FED kördüğümü çözülecek

ABD Merkez Bankası'nın tahvil alım miktarı bu hafta belli olacak. Türkiye dahil gelişen piyasalara para akışının geleceği çizilecek.
Haber: SILA ÖZÇELİK - sila.ozcelik@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye dahil tüm gelişen piyasalara giren sıcak parayı bile etkileyen “ ABD ’nin daha ne kadar tahvil satın alacağı” tartışmalarına son nokta bu hafta koyulacak. Piyasalar, “ABD Merkez Bankası’nın (FED) yeni tahvil alımlarını fazla mı fiyatladık?” endişesi ile geçirdikleri geçen haftadan sonra, bu hafta da ABD, İngiltere ve Avustralya’nın faiz kararlarını değerlendirecekler. Faizini değiştirmesi beklenmeyen Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) kararı ise euro dolar paritesine yön verecek. İngiltere beklenenden iyi gelen üçüncü çeyrek büyüme rakamları sonrası kantitatif gevşeme programını 2011’in ilk aylarına kadar genişletmeyebilir.
Bu haftaki İngiltere Merkez Bankası (BoE) toplantısında da yüzde 0.5 düzeyindeki faizde artırım beklenmiyor. Kritik gün ise düşük enflasyon karşısında ‘deflasyon paranoyası’na kapılan FED Para Kurulu’nun (FOMC) yeni tahvil alım programını açıklayacağı çarşamba günü. İçeride ise yine çarşamba günü açıklanacak olan enflasyon datası kilit önem taşıyor. Eylülde gevşek para politikasından çıkış stratejisine resmen başlayan merkez, geçen haftaki enflasyon raporunda faiz artışını açık bir şekilde 2011 sonuna ötelemişti. 

Düzeltme ve ‘çay partisi’
FED’in bu hafta açıklayacağı tahvil alımlarına ilişkin tahminler 250 milyar dolar ile 2 trilyon dolar arasında değişiyor. Ancak, piyasaları geçen hafta boyunca etkileyen bu görüşlerin ağırlığı, alımın 500 milyar dolar ile 1.5 trilyon dolar arasında olacağı öngörüsünde toplanmış durumda.
Alımlar aylık 80 ila 100 milyar dolar ile “kademeli” olarak da gerçekleştirilip zamana yayılabilir. Bu tahminler doğru çıkarsa son bir aydır “2 trilyon dolarlık alımdan bahseden piyasalar ABD’nin yeni gevşeme programını oldukça yukarıdan satın almış olacak. Bu da beraberinde piyasalarda yeni düzeltme hareketleri getirebilir.
ABD’de bu hafta gerçekleşecek olan ara seçimler de piyasaların önünü görebilmesi açısından önem taşıyor. Temsilciler Meclisi’ndeki koltukların bir bölümünün “çay partisi” hareketi tarafından ele geçirilmesi muhtemel. Muhafazakâr çay partisinin olası zaferi, Senato’daki Cumhuriyetçilerin merkezini daha fazla sağa kaydırabilir. Bu da ABD Merkez Bankası’nın bundan sonraki adımlarını önemli ölçüde belirler. Çay partisinin güçlenmesi sonucu FED’in ikinci kantitatif gevşeme planından sonra bir üçüncüsünü gerçekleştirmesi zor olabilir. 

Avustralya trendi belirler
Para politikasını bir yıl önce sıkılaştırmaya başlayan Avustralya’nın salı günü alacağı faiz kararı da ABD merkezli yeniden gevşeme hareketinin büyüyüp büyümeyeceğine işaret edecek. Yüzde 4.5 olan faizin değiştirilmesi beklenmiyor. Geçen hafta İsrail ve Yeni Zelanda da faiz arttırımına gitmedi. Bu ülkeler 2009 sonunda sıkı para politikasına dümen kırmıştı.

Gelişen piyasaya fon akışı azaldı
FED’in uygulamaya koyacağını açıkladığı gevşeme politikası beklentisiyle ekim başında hızlanan gelişmekte olan ülkelere yönelik kaynak akışı, ayın son haftasında yapılacak alımın büyüklüğüne ilişkin tartışmalarla ilk kez yavaşladı. Son haftada, bir önceki haftaya göre gelişen piyasalara kaynak akışı yüzde 41 daraldı. Dünyadaki fon akışlarını izleyen EPFR Global’ın verilerine göre, ekimin üçüncü haftasında 5.8 milyar dolar olan gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışı, son hafta 3.4 milyar dolara kadar geriledi. Hisse senedi fonlarına akan para da 3.76 milyar dolardan 1.67 milyar dolara geriledi. FED’in toplantısından çıkacak açıklama ise en azından belirsizliği azaltacağı için sıcak para akışını yeniden hızlandırabilir.