scorecardresearch.com

GDO, organik tarıma giremeyecek

GDO, organik tarıma giremeyecek
18/08/2010 15:11
Organik tarım faaliyetlerinde, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeren ürünler kullanılamayacak.

ANKARA - Kısmen veya tamamen genetiği değiştirilmiş organizmalardan (GDO) elde edilen, GDO içeren veya GDO’lardan oluşan gıda, yem, gıda katkı maddesi, bitki koruma ürünleri, gübreler, toprak düzenleyiciler, tohumlar, mikroorganizmalar, hayvan sağlığı için kullanılan ürünler ve hayvanlar, organik tarımda kullanılamayacak.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, AB mevzuatındaki değişikliklere uygun olarak, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliği yeniledi. Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan yönetmeliğin bazı hükümleri bugün yürürlüğe girerken, bazı hükümleri 3 ay sonra, bazı hükümleri de 2 yıl sonra yürürlüğe girecek.

Yönetmelik, ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirliyor. Gıda veya yem olarak kullanılan mayalar da yönetmelik kapsamına alınırken, yönetmelik, her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini, gıda veya yem olarak kullanılan mayalar, orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması, bu ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması, pazarlanması, kontrolü, sertifikalandırılması, denetimi ile cezai hükümlere ilişkin teknik ve idari hususları düzenliyor.

Organik tarımın genel kurallarının yeniden belirlendiği yönetmelik uyarınca, kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilen, GDO içeren veya GDO’lardan oluşan gıda, yem, gıda katkı maddesi, bitki koruma ürünleri, gübreler, toprak düzenleyiciler, tohumlar, mikroorganizmalar, hayvan sağlığı için kullanılan ürünler ve hayvanlar organik tarımda kullanılamayacak. Gıda ve yem olmayan organik dışı ürünleri kullanan müteşebbisler, satıcıdan tedarik edilen ürünün GDO’lardan ya da GDO’lar tarafından üretilmiş ürünlerden üretilmediğini, Satıcı Beyannamesi ile teyit edecek.

Bir çiftliğin bütün bölümlerinin organik üretim için kullanılmadığı yerlerde, müteşebbis organik birimler için kullanılan araziyi, organik birimler tarafından üretilen hayvanları ve ürünleri, organik olmayan birimler için kullanılan ya da bunlar tarafından üretilen ürünlerden ayıracak ve bu ayrımı gösterecek kayıtları düzgün bir şekilde tutacak.

Organik tarımda yenilenemez kaynakların ve çiftlik dışı girdilerin kullanımı minimum düzeyde tutulacak. Bitkisel ve hayvansal orijinli ürünlerin ve atıkların tarımsal faaliyette girdi olarak kullanmak üzere geri dönüştürülmesi sağlanacak. Organik tarımsal üretim ile ilgili kararlarda yerel ve bölgesel ekolojik denge dikkate alınacak.

Organik tarımda fason hizmetler-üretim yaptırılan işletmeler de organik tarım kontrol sistemine dahil edildi. Organik tarıma başlangıçta 12 aylık geçiş sürecinde bulunan hayvanlardan elde edilen ürünlerin reklam ve etiketlerinde, organik tarımı çağrıştıran ifadeler kullanılamayacak.

TOPRAKSIZ ORGANİK TARIM YOK
Organik bitkisel ve hayvansal üretim kurallarının belirlendiği yönetmelik uyarınca, organik tarımda, topraksız tarıma izin verilmeyecek, bitkisel üretimde kimyasal yöntemlerle elde edilmiş azotlu gübreler kullanılamayacak.

Yönetmelikte, organik tarımda, bitkisel koruma ürünü kullanımı, sulama ve hasat kuralları da ayrıntılı olarak düzenleniyor. Organik maya üretimi ve formulasyonunda; gıdaların işlenmesinde kullanılan mikroorganizmalar, enzimler, içme suyu ve tuz (sodyum klorit ve potasyum klorit) kullanılacak.

Organik hayvansal üretim, bakım, besleme şartları ve kesim sürelerinin de belirlendiği yönetmeliğe göre, konvansiyonel olarak yetiştirilmiş aynı tür hayvanlar, organik olarak yetiştirilen hayvanlar ile aynı anda merada olamayacak, organik yem ve konvansiyel yem aynı ünitelerde hazırlanamayacak.

Yönetmelikte, organik arı, su ürünleri, deniz yosunu, çift kabuklu yumuşakçalar üretimi şartları da düzenleniyor.

ORGANİK ÜRÜNLERİN İŞLENMESİ, AMBALAJLANMASI, ETİKETLENMESİ
Organik ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması ve etiketlenmesinde uygulanacak kuralların da belirlendiği yönetmelik uyarınca, ürünün gerçek doğası hakkında yanlış anlamalara yol açmayan işleme metotları ve ekstraksiyon yöntemleri kullanılacak. Organik gıdalar, tercihen biyolojik, mekanik ve fiziksel metotlar kullanarak işlenecek. Organik tarım metoduyla üretilen bitkisel, hayvansal ve su ürünleri ile organik hammadde, yarı mamul veya mamul madde halinde ambalajlanırken organik ürün niteliği bozulmayacak.

Organik ürünün ambalajında, yetkilendirilmiş kuruluşun adı, logosu, kod numarası ve ürün sertifika numarası bulunacak. Ürünün kime ait olduğu ve yönetmeliğe uygun olarak üretildiği belirtilecek. Ürün etiketinde organik kelimesinin kullanılması; ekolojik, biyolojik kelimelerinin kullanımıyla eşdeğer sayılacak.

Yönetmelik hükümlerine göre üretilmeyen ürün etiketinde, yönetmeliğe uygun üretildiği, hazırlandığı, işlendiği, ambalajlandığı, depolandığı ima ve beyan edilemeyecek. Organik olmayan ürünler etiket ve ambalaj tasarımıyla, organik ürün etiket ve ambalaj tasarımını çağrıştıracak nitelikte ve benzerlikte olamayacak. Böyle ürünler için organik tarımsal ürün olarak marka, patent ve tescil alınamayacak. Organik olmayan ürünler için, tüketicide organik ürün izlenimi oluşturacak, haksız rekabete neden olacak, "bio, biyo, eco, eko, org" ön ekleri kullanılamayacak. İthal ürünlerde bu hüküm aranmayacak.

Organik tarımsal ürünler, organik olmayan diğer tarımsal ürünler ve/veya gıda maddelerinden ayrı olarak muhafaza edilecek ve taşınacak. Organik ürünlerin pazarlanmasında, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından stok takibi yapılacak.

Organik ürünler, organik ürün olduğu açıkça belirtilerek satılacak. Organik ürünlerin, konvansiyonel ürün ile karışmaması ve organik niteliğinin korunması, organik ürün satışı yapan müteşebbisin yükümlülüğünde olacak.

CEZAİ YAPTIRIMLAR
Yönetmelikte, organik tarımda kontrol, sertifikasyon sisteminin işleyişine ilişkin esaslar, yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları, müteşebbisin sorumlulukları, denetim uygulamaları ve cezai yaptırımlar, AB mevzuatına göre yeniden düzenlendi.

Kanuna aykırı hareket eden müteşebbislere ve yetkilendirilmiş kuruluşlara verilecek idari para cezaları, il müdürlüğünün teklifi veya bakanlığa yapılan şikayete bağlı olarak veya bakanlığın doğrudan tespiti halinde, bazı yaptırımlar, doğrudan bakanlık, bazı yaptırımlar mahallin mülki amiri tarafından uygulanacak.

Organik Tarım Komitesi’nin çalışma usul ve esasları ile görevleri de yönetmelikte yeniden düzenlendi.

HALEN FAALİYETTE BULUNAN KURULUŞLARA UYUM SÜRESİ
Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten önce, 2005 yılında çıkarılan ve bugünkü yönetmelikle iptal edilen Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmiş olan ürünler, stoklar tükeninceye kadar pazarlanabilecek. Eski yönetmeliğe göre yetkisi devam eden kontrol ve sertifikasyon kuruluşları, 2011 yılının Ocak ayında, bu yönetmelik hükümlerine göre yetki sürelerinin uzatılması için bakanlığa müracaat etmeleri koşulu ile faaliyetlerini sürdürecek. Bu kuruluşlar, müracaat tarihinden itibaren 2 yıl içinde Türk Akreditasyon Kurumu veya Avrupa Akreditasyon Birliği karşılıklı tanıma anlaşmasına göre geçerliliği mevcut uluslararası akreditasyon kurumunca TS EN 45011 veya ISO Rehber 65 standartlarına göre kanun ve yönetmelik kapsamında akredite olduğunu gösterir akreditasyon belgesini bakanlığa ibraz edecek. Belirtilen sürede akreditasyon belgesi ibraz edilmez ise bakanlık bu kuruluşların yetkisini iptal edecek. Eski yönetmeliğe göre bir kuruluş adına yetkilendirilen sertifikerlerin yetkileri, aynı kuruluş adına sertifiker olarak görev yaptığı sürece devam edecek.

Bu yönetmeliğin yayımlandığı tarihten önce çalışma yetkisi askıya alınmış yetkilendirilmiş kuruluşun askıya alınma süresi, bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte sona erecek.

Maya ve maya ürünleri 31 Aralık 2013’e kadar tarımsal kaynaklı içerikler olarak hesap edilecek. Yumurta üretimi için piliçler 18 haftadan büyük olamayacak. Bu durum 31 Aralık 2011’e kadar geçerli olacak.

Organik hayvan yemi üretiminde kullanılacak konvansiyel yem oranları, 2013 sonuna kadar yüzde 5’e düşürülecek.

Yetiştiricilik ve su ürünleri yetiştiriciliğinde organik olmayan yetiştiricilik su ürünleri yavrularının azami yüzdesi 31 Aralık 2011’e kadar yüzde 80, 31 Aralık 2013’e kadar yüzde 50 olacak ve 31 Aralık 2015’te tamamen organik yavru kullanılacak.

Organik olmayan çift kabuklu kuluçkahanelerden gelen döller için de 2015’e kadar geçiş süreci tanındı.

Haşlanmış yumurta kabuklarının boyanmasında, 31 Aralık 2013’e kadar demir oksit ve demir hidroksit kullanılabilecek.

İTHAL ÜRÜNLERİN SERTİFİKALANDIRILMASINDA 2 YIL UYUM SÜRESİ
İthal organik ürünlerin sertifikalandırılmasına ilişkin hükümler 2 yıl sonra uygulanmaya başlanacak. Buna göre, ithal edilen ürünler Organik Tarım Kanunu kapsamında yurtiçinde organik ürün olarak pazarlanacaksa, yeniden sertifikalandırma yapılacak. Yeniden sertifikalandırma yapılırken ürünün, geldiği ülkede kontrol ve sertifikasyon sürecini belgelendiren kuruluşun akreditasyon kapsamı içerisinde kanun yer alır. Bununla birlikte ithal edilecek ürünün üretim, kontrol ve belgelendirme gibi süreçleri kanununa uygun ise yetkilendirilmiş kuruluşça yeniden belgelendirme yapılacak. Yetkilendirilmiş kuruluşun akreditasyon kapsamında kanun bulunmuyorsa, yeniden sertifikalandırma işlemi gerçekleştirilemeyecek.

Yönetmeliğin yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar ve çalışma esaslarına ilişkin hükümleri bugün, diğer hükümleri ise 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Organik tarımda kullanılabilecek girdiler, içerikleri ve kullanım şartları da yönetmelik eki olarak yayımlandı. (aa)

ETİKETLER:

Avrupa Birliği

,

Ankara

,

haber

http://www.radikal.com.tr/101427010142701

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

GDO'suz ne kaldı ki? - DoriMine

Bu organik tarım kandırmacasını bir ziraat mühendisi ve gıda teknikeri olarak ayakta alkışlamamın yanında GDO'lu ürünlerin problem olmaya başladığı yılları çok iyi hatırlıyorum. Tabi benim ülkemde herşey günlük olduğundan unutulup gidiyor. Daha bizde hormon yeni popülerken İstanbul Taksim meydanında canavar domateslerle GDO protesto gösterileri yapan çevreci gruplara deli gözüyle bakılıp yollanılmış ve kimse neyin mücadelesi olduğunu anlayamamıştı. Şimdi sadece yazılı olarak korunan halkım hormon,GDO,zirai ilaç kalıntısı vs. bilgilerin hepsini birbirine karıştırıp harmanlayıp kendince bir savunma geliştirdi. şuan da yediğimiz işlenmiş her gıdada GDO mevcut, hava gibi bir şey nasıl temizleyecekler nasıl sözde organik ürün yetiştirilecek tiyatro oyunu gibi izliyorum. Bizim gibi bilinçli ziraat mühendislerinin en çok korktuğu ve yakındığı konu öncelikli olarak tarımda kullanılan tarım ilaçları kalıntısıdır. Bunu da sözde kontrol altına aldılar ancak gelin görün ki işin uygulama kısmında herşey eski sistem devam ederek üretici kendi kafasına göre ilaç atmaktadır. önce kendinizi sonra da üreticileri ve şu ticari kafalı "bilim adamlarımızı" bir düzenlemelisiniz!!!