Fiyatlara yıllık ayar yolda

Merkez Bankası, maliyet baskısının azalmaya başladığına ve enflasyonun tekrar düşüş sürecine girdiğine dikkati çekerken, birçok sektörde fiyat ayarlamalarının, kronik enflasyon döneminde olduğu gibi aylık değil artık yıllık veya altı aylık yapılır hale geleceği tahmininde bulundu.

ANKARA - Merkez Bankası, maliyet baskısının azalmaya başladığına ve enflasyonun tekrar düşüş sürecine girdiğine dikkati çekerken, birçok sektörde fiyat ayarlamalarının, kronik enflasyon döneminde olduğu gibi aylık değil artık yıllık veya altı aylık yapılır hale geleceği tahmininde bulundu.
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti imzalı 'Enflasyon ve Görünüm' raporu açıklandı. 'Bu yıl da enflasyon hedefine ulaşılacağı tahmin ediliyor' denilen raporda, yıllık enflasyondaki düşüşün baz etki nedeniyle yılın ilk dört ayında duraklayacağı, ancak mayıstan itibaren tekrar düşüşe geçerek yıl sonunu hedefler dahilinde tamamlayacağının öngörüldüğü kaydedildi.
Merkez Bankası, temkinli tutumunu da sürdürdü. Enflasyonun yeni enflasyon sepeti ile ölçüleceğine işaret edilerek, "Yeni endeksin seyri konusunda bilgi sahibi olmadan, enflasyonun eğilimi konusunda en azından kısa vadede kesin hükme varmak sakıncalı olacaktır" görüşüne yer verildi.
Dışsal şokların her durumda ortaya çıkabileceği, ancak Merkez Bankası'nın geçici olarak algıladığı şoklara karşı tepki vermeyeceği ve vermemesi gerektiği gerçeğinin unutulmaması gerektiği vurgulandı. Bu tür durumlarda, orta vadeli enflasyon tahminlerinin hedeflerle uyumsuzluk göstermesi veya fiyatlama davranışında bir bozulma gözlenmesi durumunda Merkez Bankası gereken tepkiyi vereceği ifade edildi.
2006 yılında uygulamaya geçecek açık enflasyon hedeflemesine geçiş yılı olan 2005 yılında Para Politikası Kurulu'nun bir danışma kurulu olacağı hatırlatılarak, faiz oranlarının ise Para Politikası Kurulu toplantısındaki değerlendirmeler dikkate alınarak Başkanlık tarafından belirlenmeye devam edeceği ifade edildi. Faiz kararlarının Para Politikası Kurulu'nda oylanması uygulamasına ise açık enflasyon hedeflemesine geçişle birlikte başlanacağı duyuruldu. Raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:
Kontrollü büyüme

  • Ekonomik aktivitede yılın ilk yarısında görülen hızlı canlanma, üçüncü çeyrekte yerini daha kontrollü büyümeye bıraktı. Talep tarafından bakıldığında enflasyonist baskıların henüz belirginleşmediği gözleniyor.
    Kısa vadede iç talebin enflasyonist bir baskı yaratacak düzeye gelmeyeceği işaret ediliyor. Ancak 2005 yılının ilk çeyreğinden itibaren artabilecek tüketici güveniyle beraber tüketim eğiliminin tekrar yükselişe geçebileceği de düşünülüyor. 2004 yılının ikinci yarısında yavaşlamaya başlayan yatırım eğiliminin ise 2005'in ilk çeyreğinde tekrar canlanmaya başlaması bekleniyor.
    Ekonomideki genel arz-talep dengesinin 2005 yılında enflasyondaki düşüş sürecine yapacağı katkının geçtiğimiz yıllara kıyasla azalacağının tahmin edilmesine karşın, orta vadede enflasyonda yaşanan düşüş sürecinin devam etmesi yüksek bir olasılıktır.
    Yapısal reformlar
  • Orta vadede enflasyondaki düşüşün devamı, parasal ve mali disiplinin yanı sıra, rekabet ortamını geliştirecek ve verimliliği artıracak yapısal düzenlemelere bağlı olacak. İşte bu nedenledir ki, önümüzdeki dönemde yapısal reformların önemi tekrar tekrar vurgulanacaktır. Gerek üç yıllık programın içerdiği taahhütler, gerekse Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde alınması gereken mesafeler orta vadede yapısal reformlar konusunda önemli adımların atılmasını da beraberinde getirecektir."
    'Enflasyon ocak ayında yükselebilir'
    Önümüzdeki dönemden itibaren birçok sektörde fiyat ayarlamalarının, kronik enflasyon döneminde olduğu gibi aylıktan ziyade, yıllık veya altı aylık olarak yapılacağı tahmin edilmektedir. Bu bağlamda, ocak ayı pek çok sektörde fiyat ayarlamalarının yapılacağı bir döneme denk geldiği için enflasyon mevsimsel olarak yükselebilecek. Baz etkisi nedeniyle yıllık ilk dört ayında duraklayacak ancak mayıstan itibaren tekrar inişe geçecek. Bu durum enflasyonun orta vadeli eğiliminin yükseldiği anlamına gelmeyecektir. Eğitim, sağlık ve gıda gibi sektörlerdeki KDV indirimlerinin 2005 yılındaki fiyat ayarlamaları açısından enflasyona olumlu katkı yapacağı düşünülmektedir. YTL'ye geçişin fiyatlar üzerindeki etkisinin de sınırlı olması beklenmektedir.
    'Maliyet baskıları ortadan kalktı'
  • Özellikle 2004 yılının ilk çeyreğinden sonra ortaya çıkan maliyet baskılarına rağmen, 2004 yılının ikinci yarısında enflasyonun genel eğiliminin belirgin bir şekilde yukarıya çıkmaması, hatta bir yıl sonrasına ilişkin enflasyon bekleyişlerinin istikrarını koruması çarpıcı bir gelişme olarak nitelendirilebilir. Yılın sonlarına doğru söz konusu
    maliyet baskılarının ortadan kalkmasıyla beraber enflasyondaki düşüş süreci tekrar başlamıştır.
  • Hammadde maliyetlerindeki gelişmelerin 2004'e oranla daha olumlu olacağı tahmin ediliyor. Verimlilik artışlarının devamı yapısal reformların sürmesine, özellikle yatırım ve üretimin önündeki engellerin kaldırılması yolunda atılan adımların sürekliliğine bağlıdır. Global likidite koşulları ise her durumda bir risk faktörü olacaktır. Sonuç olarak, birim işgücü maliyetinin enflasyondaki düşüşe katkısının son üç yıldaki kadar yüksek olmayacağı tahmin edilmekle beraber, gerek dövizdeki istikrar, gerekse dünya emtia fiyatlarındaki yükselişin yavaşlaması nedeniyle 2005'te maliyetlerin 2004'e kıyasla daha olumlu olacağı öngörülüyor. Diğer yandan, hizmet fiyat artışının, 2005'te de genel enflasyonun üzerinde kalmakla beraber, kademeli olarak yavaşlama eğilimini devam ettireceği tahmin ediliyor.