Gelecek vaat eden 10 ekonomist

Türkiye'de 'iktisatçı' denilen meslek grubunun ülkenin kaderi üzerinde etkili olabileceği, ancak 1980'li yıllarda anlaşıldı. Daha önceleri ülkeyi yönetenler hep asker, bürokrat, mühendis, tüccar ve...
Haber: ÖZER TURAN / Arşivi

Türkiye'de 'iktisatçı' denilen meslek grubunun ülkenin kaderi üzerinde etkili olabileceği, ancak 1980'li yıllarda anlaşıldı. Daha önceleri ülkeyi yönetenler hep asker, bürokrat, mühendis, tüccar ve büyük çiftçi arasından çıkarken, Turgut Özal'ın 24 Ocak 1980 kararları sonrası devlet geleneğindeki kavramları popüler iktisat diline tercüme ederek konuşması iktisatçıların ülkenin kaderi üzerindeki önemini kavramamıza yol açtı. O dönemden sonra Türkiye ekonomisinin son yıllara kadar bir türlü kıramadığı büyüme ve kriz sarmalı nedeniyle gündemimizde her zaman iktisatçılar yer aldı. 2001 krizinden sonra ise iktisatçılar ülke gündeminin merkezine yerleşti.
17 Ağustos depremi sonrası deprem bilimiyle ilgili bilgileri işin uzmanlarından almayı tercih ettiğimiz gibi, kriz sırasında ve sonrasında kamuoyu, siyasetçilerden çok işinin uzmanı iktisatçıların görüşlerine önem verdi. O dönemde, iktisadın çeşitli kavramlarının günlük yaşamımıza ne tür etkileri olduğunu, iktisatçılardan öğrendik.
Asaf Savaş Akat, Deniz Gökçe, Mahfi Eğilmez, Taner Berksoy, Ege Cansen gibi iktisatçılar televizyon programlarıyla ve gazete yazılarıyla krizde 'Ne oluyoruz, nereye gidiyoruz' sorularına yanıt oluşturmamızda yardımcı oldu.
Türk iktisatçıların başarı geleneği o kadar da yeni değil aslında. Dünya Bankası başkan yardımcılığı yapan Atilla Karaosmanoğlu, uzun yıllar Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü (UNCTAD) başekonomisti olarak görev yapan Yılmaz Akyüz, önce Dünya Bankası'nda görev yapan şimdi de Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) başına geçen Kemal Derviş, Massachussetts Teknoloji Enstitüsü profesörlerinden Daron Acemoğlu gibi bir dizi isim Türk iktisatçıların başarı geleneğini yurtdışında temsil etti ve etmeye devam ediyor.
Yurtiçinde ise uzun yıllardır Asaf Savaş Akat, Deniz Gökçe, Taner Berksoy gibi önde gelen iktisatçılar gençleri modern iktisat biliminin gereklerine uygun olarak yetiştiriyorlar. Henüz 30'lu yaşlarının başında bulunan, ama kısacık akademik kariyerlerinde bir dizi başarıya imza atan genç iktisatçılar, önümüzdeki yıllarda yukarıda sözünü ettiğimiz geleneği sürdürmeye aday görünüyorlar. Geleceğin Akat'ları, Derviş'leri ve Karaosmanoğlu'ları modern iktisat biliminin en önemli eğitim kurumlarında, uluslararası kuruluşlarda adım adım geleceğe hazırlanıyor. Çok önemli konferans ve seminerlerde sunumlar yapıyor ve hazırladıkları projelerle yoğun ilgi görüyorlar. İşte yerel ve uluslararası arenada dikkat çeken 10 genç iktisatçı...
Bilimsel yetkinliği ile ödül kazandı
Sabancı Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Kıbrıs
Yurtdışında eğitim görmenin akademik kariyer açısından büyük avantaj sağladığını söyleyen Özgür Kıbrıs, özellikle Amerika'daki üniversitelerde her şeyden önce yöntem sorunu olmadığını ifade ediyor. Bilkent'te lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bilkent ve Rochester Üniversitesi'nde yüksek lisans, ardından da yine Rochester'da doktora yapan Kıbrıs, mikroiktisat alanında uzman. İlgilendiği konularsa oyun ve pazarlık teorileri. Kıbrıs, Türkiye'de tasarım ekonomisiyle ilgilenen birkaç ekonomistten biri. Journal of Economic Theory, Games and Economic Behavior, Economic Theory, International Journal of Game Theory, Mathematical Social Sciences, Social Choice and Welfare, Review of Economic Design gibi uluslararası yayınlarda özellikle oyun teorisi ve iktisadi tasarımla ilgili makaleleri yayımlanan Kıbrıs'ın bir dizi araştırması da var. Kıbrıs'ın konuşmacı olduğu ya da sunum yaptığı konferanslar da bir hayli fazla. Örneğin, SINGI ve LGS4 konferanslarında pazarlık teorisiyle ilgili çalışmalarını sundu. 2. Dünya Oyun Teorisi Kongresi'nde ve 3. Uluslararası İktisadi Tasarım Toplantısı'na katıldı. Kıbrıs'a 2003'te Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından Teşvik Ödülü verildi. Kıbrıs'a ödül verilmesinin nedenleri, 'İktisat kuramı alanında problemleri ortaya koyuşta ve ele alışta göstermiş olduğu bilimsel yetkinliği ve alanında çalışmalarının, hem uluslararası hem de ulusal düzlemde önem bakımından gelişmişliği, bilime gelecekte de evrensel düzeyde katkılarda bulunabilecek potansiyele sahip olması' şeklinde ifade ediliyor.
Çalışması günlük hayata yansıd
Koç Üniversitesi Yrd. Doç. Utku Ünver
Doç. Dr. Tayfun Sönmez'le birlikte böbrek takası projesinde çalışan Ünver de iktisadi tasarımın yetkin isimlerden. Bilkent Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde aldığı lisans eğitiminden sonra yine Bilkent Ekonomi Bölümü'nde yüksek lisans yaptı. Doktorasını ABD'deki Pittsburgh Üniversitesi'nde ekonomi alanında gerçekleştirdi. Mikroiktisat alanında uzmanlaşan Ünver, daha çok uygulamalı mekanizma tasarımı ve iktisadi tasarımla ilgileniyor. Çalışmalarının günlük hayatta yansımalarını görebildiklerini ifade eden Ünver, örnek olarak ABD'de kullanılmaya başlanan böbrek takası projesini veriyor.
Ünver, Tayfun Sönmez ve Harvard Üniversitesi'nden Alvin Roth ile birlikte hazırladıkları bu projenin Türkiye'de de kullanılabilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirtiyor. Bunların dışında Ünver'in iktisat kuramı, deneysel ve sayısal iktisat ve oyunlar kuramı üzerine çok sayıda makalesi var. Türkiye Bilimler Akademisi'nce 2004'te 'Sosyal Bilimler Teşvik Ödülü' ve 2005-2008 yılları için 'Seçkin Genç Bilimci Ödülü' alan Ünver'e Amerikan Ulusal Bilim Vakfı da destek veriyor.
Sağlık iktisadının analizinde uzman
Boğaçizi Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Burçay Erus
2005'te Northwestern Üniversitesi'nde ekonomi doktorasını tamamlayan Erus lisans eğitimini Bilkent'te yaptı. Gerek sağlık sektörü gerekse de kar amacı gütmeyen kuruluşların davranışlarının, ekonomik teorinin açıklamaya çalıştığı konular arasında olduğunu belirten Erus, çalışmalarını uygulamalı mikroekonomi alanında yapıyor. Erus, çalışmalarını ABD sağlık sektörü üzerine yoğunlaştırıyor. Northwestern'den Prof. Burton Weisbrod ile vakıf hastaneleri ve kâr amaçlı hastanelerin ücret sistemlerini karşılaştıran makaleleri konuyla ilgili bir kitapta yayınlandı. ABD'de doktorların kendilerine karşı açılan davalardan korunmak için yaptırdığı sigortaların bedellerinin çalışma yerlerine etkisini ele aldığı bir makalesi de var. Yurtdışında yüksek lisansın fayda ve zararlarının kişinin ne alanda yoğunlaşmak istediğine bağlı olarak değiştiğini söyleyen Erus, yurtdışının gerek finansal gerekse de akademik açıdan daha çok kaynağa ulaşmak demek olduğunu ifade ediyor.
Yatırımcı davranışlarını anlatacak
İzmir Ekonomi Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Baklacı
Hasan Baklacı'nın genel ilgi alanı uluslararası finans, ekonomi ve özellikle gelişmekte olan ülke finansal piyasaları üzerine. Baklacı, ekim ayında Chicago'da yapılacak FMA konferansında borsalardaki yatırımcı davranışı ile ilgili bir sunum yapacak.
Doktora eğitimine Dokuz Eylül Üniversitesi'nde başlayan Hasan Baklacı, daha sonra beklentilerini karşılamayacağını düşünerek Teksas Üniversitesi'ne gidiyor. Dolayısıyla yurtiçi ve yurtdışı doktora programlarını değerlendirebiliyor. Baklacı, yurtdışında akademik programların uzmanlık ve ilgi alanına göre spesifik olarak şekillendirilmesi imkânı olduğunu vurguluyor. "Ülkemizdeki çoğu işletme doktorası programında, ders aşamasında adayın uzmanlık alanı dışında da çok ders veriliyor. Bu durum da adayın akademik kariyerinin en önemli aşaması olan doktora aşamasında kendi alanında uzmanlık kazanabilmesini zorlaştırıyor." Baklacı dışarıdaki doktora programlarındaki sistemi ise, "Yurtdışında ise dersler 'major (asıl anadal)', 'minor (yan anadal) ve 'research (araştıma dalı)' olmak üzere üç sınıfta toplanıyor. 'Major' asıl uzmanlık alanınızdaki dersleri kapsarken, 'minor' ve 'research' alanlar, 'major'ü hem teorik hem de amprik olarak destekleyen derslerden oluşuyor" sözleriyle anlatıyor.
Yeni akımın temsilcisi
Bilkent Üniversitesi Doç. Dr. Bilin Neyaptı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Maryland Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamlayan Doç. Dr. Bilin Neyaptı doktorasını da yine aynı üniversitede yaptı. Makroekonomik (mali ve parasal) kurumlar ve bu kurumların faaliyetleriyle makroekonomik olgular arasındaki bağlantılar konusundaki çalışmalarıyla tanınıyor. İktisat dünyasında yeni bir akımın parçası olan bu çalışmalar, özellikle az gelişmiş ülkelerde neoklasik iktisadi uygulamaların istenilen ya da beklenen sonuçlara ulaşmasında çıkmaza girdiği noktalarda aydınlatıcı oluyorlar. Bilin Neyaptı mali desantralizasyon, işçi gelirleri gibi ancak son yıllarda önemi anlaşılmış konularda da literatüre katkılarda bulundu. Emerging Markets Finance and Trade, Economic Inquiry, Economics Letters, Journal of Monetary Economics, World Bank Economic Review gibi birçok yayında makaleleri yayımlanan Doçent Dr. Bilin Neyaptı'nın 'Afrika'da Büyüme ve Çelişki' (Conflict and Growth in Africa) isimli kitabı da OECD Kalkınma Merkezi tarafından yayımlandı.
Economectric Society'e en genç seçilen üye
Koç Üniversitesi Doç. Dr. Tayfun Sönmez
Son yıllarda dünyada ve Türkiye'de yaygınlaşan iktisadi tasarımın Türkiye'deki en önemli ismi Koç Üniversitesi'nden Doç. Dr. Tayfun Sönmez. Bilkent Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü bitirdikten sonra Rochester Üniversitesi'nde ekonomi doktorasını tamamlayan Sönmez bir süre Michigan Üniversitesi'nde Yardımcı Doçent olarak çalıştı. Uzmanlık alanları mikroekonomik teori ve oyun teorisi. Son yıllarda öğrenci yerleşim sistemleri ve hasta ile hasta yakınları arasında böbrek takası sistemleri kurulması üzerine birçok çalışmaya imza attı.
Harvard Üniversitesi'nden Alvin Roth ve Koç Üniversitesi'nden Utku Ünver ile birlikte hazırladıkları böbrek takası konulu çalışmalar üzerine ABD'nin New England bölgesinde merkezi böbrek takası sistemi kuruldu. Sönmez'in öğrenci yerleşimi üzerinde yaptığı çalışması da uygulama alanı buldu. Boston şehri ilk ve orta dereceli kamu okullarına merkezi yerleştirmeyi bu çalışma doğrultusunda değiştirmeye karar verdi. Bu iki konudaki çalışmaları Wall Street Journal ve Boston Globe gibi gazetelere haber oldu. American Economic Review, Quarterly Journal of Economics, Econometrica, Journal of Economic Theory gibi önemli dergilerde yayımlanmış ve şu anda Harvard, Stanford, Chicago, Northwestern, Pennsylvania, Caltech, New York, Rochester, Michigan gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinin doktora derslerinde okutulan 25 kadar akademik yayını var.
2005'te Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Bilim Ödülünü alan Sönmez bugüne kadar 15 ödül kazandı. Bunlardan en önemlisi 2003'te Econometric Society'ye asli üye olması. Sönmez, Türkiye ve çevre ülkelerden Econometric Society'ye seçilen ilk üye olmanın ötesinde topluluğa seçilen en genç üye. Türkiye'de iktisat eğitiminin, diğer birçok dallarda olduğu gibi, ezbere dayalı, tek yönlü ve mekanik olduğunu söyleyen Sönmez, tartışmaya dayalı olmadığı için bilimsel üretimin yetersiz kaldığı eleştirilerine de katılıyor.
Prof. Boratav'a sıkı takip
Hacettepe Üniversitesi Doç. Dr. Hakan Mıhçı
ODTÜ Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra lisansüstü eğitimini Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü'nde tamamlayan Hakan Mıhçı, Jean Monnet bursuyla bilimsel araştırma yapmak için İngiltere'nin Sussex Üniversitesi'ne gitti. Mıhçı'ya göre yurtdışı eğitimi akademik kariyer için olmazsa olmaz bir koşul değil. Ancak farklı bilimsel yaklaşımları, farklı kültürleri ve yaşam biçimlerini gözlemleyebilmek için yurtdışında bir süre geçirmek yararlı olabilir. İktisadi kalkınma ve büyüme, iktisat tarihi ve çevre ekonomisi gibi hâkim iktisat görüşünün fazla ilgilenmediği alanlarda yoğunlaşan Mıhçı, bunun bilinçli bir tercih olduğunu ifade ediyor. "Çalışma konuları elverdiği ölçüde, yeni liberal paradigmayı sorgulayıcı tarzda sorunları ele almaya çalışırım. Ayrıca, hâkim iktisadın ampirisizme fazla prim veren yaklaşımına da mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışırım" değerlendirmesini yapıyor. Prof. Dr. Korkut Boratav'ın çalışmalarını ilgiyle takip ettiğini söyleyen Hakan Mıhçı, Türkiye'deki iktisat eğitiminin Batı'dakinin gecikmeli bir tekrarı olduğunu ve zaman zaman da kötü bir biçimde kopya edildiğini söylüyor. Alternatif yaklaşımların dünyanın genelinde ortadan kalkma eğiliminde olduğunu da sözlerine ekleyen Hakan Mıhçı, "Farklı ekol ve yöntemlerini tartışmalı bir zihniyetle öğrencilerine sunan kurumların sayısı bütün dünyada elle sayılacak kadar azaldı" diyor.
IMF'den sonraki durağı: Türkiye
Bilkent Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Selin Sayek
Selin Sayek, ODTÜ İktisat Bölümü'nden birincilikle mezun olduktan sonra Duke Üniversitesi'nde yüksek lisans ve doktora yaptı. Bu sırada Dünya Bankası'nda üç yıl staj yaparak Güney Afrika ile Orta ve Doğu Avrupa ülkeleriyle ilgili projelerde çalıştı. 1999'da Boston'da Bentley College'da iktisat bölümünde yardımcı doçent olarak göreve başlayan Sayek, bu şehrin yoğun akademik ortamının çok faydasını gördüğünü ifade ediyor. 2001'de IMF'nin Washington ofisinde ekonomist olarak göreve başlayan Sayek, Afrika Bölümü'nün Uganda Masası'nda iki yıl çalıştıktan sonra Türkiye'ye ve akademik dünyaya dönmeye karar veriyor. Sayek, ABD'deki eğitimin avantajlarını "Ölçek sebebiyle farklı görüşleri duyabilme ihtimalinin, öncü bilimcilerle bir arada olma ve onlardan öğrenme şansının daha yüksek olduğu bir gerçek" sözleriyle ifade ediyor. Journal of International Economics, Applied Economics, The American Statistician, Journal of Business Strategies, Eastern European Economics, Southern Economic Journal gibi yayınlarda yayımlanan birçok makalesinin yanı sıra IMF için hazırladığı raporlarla da dikkat çeken Sayek, yurtdışında ve yurtiçinde bir çok konferansta da yer aldı.
ABD'ye bakanlık bursuyla gitti
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Dr. Murat Kırdar
Lisans derecesini ABD'nin Michigan Üniversitesi'nde çift anadal olarak matematik ve iktisat olarak alan Murat Kırdar, daha sonra Pennyslvania Üniversitesi'nde iktisat doktorasını tamamladı. ABD'deki lisans eğitiminin güzel yanının program açısından çok esnek olması olduğunu söyleyen Kırdar, ilk iki sene istediği dersleri alarak, beceri ve tercihlerinin hangi dala daha yatkın olduğunu görebilme fırsatı yakaladığını ifade ediyor. Örneğin kendisinin Milli Eğitim Bakanlığı bursu alarak ABD'ye gitmemesi durumunda, yüksek puanla öğrenci aldığı için Boğaziçi Üniversitesi'nde endüstri mühendisliği eğitimi almayı düşündüğünü belirtiyor. Kırdar, ABD'de doktora eğitiminin sağladığı en önemli akademik fırsat olarak dünyanın en iyi akademisyenlerinin tez hocası olmasını ve onların bilimsel yaklaşımlarını, düşünüş şekillerini, teknik yaklaşımlarını öğrenebilmeyi gösteriyor.
Tüm zamanları araştırmaya ayrılıyor
Dikkat çeken iktisatçılardan bir başkası yine Sabancı Üniversitesi'nden Fırat İnceoğlu. Boğaziçi Üniversitesi'ni bitiren İnceoğlu daha sonra Boston Üniversitesi'nde yüksek lisans ve doktora yaptı. Endüstriyel organizasyon ve ekonometri alanlarında uzmanlaşan Fırat İnceoğlu, yurtdışında eğitim görmenin en önemli avantajının sürekli gelişen iktisat alanında güncel gelişmelere dayanan en son bilgilere kolaylıkla ulaşabilme olduğunu belirtiyor. İnceoğlu, bu sayede belki de iki yıl sonra yayımlanacak bir makaleyi ya da bir çalışmayı en başından izleyebildiklerini söylüyor. Aynı okulda görev yapan Fırat İnceoğlu ve Özgür Kıbrıs, zamanlarının büyük bir kısmını akademik araştırmalara ayırdıklarını söylüyorlar. Haftada sadece altı saat ders verdiklerini söylen İnceoğlu ve Kıbrıs, günlerinin geri kalanında kendilerini tamamen araştırmalara odakladıklarını vurguluyorlar.