G20'nin kur ateşkesi zirveye kadar sürer

G20'nin kur ateşkesi zirveye kadar sürer
G20'nin kur ateşkesi zirveye kadar sürer
Çin'in 2008'de yuanın değerini sabitlemesine dayanan kur savaşında ateşkesin, G20 Zirvesi sonuçlarına göre yön bulması bekleniyor.
Haber: OSMAN ŞENKUL / Arşivi

G20 ülkeleri, kur savaşlarının daha derinleşmesinin önüne geçecek bir dizi taahhütte bulundular. Bu amaçla para birimlerinin değerlerinin düşürülmesinden kaçınma konusunda anlaşan G20 merkez bankası başkanları, 11-12 Kasım’da Seul’de toplanacak liderler zirvesine kadar ortalığı biraz olsun sakinleştirmiş oldular. Merkez bankası başkanları, “Temel ekonomik esasları yansıtan piyasanın belirlediği döviz kuru oranlarını gözeteceğimizi ve rekabetçi devalüasyonlardan kaçınacağımızı taahhüt ediyoruz” gibi bağlayıcı bir kararı imzaladılar. Ancak bu taahhütler, uygulamaya dönük adımlar atılmadığı sürece piyasalar için inandırıcı olmaktan uzak görünüyor. Nitekim, ilk anda hafta sonuna 1.40’ın altında giren dolar/euro paritesi, taahhütlerin açıklanmasından sonraki ilk işlem günü olan dün, 1.41’i aştı.
Gerçekte bu savaşın başlangıcı, küresel krizin koptuğu 2008 yılı son çeyreğine dayanıyor. Beijing, küresel krizin ilk tozlu dumanlı günlerinde, kendi ihracatçılarına yardımcı olmak amacıyla 2008 yılı sonunda para birimi yuanın değerini dolar karşısında sabitledi. O zaman hemen herkes çeşitli önlemler alma telaşında oldukları için Çin’in bu önemli hareketi çok fazla dikkat çekmedi. Dolayısıyla herkesin büyük daralma yaşadığı 2009 yılında, ihracata dayalı Çin ekonomisi yüzde 8.9 gibi çok büyük oranda büyüdü. 

ABD ’nin silahı gevşeme Çin’in bu denli hızlı büyümesi en çok küresel tüketiciler ABD ve İngiltere’de tahribat yarattı. İngiltere, sorunlarını çeşitli önlemler ve yeni vergilerle çözmeye çalışırken, savaşçı ABD, Çin’e ültimatom vermeyi uygun buldu. ABD Maliye Bakanı Timothy Geithner, “Çin’in diğer ticaret ortakları gibi biz de yuanın mevcut durumundan ve değerindeki bu yavaş yükselişten endişe duyuyoruz. Şu an kullanabileceğimiz enstrümanların neler olduğuna bakıyoruz” uyarısını yaptı. Aslında, Çin’i değeri düşük yuan konusunda öteden beri uyaran ABD bir türlü sonuç alamayınca kendi çözümünü de bulmuştu: Kantitatif gevşeme. ABD kendi piyasasını hareketlendirmek ve ekonomisini canlandırmak için tahvil alımları yoluyla piyasaya para pompalayacağını açıkça ilan etti. ABD kasasından para çıkacak beklentisiyle Türkiye , Brezilya, Rusya ve diğer gelişmekte olan piyasalara hücum yaşanınca, bu ülkelerin para birimleri giderek güç kazanmaya başladı. 

ABD manipülasyon yapıyor Gelişmekte olan ülkelerin yanında Avrupa Birliği ( AB ) ülkeleri de bu durumdan mağdur olmaya başladılar. Çünkü, bir ara 1.20’nin dahi altına inen dolar/euro kuru birkaç hafta içinde 1.40 düzeyinin üstüne tırmandı. Almanya Ekonomi Bakanı Rainer Bruederle, bu duruma şiddetle karşı çıktı. Bruederle, G-20 toplantısından sonra yaptığı açıklamada, ABD’nin parasal gevşetme ya da daha fazla likidite yaratma politikasını yanlış bulduğunu söyledi ve “Bana göre, parada aşırı, daimi bir yükseliş, (döviz kuru) oranının dolaylı manipülasyonudur” dedi. 

Seul: Ralli ya da çalkantı Şimdi gözler, bu taahhütlerin hükümet politikasına dönüşmelerinin yolunu açacak G20 Zirvesi’ne çevrildi. Piyasalar, Seul Zirvesi’ne kadar piyasalarda çok büyük çalkantı beklemiyor ancak liderler, bakan ve guvernörlerin oluşturduğu uzlaşma havasını bozacak adım attıkları takdirde piyasalarda çok büyük dalgalanmalar yaşanacağına kesin gözüyle bakılıyor. Asıl beklenti ise Gyeongju’da verilen sözler konusunda bir tereddüt olmadığına ilişkin bir deklarasyon çıkması yolunda. Böyle bir sonucun, ABD’nin gevşeme politikasının da ivmesiyle yıl sonuna kadar özellikle gelişmekte olan piyasalarda ralli havası yaratması bekleniyor.

bigPara.com