'Gece üretip sabah satıyoruz piyasaya mal yetiştiremiyoruz'

'Gece üretip sabah satıyoruz piyasaya mal yetiştiremiyoruz'
'Gece üretip sabah satıyoruz piyasaya mal yetiştiremiyoruz'

Yavuz, kriz öncesi yabancıların Türkiye?ye gelip ?Petkim ne verirse altına fiyattan veririm? diyerek mal sattıklarını söyledi.

Avrupa'nın en yüksek kapasite kullanım oranıyla çalışan petrokimya şirketi olduklarını söyleyen Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, 'Yabancılar piyasadan çekildi. Artık gece üretip sabah satıyoruz. Son üç aydır Petkim olmasaydı Türkiye'nin ihracatı dururdu' dedi

İZMİR - Türkiye’nin petrokimya talebinin yüzde 30’unu karşılayan Petkim’in, son üç aylık dönemde iç piyasadan gelen taleplere yetişmekte zorlandıklarını belirten Genel Müdür Kenan Yavuz, kapasite kullanımının yüzde 99’a kadar ulaştığını, bu rakamla Avrupa’nın en yüksek kapasite kullanımıyla çalışan petrokimya şirketi haline geldiklerini söyledi.
Yavuz, mart ayından bu yana Türkiye ekonomisinde krizin ağır hissedildiği döneme göre daha olumlu bir trendin yaşanmaya başlandığına dikkati çekti. Sürecin her geçen ay daha da iyiye gittiğini, tüm sektörlerin hammadde talebinde yükselmenin görüldüğünü ifade eden Yavuz, ihracatta da olumlu  gelişmelerin olduğunu söyledi.
Reel sektörün kriz öncesi durumuna gelmesi için biraz daha zamana ihtiyaç duyulduğunu ancak Türk sanayisinin Avrupa’ya göre daha dinamik olduğunu dile getiren Yavuz, şöyle konuştu:

Ambarlar bomboş
“Son üç aylık dönemde dünya piyasalarındaki olumsuz gidiş, petrokimya şirketlerinin kârlarının düşmesi ve ithalatın getirdiği riskler nedeniyle iç talep Petkim’e kaydı. Petkim zaten talebin tamamını karşılayamaz durumdaydı. KOBİ’ler krizin yaralarını sarmak için gereken hızlı büyüme ihtiyacının önemli kısmını Petkim’den karşılamaya başladı. Üç aydır piyasaya mal yetiştiremiyoruz.
Gece üretip sabah satıyoruz. Ambarlarımız bomboş. Her gün yüzlerce talep geliyor. Yüzlerce KOBİ, arayıp ’tezgahım kapalı ihracatımı yapamıyorum, ne olur bana mal gönderin’ diyor. Kriz nedeniyle ocak ayı sonu ve şubat başında kapasitemizi büyük oranda kısmıştık. Mart sonrası tekrar yükselişe geçtik. Mayıs ayını yüzde 99, Haziranı yüzde 97 ile geçtik. İlk 6 ay ortalaması yüzde 89 oldu.
Türkiye’deki hareketlilik sayesinde biz bu krizi yendik. Dünyadaki kriz ise devam ediyor. Şu anda belirtilen iyileşmeler de sadece finansal iyileşmedir. Bugün itibarıyla Petkim, Avrupa’nın en yüksek kapasite kullanım oranıyla çalışan petrokimya şirketidir. Avrupa krizi halen şiddetli biçimde yaşıyor. Petkim’in en fazla çalışan şirket olması, Türkiye pazarının ne kadar canlı olduğunu ve Avrupa’ya karşı ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Şirketlerin mali durumlarına da baktığınızda mart ayında biz kâr açıkladık. Avrupa’da kâr açıklayan bir petrokimya şirketi olmadı.”

Yüzde 30 Petkim’in 
Petkim yetkililerinden edinilen bilgiye göre 2008 sonu itibarıyla Petkim Türkiye’nin petrokimya ihtiyacının yüzde 22’sini karşılarken, bugün kriz nedeniyle daralan talebe bağlı olarak ihtiyacın yüzde 30’unu karşılar hale geldi. Petkim yetkilileri, “Tüm dünyada ekonomilerin daralmasına bağlı olarak petrokimya ürünlerine olan talepte azalıyor. Türkiye’de de benzer durum yaşandı ve PETKİM kapasitesini artırmamasına rağmen Türkiye ihtiyacının yüzde 30’unu karşılar duruma geldi” açıklamasında bulundu. 

Yabancılar kaçtı
Yavuz, son aylarda yaşanan bu gelişmenin, Petkim’in stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu savundu.
Yabancı petrokimya şirketlerinin fiyat ve talebin yüksek olduğu dönemde ellerindeki malı satabilmek için Türkiye pazarına dampingli fiyatlarla girmeye çalıştığını, fiyatların düştüğü, karların azaldığı ortamda ise Türkiye pazarından kaçtığını ileri süren Yavuz, krizin başladığı dönemden bu yana gelinen süreçte birçok firmanın üretimine ara verdiğini, bunun Petkim’in piyasanın talebine  yetişememesiyle sonuçlandığını dile getirdi.
Türkiye’nin yerli üretimini artırarak, bu sarmaldan kurtulması gerektiğini dile getiren Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

Petkim ne verirse altına
“Türkiye ne zaman hammadde arzı konusunda sıkışsa Petkim mal yetiştiremez duruma geliyor. Geçen yıl ağustos ve eylül aylarında ambarlarımız ürün doluydu, satamıyorduk. Dünyada olağanüstü talep daralması vardı. Herkes Türkiye’ye dampingli ürünle girmeye çalıştı. Fiyat sorulunca ‘Petkim ne verirse, altına’ deniyordu. Yılbaşıyla birlikte dünyada bir çok fabrika kar marjı yeterli gelmediği için üretimine ara verdi. Kimi kapattı, kimi Uzakdoğu’ya yöneldi. Ama bu süreç de geçicidir. Belki ağustos veya eylülde yine geçen yıl yaşanan süreci yaşayabiliriz.
Bu, Türkiye için doğru bir şey değil. Türkiye kimsenin oyuncağı olmamalı. Canının istediği zaman getireceksin malı satacaksın, canının istemediği zaman çekip gideceksin. ’Fabrikam kapalı kusura bakma’ diyeceksin. Son üç aydır Petkim olmasaydı Türkiye’nin ihracatı dururdu. Tüm sektörlerde çok büyük problemler yaşanırdı. Petkim’in stratejik önemi ve yatırımlarının desteklenmesi gerekliliği bir kez daha ispatlanmış oldu.”

1.50’nin üzeri kur zorlar
Yavuz, son günlerde TL’nin değerinin yükselmesinin ekonomi için büyük bir tehdit olduğunu savundu. Doların 1.50 TL’nin üzerinde tutulmasının ekonomi için zorunlu olduğunu ileri süren Yavuz, ihracatın henüz nefes almaya başladığı bir dönemde TL’nin değerlenmesinin yanlış olduğunu savundu.
Yavuz, dövizin düşürülmesi konusunda ithalat ve faiz lobisinin gayretli bir çalışma içinde olduğunu da öne sürdü. (aa)

50’yi aşkın ürün üretiyor
Petkim Petrokimya A.Ş. 3 Nisan 1965 tarihinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) öncülüğünde kuruldu. Petkim, Kocaeli’deki Yarımca Kompleksi’nde 1970 yılında, önce 5 fabrikayı işletmeye açtı. Daha sonra diğer fabrikalar bunu takip etti. Petkim’in ikinci kompleksi, en ileri teknolojiler ve optimum kapasitelere sahip olarak 1985 yılında İzmir Aliağa’da işletmeye açıldı.
Petkim Petrokimya Holding A.Ş’nin sermayesindeki, yüzde 51 oranındaki kamu hissesi; ‘blok satış’ yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihale süreci sonucunda, 30 Mayıs 2008 tarihinde 2 milyar 40 milyon dolar bedelle SOCAR&Turcas Petrokimya A.Ş’ye geçti.
50’yi aşan petrokimyasal ürün yelpazesiyle Türkiye sanayinin vazgeçilmez bir hammadde üreticisi durumunda olan Petkim’in ürettiği petrokimyasal ürünler; inşaat, tarım, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj, tekstil sektörlerinin önemli girdileri arasında bulunuyor. Petkim, ayrıca, ilaç, boya, deterjan, kozmetik gibi birçok sanayi için girdi üretiyor. Kuruluş yılda 3,2 milyon ton brüt üretim gerçekleştiriyor.