Gelir İdaresi reformunda uzlaşma noktası bulundu

Gelir İdaresi'nin etkin ve verimli hale getirilmesini öngören yasa tasarısı taslağı yap-boza dönüşürken, hazırlanan son taslak tartışmaları bitirmedi ama uzlaşma zemini yarattı.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Gelir İdaresi'nin etkin ve verimli hale getirilmesini öngören yasa tasarısı taslağı yap-boza dönüşürken, hazırlanan son taslak tartışmaları bitirmedi ama uzlaşma zemini yarattı. Denetimde birlik sağlanamadı, ancak koordinasyon görevi idareye verildi. Genel müdürlük, 'eskisinden iyi' bulunan taslağın ihtiyacı karşılayacağı görüşünde, ancak işlevsiz kalacak çok sayıda kurul oluşturulmasına soğuk bakıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) desteğinde sürdürülen üç yıllık stand-by kapsamında istenilen yapısal reformlar arasında yer alan ve sürekli ertelenen Gelir İdaresi'nin yeniden yapılandırılması yasa tasarısı, ikinci üç yıllık standby'ın da önkoşulları arasında yer aldı.
IMF memnun olmadı
Bir yıldır süren hazırlıktan sonra Başbakanlık'ta son şekli verilerek imzaya açılan taslak, mükellef (TOBB, TÜSİAD), Gelir İdaresi (Gelirler Genel Müdürlüğü), denetim kurumları (Gelirler Kont-rolörleri) ve IMF'yi memnun etmedi.
Bunun üzerine, TÜSİAD'ın da desteğiyle Vergi Konseyi tarafından hazırlanarak Başbakanlığa gönderilen son taslak, 'eskisine göre daha iyi' olarak değerlendiriliyor. Gelirler Kontrolörleri ise yeni durumdan da hoşnut kalmadı. Onlar, 'başkanlık' adı altında örgütlenme ve vergi politikaları için öneriler belirlemek üzere oluşturulan 'kurul'larda görev almak istiyorlardı. Hazırlanan taslakta ise, bu talepleri karşılanmadı. Gelirler Genel Müdürlüğü yetkilileri, son taslağın, oluşturulması öngörülen yapıya biraz daha yakın gibi olduğunu, ancak isteklerin yüzde 100'ünü karşılamaktan uzak olduğunu belirttiler.
Yine mali özerklik yok
Yetkililer, "Taslak bu haliyle ihtiyacı karşılar yeni anlayışa geçmemiz önemliydi, bu yasa ile bir adım atılmış olacak" dediler. İdari özerkliğe sahip olacak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın mali özerkliği yine elde edememesi ise 'Bu ortamda zor görünüyor' şeklinde değerlendiriliyor. Yeni taslakta da vergi denetimi yine tek elde toplanmıyor. Maliye müfettişleri ve hesap uzmanları yine Maliye Bakanı'na bağlı olarak çalışmaya devam edecek. Ancak, denetimin koordinasyonu Gelir İdaresi Başkanlığı'nda olacak. İdarenin teknolojik alt yapısı geliştikçe denetimde etkinliğin de idareye geçeceği ve bu yapının istenilen sonucu vereceğine vurgu yapılıyor.
İşlevsiz yapılar oluşuyor
Tasarı ile Gelir İdaresi bünyesinde öneri oluşturacak, uygulamaları izleyecek de birçok yeni yapı oluşturulması öngörülüyor. Ayrıca, daha önce benzer görevleri yapmak üzere bakanlık bünyesinde oluşturulan Vergi Konseyi de göreve devam edecek. Yeni birimler arasında 'İcra Kurulu', 'Vergi Danışma Komitesi', 'Ulusal Mali Veri Kurulu', 'Denetim Koordinasyon Kurulu' ve 'İzleme Komitesi' oluşturulması öngörülüyor.
Genel müdürlük yetkilileri, bu kurulların idarenin bütünlüğünü bozacak etki yaratmayacağını, zaten idarenin güçlü bir yapıya kavuşmasıyla bu kurulların ya idarenin kontrolünde ya da işlevsiz kalacaklarına dikkat çektiler.
Bu arada, taslakta gelir idaresinin üst kademelerinde çalışanların ücretlerinde yapılan iyileştirmenin, Anayasa'nın eşitlik ilkesini ihlal ettiği savunuluyor.