Fındık üreticisi devletten alacaklı

Devlet, fındıkçıya 260 milyon YTL borçlu. Fiskobirlik kongreye gidiyor


İktidar, 2004'teki don zararından kalan 260 milyon YTL'yi hâlâ fındık üreticisine ödemedi. Hükümetin aradan çıkarmak istediği Fiskobirlik olağanüstü kongre kararı aldı, başkan Salih Erdem aday değil.

ANKARA - 2004'te yaşanan don nedeniyle fındık ağaçları zarar gören çiftçilerin, 322 milyon YTL'nin üzerinde zararının ilgili yasa kapsamında devlet tarafından karşılanması gerekiyordu.
Bu kapsamda çiftçilere şimdiye kadar ancak 50 milyon YTL ödeme yapılırken, geriye kalan bölüm ise hâlâ ödenemedi. Ödemenin 47 milyon YTL'lik bölümü Ordu, Samsun, Giresun ve Trabzon'daki çiftçilere yapılmıştı.
Ödenek yetersiz kaldı
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2004 yılından beri bekleyen 260 milyon YTL dahil, doğal afetlerden zarar gören çiftçilere yapılacak tazminat ödemeleri için, 2007 yılı bütçesine 360 milyon YTL ödenek konulmasını istedi.
İlgili mevzuat uyarınca, doğal afetlerden, tüm varlıkları yüzde 40 ve üzerinde zarar gören çiftçilere, tekrar üretime devam edebilmeleri için devlet tarafından tazminat ödeniyor. Doğal afetten zarar gören çiftçilere tazminat ödenmesine ilişkin mevzuat uyarınca, bakanlık bütçesine bu yıl 46.9 milyon YTL ödenek kondu. Bunun serbest bırakılan bölümü ile çiftçilerin hayvan kayıplarının tamamı ile 2005 yılına kadar bitkisel kayıplarının bedeli ödendi.
Tarımda devlet destekli tarım sigortası bu yıl yürürlüğe girmesine karşın, henüz bu kapsamda kesilen poliçe sayısı fazla değil. Türkiye çapında ve tüm ürünlerde dolu, fırtına, hortum, yangından kaynaklanan tüm zararlar, sigorta kapsamında karşılanabilecek. Don sigortasında kapsama alanı sadece 81 ilçe ile sınırlı olduğu için doludan kaynaklanan zararların, çiftçinin tüm malvarlığının yüzde 40'ının zarar görmesi halinde, yine devlet tarafından karşılanması gerekiyor.
Fındıkta sorun arz fazlası
Fındıkta sorunların büyük bölümü, arz fazlasından kaynaklanıyor. Üretimin yüksek olduğu 'var yıllarında', ortalama 150-200 bin ton arz fazlası ortaya çıkıyor. Fındık alanlarının sınırlandırılarak arzın dengelenmesi amacıyla 1983 yılında çıkarılan 2844 sayılı yasa ve buna bağlı mevzuat uyarınca, Artvin, Bartın, Düzce, Giresun, Kocaeli, Kastamonu, Ordu, Rize, Sakarya, Sinop, Trabzon ve Zonguldak illerinin bazı ilçelerinde 0-750 m. rakım arasında yüzde 6'dan daha yüksek eğimli 3'üncü sınıf ve daha yukarı sınıf arazilerde fındık üretimine izin veriliyor.
İç tüketim 70 bin ton
Terme, Bafra, Düzce ve Sakarya ovaları birinci sınıf tarım arazileri olması nedeniyle fındık üretimine izin verilmemesine rağmen buralarda da fındık yetiştiriliyor. Dünyada yıllık ortalama 500-550 bin ton kabuklu fındık ticareti yapılabiliyor. Türkiye'de ise yıllara göre 400-450 bin ton kabuklu fındık ihraç edilirken, en fazla 70 bin ton fındık iç piyasada tüketiliyor. Fındık tüketimini artırmak amacıyla yürütülen çalışmalarla, tüketimin 100 bin tona çıkarılması hedefleniyor.
Arz fazlası 200 bin ton
Fındıkta fizyoloji ve doğa şartlarından dolayı bir yıl ürün fazla olurken, ertesi yıl düşüyor. Bu yıl 'var yılı' olması nedeniyle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı koordinasyonunda yapılan rekolte tahminlerinde fındık rekoltesi 650 bin ton olarak açıklandı. Söz konusu durum 150-200 bin ton arz fazlalığına yol açacak.
2005 yılı maliyeti kilogramda 2.916 YTL olarak hesaplanan fındığın bu yılki maliyetinin ise 3.5 YTL'nin altında olmadığı kabul ediliyor. Arz fazlası kabul edilen 150-200 bin ton fındığın maliyet fiyatı olan 3.5 YTL'den dahi alınması halinde, 500 milyon-700 milyon YTL kaynak gerekiyor. Ancak, fındık üreticilerinin ürününü hemen piyasaya çıkarmaması ve stok yapmasının sağlanması halinde, söz konusu kaynak ihtiyacı azalacak.