'Fenerbahçe üçüncü lige dönüp inandırıcılığını göstermeli'

Birçok futbol kulübünün şike iddiaları yüzünden küme düştüğü İtalya'da İnter'e danışmanlık yapan Oliviero Toscani, Fenerbahçe hakkındaki şike iddialarıyla ilgili, "İnandırıcı olmak için ikinci , hatta üçüncü lige düşüp tekrar birinci lige çıkmalı.
Haber: SATFİYE YUVA KİREÇCİ / Arşivi

İSTANBUL - Birçok futbol kulübünün şike iddiaları yüzünden küme düştüğü İtalya'da İnter'e danışmanlık yapan Oliviero Toscani, Fenerbahçe hakkındaki şike iddialarıyla ilgili, "İnandırıcı olmak için ikinci , hatta üçüncü lige düşüp tekrar birinci lige çıkmalı. Bu cesareti göstermeli" dedi.
Toscani, 'Perakende Günleri 2006'da verdiği konferans öncesinde hakkında şike iddiaları olan Fenerbahçe ile ilgili soruları yanıtladı. Takımın baştan başlaması gerektiğini söyleyen Toscani, "Fenerbahçe imajını düzeltmeli. İddialar asılsız olsa bile bunu yapmalı. Çünkü asılsız olmasa bu söylenti çıkmazdı" diye konuştu.
Dâhi iletişimci ve fotoğrafçı olarak bilinen Toscani, bir markanın farklı mağazalarında farklı ortamlarla karşılaşılabileceğini belirterek, "Öyle satış elemanları gördüm ki size kayınvalidenizi bile satabilirler. Öylelerini de gördüm ki hemen mağazadan çıkmak istersiniz" ifadesini kullandı. Oliviero Toscani, geçmişte kendisine Türkiye'den Turizm Bakanlığı tarafından tanıtım amacıyla kampanya yapılması önerisinde bulunulduğunu, ancak çok milliyetçi bulduğu için öneriyi reddettiğini söyledi.
'En büyük zaafınız milliyetçilik'
Önerilen kampanyanın Avrupa için inandırıcı olamayacağını düşündüğünü belirten Toscani, "Türkiye milliyetçiliğinden mi kaybediyor?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Evet, Türkiye'nin en büyük zaafı bu. Ne olduğunuzla gurur duymamalısınız. Dünya çok ilerledi, milliyetçiliğe yer yok. İstanbul'da sokaklarda yürürken Roma veya Paris'te yürüyormuş gibi hissedebiliyorsunuz."
Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu ifade eden Toscani, "Türk olmak büyük avantaj. Diğer ülkelerle aynı olmadığınızı gösterin. Farklılıkları ortaya çıkarın, kendi özelliklerinizi ön plana çıkarın" önerisinde bulundu. Toscani, Gandhi ve Mustafa Kemal Atatürk'ü iyi örnek olarak verebileceğini kaydederek, politikacıların iyi şeyler yaratamadığını savundu. 17 yıl boyunca Benetton için çalışan Toscani, yaptıklarıyla şirketin çok iyi para kazandığını da söyledi.

* * * * * * * * * *
'Türkler yiyecek içeceğe 6, ekmeğe 10 milyar avro harcıyor'
Tansever: Restoran kültürümüz gelişmedi.

Türkiye'de yiyecek içecek sektörünün büyüklüğünün 6 milyar avro olduğunu söyleyen Sunset Grill&Bar'ın sahibi Barış Tansever, "Ekmek pazarının büyüklüğü 10 milyar avroya ulaşıyor . Yani Türkiye'de yemekten daha çok ekmek yeniyor" dedi. Türkiye'de restoran kültürünün çok fazla gelişmemesinin en büyük nedenlerinden birinin içki sektöründeki yüksek vergiler olduğunu da vurgulayan Tansever şöyle devam etti: "New York'un en pahalı 20 lokantasında ortalama 124 dolara içki hariç yemek yiyebilirsiniz. İstanbul'daysa içki içmezseniz aynı kalitede yemeğe 40-45 dolar verirsiniz. Ancak içki içmeye kalkarsanız fiyatlar New York'a yaklaşır."
Kaliteli ürün
Türkiye'ye yılda 21 milyon turist geldiğini ve 18 milyar dolar gelir bıraktığını da ifade eden Tansever, "Bize gelen turist günde sadece 100 avro harcıyor. Oysa ülkesinde her gün bundan daha fazla harcama yapıyor. Kaliteli turist gelsin diyoruz ama kaliteli turist kaliteli ürün ister. Türk kültürünü ihraç etmenin yolu bana göre mutfaktan geçiyor. Türkiye'de kaç aşçımız var" diye konuştu. Sunset'i kurma hikâyesine de değinen Barış Tansever şunları söyledi: "Sunset'i 1994 yılında kurdum. Bana göre iyi bir zamandı. Çünkü ülkede kriz vardı ve benden başka kimse restoran açmamıştı. Türkiye'nin modern anlamda ilk restoranıydık."

* * * * * * * * * *
Uzanların Petrus'u ve Avşar tasarımı tişörtle okullar onarılacak
Hülya Avşar'ın tasarladığı tişörtün geliriyle Ağrı'da tenis kortu yapılacak.

Perakende Günleri 2006 kapsamında 'İMECE' adıyla özel bir açık artırma da düzenlendi. Açık artırmadan toplanan 266 bin YTL ile Bursa'daki Büyükorhan ilçesi Aktaş İlköğretim Okulu ve Erzurum'un Gölçayır İlköğretim Okulu yeniden yapılacak ve onarılacak. Toplam 17 parçanın yer aldığı açık artırmada en büyük ilgiyi Hülya Avşar'ın tasarladığı tişört, ünlü fotoğrafçı Oliviero Toscani'nin kendi imzasını taşıyan fotoğraf ve Sunset Restoranı'nın sahibi Barış Tansever'in TMSF ihalesinden satın aldığı ve açık artırmaya hediye ettiği Uzanlara ait Petrus şarapları gördü. Açık artırmanın en pahalı ürünü ise 51 bin YTL ödenen Abdullah Kiğılı'nın notları oldu.Açık artırmada Hülya Avşar'ın tasarladığı tişörtü 45 bin YTL'ye Eren Holding'den Elif Eren satın aldı. Hülya Avşar, bu tişörtten elde edilen geliri Ağrı'nın Palandöken İlköğretim Okulu'na yaptıracağı tenis kortu için kullanacaklarını belirtti. Petrus markalı şarabı ise YKM'nin sahiplerinden Saruhan Tan 11 bin YTL'ye satın aldı.
Perakende Güneşi Ödülleri de dağıtıldı. 'Yaşam boyu başarı ödülü'nü Abdullah Kiğılı, 'en başarılı profesyonel yönetici' ödülünü Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane aldı.

* * * * * * * * * *
'Ikea daha çok köfte sattı'
İki yıl önce Türkiye pazarına giren İsveçli IKEA'nın Türk mobilya sanayicilerinin satışlarını etkilemediğini söyleyen Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Memduh Boydak, "Çünkü IKEA Türkiye'de mobilyadan daha çok köfte, aksesuvar ve ev dekorasyon ürünleri sattı. Mobilya satışında çok başarılı olamadı. Çünkü Türk insanı da monte sistemi pek tercih etmiyor. Türk tüketiciler daha çok kurulu mobilyanın istediği gibi evine yerleştirilmesini istiyor" dedi.
Yabancı baskısı az
IKEA'nın Türk pazarına katkısı olduğuna da dikkat çeken Boydak, "Büyük bir firma olduğu için Türkiye'de mobilyanın gündeme gelmesini sağlamış, dekorasyonun önemini vurgulamıştır. Yalnız ben Türkiye'ye çok fazla yabancı mobilya markasının geleceğini sanmıyorum. Çünkü mobilya kâr marjı düşük bir sektör. Ayrıca nakliye ücreti de yüksek" açıklamasını yaptı.
Buna karşılık yabancı firmalarla evliliğin mobilya sektöründe de gerçekleşebileceğini dile getiren Boydak, "Yabancı mobilya firmaları zaman zaman Türkiye'yi yokluyor. Tekstil ve gıdaya göre mobilya sektöründe yabancı baskısı çok fazla hissedilmiyor" diye konuştu.

* * * * * * * * * *
'Pazar değil gönül payları konuşulacak'
İbrahim Aybar, çok sık temasın başarısız da yapabileceğini söyledi.

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, otomotiv sektöründe mücadelenin çok çetin olduğunu belirterek, "Artık pazar payı değil, gönül payları oluşacak" dedi. Perakende Günleri'nin 'Satış Noktasında Markayı Yönetmek' oturumunda konuşan Aybar, Türkiye'de otomotiv pazarında son on yılda önemli değişim yaşandığını vurgulayarak, 1995'ten önce Türkiye'de üç otomotiv markası bulunurken, şimdi 43 marka ve 345 çeşit modelin pazarda yer aldığını söyledi. Türkiye'de her 1000 kişiden 89'unun otomobili olduğunu hatırlatan Aybar, sektörde büyük bir potansiyelin olduğuna dikkat çekti. "Süreklilik ve sadakat sağlanması için bumerang tipi ilişki yaratılmalı" diyen Aybar şunları söyledi: "Müşteriyle ürün arasında bağ kurulmalı. Artık pazar payları değil, gönül payları konuşulacak. Takım ruhu da olmadan hiçbir şey olmuyor. Bunlarla güne başlanmasını öneriyorum."