Geldof: Türkiye vatandaşına iyi bir hayat yaratabilmek için marka olmalı

Müzisyen ve aktivist Bob Geldof, Türkiye'nin doğru adımlar attığını, daha büyük ekonomilerle bütünleşmesi gerektiğini belirterek, "Bunun yolu marka oluşturmak.
Haber: SATFİYE YUVA KİREÇCİ / Arşivi

İSTANBUL - Müzisyen ve aktivist Bob Geldof, Türkiye'nin doğru adımlar attığını, daha büyük ekonomilerle bütünleşmesi gerektiğini belirterek, "Bunun yolu marka oluşturmak. Türkiye, vatandaşına daha iyi hayat sunabilmesi için bunu yapmalı" dedi.
7. Marka Konferansı'na katılan Geldof şöyle konuştu: "Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz. İstemiyorum ama marka oldum. Marka nasıl yaratılır bilmiyorum ama bu nedenle iş bulabiliyorsunuz." Markalaşma hikâyesini anlatan ve gerçek adının Robert olduğunu söyleyen Bob Geldof, küçük yaşından itibaren sosyal konulara ilgi duyduğunu anlattı. Geldof, 13 yaşından itibaren ırkçılığa karşı olduğunu, 15 yaşında evsizlerle ilgilendiğini, mezbahadan tuvalete kadar pek çok yerde çalıştığını aktararak, şöyle devam etti:
"Rock grubu Boom Town Rats'i kurduktan sonra arkadaşlarım bana Bob demeye başladı. Böylece Robert ismi hiç kullanılmadı. Afrika'da 30 milyon kişi açlıkla karşı karşıyaydı. Bir şeyleri duyup harekete geçmiyorsanız, o suça ortak olursunuz. Bu nedenle 'Live Aid'i başlattık. G8 gündemine geldi. 200 milyon dolar toplandı. Bob, marka olarak rock'n roll tarafından yaratıldı. Kendinizi bir şeye adarsanız başarılı olursunuz. Denemeden bilemezsiniz. Türkiye, 21. yüzyılda dünyanın en önemli ülkelerinden olacak. Yıllık yüzde 7.6 büyüme hızınız, 70 milyonluk genç bir nüfusunuz var. Ama önemli bir ülke olabilmek için için yoksullarınızı da ileri taşımalısınız. Siz iş dünyasındakilerin yaptıkları hayatı tanımlamıyor ama işinizi, kendinizi, yeteneklerinizi bir araya getirerek belirli amaçlar için kullanırsanız güçlü olabilirsiniz. Siyasi ve ekonomik yapıyı değiştirebilirsiniz. İşte bu markanın gerçek gücü olan ama bir eylem yaratan bir şey."
İstanbul Modern'e ödül
Bu arada, her yıl farklı bir marka temasına verilen 'Marka Ödülü'nü, Marka 2006 kapsamında, 'Sanata enerji ve değer katan marka' başlığıyla İstanbul Modern ile müzenin yönetim kurulu başkanı Oya Eczacıbaşı aldı.



'Cumhurbaşkanlığı tavaya girmedi'
Marka Konferansı'na katılan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın siyasi danışmanı ve milletvekili Ömer Çelik gazeteci Mehmet Ali Birand'ın, "Başbakan Köşk'e zıplayacak mı, yoksa AB mücadelesinin arkasında mı olacak?' sorusunu, "Bizim meseleleri pişirme tarzımız vardır. Cumhurbaşkanlığı meselesi henüz tavaya girmedi" diye yanıtladı. Çelik, "Partimizden kim cumhurbaşkanı olursa olsun, iktidarda olduğumuz sürece AB konusundaki çizgimiz devam edecek" dedi.
Çelik, konferansta, 'Türkiye Markası Nasıl Algılanıyor? Nasıl Yönetiliyor?' başlıklı konuşmasında kamplaşmanın Türkiye'nin siyasi genetiği haline geldiğini belirterek, "Her tartışmada taraflara ayrılıyoruz. Örneğin AB konusunda, AB karşıtları ve yandaşları olarak ikiye bölünüyoruz. Nobel konusunda da öyle oldu. Bu ödülün bile tadını çıkaramıyoruz. Bir siyasetçimiz 'Orhan Pamuk, Nobel aldı. Bu güzel ancak onu eğitmemiz gerekir' dedi. Bu çok trajik bir laf. Benim bildiğim siyaset edebiyatı değil, edebiyat siyaseti eğitir. Devlet için sanat düşüncesi tek Stalin'de vardı" diye konuştu. Siyasi kamplaşmanın Türklerin kültüründe olduğunu söyleyen Çelik, her Türk devletinin başka bir Türk devleti tarafından yıkıldığını, her tartışmada kutuplaşmalara ayrıldığımızı ve bunun da gücümüzü tükettiğini kaydetti.