bakmalı
Akın Öngör, ekonomik krizle ilgili de şunları söyledi: “Krizin etkilerinin azaldığını söylemek için istihdama bakmak gerekiyor. İstihdam oranları artmadığı sürece krizin bittiğinden söz etmek doğru olmayacaktır.” 

Akın Öngör, kitabında ‘Garanti’li yılları anlattı
2000 yılında Garanti Bankası genel müdürlüğü görevini bırakan 2003 yılında yönetim kurulu üyeliğinden de ayrılan Akın Öngör, okul ve şarapçılık dışında son 2-3 yıldır ses getireceğine inandığı bir kitap için de çalışmış.
Şu sıralar taslağı hazırlanan aralık ayının ikinci haftasında Doğan Kitap’tan çıkacak olan kitap için Akın Öngör, “Kitap benim çok uzun bir süre önce planladığım bir çalışmaydı. Sadece zamanlaması bugüne oldu. 1991 ile 2000’li yıllara kadar olan dönemi anlatıyor. Bizim yaşadıklarımız hatalarımız, tehditler, başarılar her şey var bu kitapta. Geleceğin yöneticilerine, öğrencilere referans olması, yol göstermesi en büyük dileğim. Çünkü kitap gerçek hayattan, bir bankanın ve Türkiye’nin hikayesini anlatıyor. Benim için zamanlama ustası derler. Sürdürülebilir başarı olmalıydı Garanti Bankası’nın başarısı. Başarılı da oldu banka daha da ileriye gitti. Bankacılık yapmanın daha zor olduğu dönemleri anlattım. Kitapta kredi öyküleri var. Devlet ve özel sektöre verilen verilmeyen krediler... Kredi için yapılan tehditleri de isim vermeden anlatıyorum.”

İkinci proje yolda
Kitabın geliriyle ilgili yine gençlere ilişkin özgün bir projesi olduğunu aktaran Akın Öngör, “Şimdi bunun ne olduğunu söylersek doğru olmaz daha sonra zaten projenin ne olduğunu herkes öğrenecek” diye konuştu.

Şarap işini 80 dönüm daha büyütüyor
Akın Öngör, emekli olduktan sonra 2004 yılında Selendi markası ile adım attığı şato şarabı üretimini üç misli büyütüyor. İlk etapta 3, 5, 8 bin şişe ile başlayan üretimin 15, 25 ve 35 bin şişelere kadar gitmesi planlanıyor. Önümüzdeki beş yıl içinde de yeni bağın devreye girmesiyle bu rakam 70 bin şişeye kadar çıkacak. Türkiye’de ilk defa şato şarabı üretimi yaptıklarına dikkat çeken Selendi Şarapları’nın sahibi Akın Öngör, ürünlerini iyi restoranlarda yaklaşık 250 noktaya dağıtılıyor.
Öngör, “17 dönümle başladığım bağcılık şimdi 80 dönümlük ikinci bağın da devreye girmesiyle biraz daha büyüyecek. Şato; yani üzüm aynı yerde yetiştirilip, üretilip şişeleniyor.
Tamamen organik. Üç üzüm çeşidiyle başladığımız şarapçılık yeni Fransız köklerini devreye girmesiyle artacak. Bir de rose sürprizimiz olacak Ama gerçek pembe üzümden yapacağız” diye konuştu.

Çubukçu: Meslek liselerine ilgi arttı
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Manisa’nın Akhisar İlçesi’nde Zeynep Gülin Öngör Kız Teknik Lisesi’nin açılış törenine katıldı. Çubukçu, kız öğrencilerin eğitime kazandırılmasının önemine vurgu yaparak, “Bakanlık olarak elimizden geldiği bu konuda çalışma yürütüyoruz. Haydi Kızlar Okula kampanyası çerçevesinde, ilkokulu bitirip ortaokula gidemeyen kızlarımızı okula kazandırıyoruz. İnanıyorum ki, hayırseverlerimizin desteğiyle Türkiye’de eğitim öğretime katılmayan kızımız kalmayacak” dedi.
Türkiye’de kız çocuklarının, halen önemli bir kısmının anayasal zorunluluk olan ilköğretimin ardından orta öğretime gönderilmediğini ancak hükümet olarak bunu değiştirmek için yoğun bir çabanın içinde olduklarını dile getiren Çubukçu, şöyle devam etti:
“Kız çocuklarının eğitimle kazanılmasında, kız meslek liselerine büyük önem veriyoruz. Bu okullarla ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verecek tarzda, bilimsel ve teknolojik gelişmelere uygun, endüstri ve hizmet sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda teknik elemanlar yetiştirilmesi planlanıyor. Bu amaç doğrultusunda hizmet veren kız teknik ve meslek liselerine, son üç yıldır yoğun bir ilgi var.” 2006-2007 eğitim öğretim yılında 80 bin 660 öğrencinin kayıt yaptırdığı bu okullara, 2008-2009 eğitim öğretim yılında 95 bini aşkın öğrencinin kaydedildiğini anlatan Çubukçu, kız teknik ve meslek liselerinin artan öğrenci talebine göre geliştirilmesinin ve yaygınlaştırılmasının bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
Nimet Çubukçu, kız çocuklarının okullaşma oranının artırılması ve kız teknik ve mesleki liselerinin artırılması çalışmalarına verdiği destekten dolayı hayırsever Akın Öngör ve eşi Zeynep Gülin Öngör’e teşekkür etti. 

‘Ekin, biçin, çocuk da yapın kariyer de’
Törene katılan şarkıcı Nil Karaibrahimgil, açılışta öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Karaibrahimgil, “Bugün burada olmaktan çok mutluyum çünkü babaannem Akhisarlı. Benim de babaannem Akhisarlıydı. Okulu gezerken gözlerim doldu, çok güzel bir okul yapılmış” dedi. Yaptığı kısa konuşmada, kız öğrencilere tavsiyelerde bulunan Karaibrahimgil, “Burada kesin, dikin, ekin, pişirin, biçin, boyayın, çocuk da yapın kariyer de. Tek taşınızı da kendiniz alın” dedi. Karaibrahimgil’in sözleri, kız meslek lisesi öğrencileri tarafından alkışlarla karşılandı. Kızlar Nil ile fotoğraf çektirme yarışına girdiler.