Gelir İdaresi'ndeki 'tek çatı' hayal

Kamuda yeniden yapılanmanın kilometre taşlarından biri olan Gelir İdaresi reformunda hükümetin değil, bürokrasinin dediği oldu.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Kamuda yeniden yapılanmanın kilometre taşlarından biri olan Gelir İdaresi reformunda hükümetin değil, bürokrasinin dediği oldu.
Denetimde birlik, 'kurulların' hâkimiyetine takıldı ve ikili yapı sona erdirilemedi. Hükümet kaynakları, "Maalesef bürokrasiyi aşamadık, onların dediği oldu" sözleriyle bürokrasiye teslimiyeti vurguladı. Bürokratlararası maaş dengesizliği yaratacağı gerekçesiyle Gelir İdaresi üst yönetimi için öngörülen iyileştirme de tırpanlandı.
Müfettişler geçilemedi
Gelir idaresinin fonksiyonel örgütlenmesini sağlayarak etkinliğini arttırmak, kayıt dışı ekonomi ile mücadeleyi güçlendirmek amacıyla hazırlanan Gelir İdaresi Başkanlığı kurulmasına ilişkin yasa tasarısında son nokta konuldu. Dört taslak aşamasından sonra gelinen noktada, ne hükümetin ne Uluslararası Para Fonu'nun, ne bugüne kadar ikinci planda kalan denetim kadrolarının ne de iş dünyasının yani mükellef kanadının isteği gerçekleşti. Hükümet kaynakları güçlü bürokrasinin aşılamadığını ve istenilen yapının kurulamadığına işaret ederek, hoşnutsuzlarını dile getirdi.


Büyütmek için tıklayınız

Hükümetin aşamadığı bürokrasi Maliye Bakanlığı'nda köklü bir geçmişe sahip olan kurullar oldu. Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanları Kurulu, Gelir İdaresi bünyesine aktarılmaya şiddetle karşı çıktı. Her iki kurul Maliye Bakanı'na doğrudan bağlı iki başkanlık konumunu korudu. Genellikle büyük mükellefleri denetleyen iki kurulun yanı sıra gelirler kontrolörleri ile yaygın-yoğun denetimde etkin rol oynayan vergi denetmenleri ise Gelir İdaresi'nde kalacak. Gelir İdaresi'nin otomasyon altyapısının güçlendirilmesiyle ikili denetim yapısının zaman içerisinde giderilebileceği ifade ediliyor. Ancak, bunun aksine büyük mükellefler üzerinde kurulların daha etkin olacağı yorumları da yapılıyor.
Mali özerklik yok
Gelir İdaresinin etkinliğinin sağlanmasına dönük olarak mali özerklik ve ücret yapısındaki iyileştirmeler öngörülmüştü. Ancak, idarenin vergi gelirlerinin yüzde 2'sini aşmayacak bir bütçeye sahip olması önerisine son taslakta da yer verilmedi. Gelir İdaresi üst yönetimi için öngörülen ücretlerdeki iyileştirme modeli de tırpanlandı. Başkanın müsteşar, yardımcıları ve birim başkanlarının da genel müdür düzeyinde ücret almasının bürokrasideki dengeleri bozacağı gerekçe gösterilerek benimsenmediği öğrenildi.
Maaş iyileştirmesine tırpan
Vergi Konseyi'nin hazırladığı taslakta Gelir İdaresi başkanına müsteşar, başkan yardımcıları ve birim başkanları ile üç büyük ilin bölge başkanına genel müdür düzeyinde maaş verilmesi için göstergelerin yükseltilmesi öngörülmüştü. Bu, 'Maaş dengesizliği yaratır' gerekçesiyle tırpanlandı.
Gelir İdaresi yasa tasarısı ile vergi politikaları uygulamaları Gelir İdaresi'nin görev alanı olarak belirlenirken, vergi politikası ise bakanlık bünyesinde kurulacak genel müdürlüğe bırakılıyor. Tasarıda 21 gelir bölge başkanlığı kurulması da öngörülüyor. Başkanlık bünyesinde, icra kurulu, ulusal veri hazırlama kurulu, vergi danışma komitesi, izleme komitesi ve denetim koordinasyon kurulu oluşturuluyor.