Faiz stand-by'ı bekliyor

Enflasyonda düşüş eğilimi, YTL'nin dolar başta olmak üzere döviz karşısında değerlenmeyi sürdürmesi Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizlerde indirim beklentisini güçlendirirken, indirimin 'güven' ortamını pekiştirecek unsurlara yani stand-by'ın imzasına bağlı olduğu ifade ediliyor.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Enflasyonda düşüş eğilimi, YTL'nin dolar başta olmak üzere döviz karşısında değerlenmeyi sürdürmesi Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizlerde indirim beklentisini güçlendirirken, indirimin 'güven' ortamını pekiştirecek unsurlara yani stand-by'ın imzasına bağlı olduğu ifade ediliyor.
Faiz indiriminin 8 Mart'ta yapılacak Para Politikası Kurulu'nda da tartışılacağı ve kararın buradan çıkacak görüş paralelinde olacağı ifade edilirken, Uluslararası Para Fonu ile yapılacak 3 yıllık stand-by'da yaşanan tıkanıklıklar ya da aşılması yönünde atılan adımlar kararı etkileyecek. Çünkü, Merkez Bankası'nın elinde enflasyonun düşüşünün süreceği yönündeki verilerin, güven ortamının güçlendirilmesi ile desteklenmesine ihtiyacı olduğu vurgulanıyor.
Ekonomi politikalarında kararlılığın sürdürülmesi, popülizme dönük adımların atılmaması beklentileri ileriye doğru kuvvetlendirecek unsurlar olarak sayılıyor.
Yasalar da gecikti
Ocak ayının ikinci yarısında IMF'ye gönderileceği açıklanan niyet mektubu, hâlâ gönderilecek aşamaya getirilemedi. Önkoşullardan biri olan 'gelir idaresi yasa tasarısı' Meclis'e önceki gün gönderilebildi. Tasarının hızla görüşülüp kabul edilmesi gerekiyor. Bankacılık yasa taslağı üzerinde değişiklik ve redaksiyon çalışmaları henüz tamamlanmadı ve Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmadı. Sosyal Güvenlik Reformu Başbakanlığa iki gün önce sevk edilebildi.
Bu sürecin hızlanması ve IMF ile sorun yaratan teşvik yasa tasarısının maliyeti artırmayacak şekilde düzenlenmesi, torba yasa olarak adlandırılan ve mali disiplini bozucu etkisi nedeniyle eleştirilen yasa tasarısından bu unsurların da ayıklanması bekleniyor.
Öte yandan, piyasalarda şubat ayı enflasyonunun açıklanmasından sonra kısa vadeli faizlerde indirim beklentisi artarken, Merkez Bankası'nın aylık bazdaki rakamlardan ziyade yılın tümü için enflasyonu takip edeceği mevcut veri sisteminin ise bunu görmeye elverişli olduğu ve yüzde 8 enflasyon hedefinin yıl sonunda tutturulmasının temel belirleyici olacağı ifade ediliyor. Yani Merkez Bankası şubat ayı enflasyonunu değil, yılın kalan bölümündeki enflasyonun seyrini dikkate alacak.
'Dövize yeni model lazım'
Türk Lirası'nın değerlenmeye devam etmesi de son dönemde, Merkez Bankası'nın yeni tedbirler alması gerektiği tartışmalarına yol açtı. Ancak, kur politikasında ve dövize müdahalede izlenen politikada bir değişiklik yok. Döviz alım ihaleleri sürecek, aşırı oynaklık durumu dışında müdahale olmayacak.
Türkiye'ye döviz girişinin arttığı, döviz alım ihalelerinin kur üzerinde etki yaratmadığı belirtilerek, Merkez Bankası'nın bu konuda yeni model çalışması yapması gerektiği ifade ediliyor. Ancak, güven ortamının güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesiyle cari işlemler açığının daha sağlıklı finansman yolu olan doğrudan yatırımlardaki artışla karşılanabilir hale geleceği savıyla, bu arayışa gerek olmadığı vurgulanıyor.