FinansInvest: 2010 kâr realizasyonu yılı olacak

FinansInvest: 2010 kâr realizasyonu yılı olacak
FinansInvest: 2010 kâr realizasyonu yılı olacak

Zafer Onat, ?Yabancı yatırımcı sayısı azaldığı için yabancı aracı kurumların bir bölümü Türkiye?den çıkabilir? dedi.

Borsaların 2009'daki gibi bir yükseliş yaşayamayacağını söyleyen FinansInvest Genel Müdürü Onat, '2010 ilk çeyrek sonunda endeksin şu anki seviyelerden yaklaşık yüzde 10 daha düşük olacağını düşünüyorum' dedi

İSTANBUL - FinansInvest Genel Müdürü Zafer Onat, reel ekonominin gelecek yıl hızlı hareket  etmesinin mümkün olmaması nedeniyle, hisse senedi ve varlık fiyatlarının bir miktar aşağı gideceğini ve 2010 yılının 2009’da satın alınmış beklentilerin realizasyon yılı olacağını söyledi.
Zafer Onat, “2009 yılı tahminlerin ötesinde iyi geçti ve çok istisnai bir yıl oldu. Hükümetlerin  pompaladığı para risk iştahını artırdı. Ancak reel ekonomi, sermaye piyasalarının hızına yetişemiyor. İşsizlik ve büyüme gibi reel ekonomiye dayalı kalemlerde pek bir iyileşme görmüyoruz. 2010 senesi için biraz temkinliyim. Sermaye piyasaları açısından 2010 senesi bu yıl satın alınmış beklentilerin realizasyon senesi olacaktır diye düşünüyorum” dedi.
Banka kârlarının 2010 yılında 2009’a göre bir miktar gerileyebileceğini ve bunun da piyasadaki beklentileri geriye çekeceğini ifade eden Onat, şöyle devam etti: 

Piyasa V’yi tamamlıyor
“Borsada 2009’daki gibi bir yükseliş olmaz. 2010 volatilite açısından yoğun geçmekle birlikte İMKB 100 endeksi dar bir bantta aşağıda 40.000-42.000 yukarıda ise 52.000-54.000 arasında hareket edebilir... Bu noktadan sonra yatırımcılar artık spekülasyon güdüsüyle değil, değerleme tabanlı hareket eder ve yatırım kararlarını ona göre verir diye düşünüyorum.”
Krizin sermaye piyasalarında ‘V harfi’ şeklinde seyrettiğini ve ‘V’nin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Zafer Onat, “Ancak reel ekonomide seyir ‘L harfi’ gibi durdu. Arada bir fark oluştu ve bir türlü birleşmek durumunda. 2010 ilk çeyrek sonunda endeksin şu anki seviyelerden yaklaşık yüzde 10 daha düşük olacağını düşünüyorum” dedi. 

Sürpriz şirket yok
Türkiye’de sermaye piyasalarının yapısı gereği bankacılık ve finansal şirketlerin ön planda olmaya devam edeceğini belirten Onat, “Kârlılık konusunda çok fazla sürpriz yapabilecek bir şirket olduğunu düşünmüyorum. Satın alınma adayı şirketler gündeme gelebilir, bunlar da orta ve küçük ölçekli şirketler olabilir. Bankalar ise kredi bacağında hareketlenme yaratırlarsa kârlılıklarını artırma şansları olabilir. Piyasanın geneli bankacılık hisselerini takip edecek” dedi.
Sermaye piyasaları açısından yurtdışı kaynaklı haberlerin 2010 yılının en büyük riski olduğunu vurgulayan FinansInvest Genel Müdürü Onat şöyle devam etti:
“Türkiye’de ise makro dengelerin biraz daha bozulması bir risk. Enflasyon artmaya başlar Merkez Bankası da buna faiz artırarak karşılık verirse bu piyasalar açısından bir sıkıntı yaratır, ama yurtdışında piyasaları bozucu ciddi bir hareket olmadan Türkiye’ye birşey olacağını zannetmiyorum.” 

Faiz yüzde 11-12’ye çıkar
Onat, enflasyon ve olası riskler nedeniyle faizlerin önümüzdeki sene içerisinde yüzde 11-12’leri görebileceğini söylerken, “Bu gelişme insanları bir miktar faiz enstrümanlarına çekebilir ama faiz genel bir cazibe merkezi olmaktan uzaklaşıyor” diye konuştu. Onat ayrıca, mevcut yapı içerisinde altın fiyatlarının gelecek yıl 1,500 dolar seviyelerini görebileceğini belirtti.
Gelişmekte olan piyasalara bakıldığında Türkiye’nin dezavantajının cari açık olduğuna işaret eden Onat, “Türkiye’nin avantajı ise güçlü bankacılık sektörü... Türkiye yurtdışındaki rakip endekslere göre orta sıralarda işlem görüyor. Tarihsel olarak çok ucuz bir yerde değil, olması gereken değerlerin biraz üzerinde işlem görüyor” dedi. Zafer Onat, halka arzların 2010 yılında artacağını ancak birleşme ve satın alma aktivitesinin önümüzdeki yıl daha çok gündemde olacağını söyledi.
Yerli aracı kurumlarda mutlaka bir konsolidasyon olacağını ifade eden FinansInvest Genel Müdürü Zafer Onat bu konuda şu değerlendirmede bulundu:
“İşlem hacminde yerli yatırımcının payı yüzde 85, yabancı yatırımcı payı ise yüzde 15. Yabancının payı yarı yarıya azaldı” dedi ve ekledi: “Yurtdışından Türkiye’de işlem yapan yabancı yatırımcı sayısının azalması nedeniyle, yabancı aracı kurumların bir bölümü Türkiye’den çıkmayı düşünebilir.” (Reuters)