'Gelişmeler hayret verici, şaşırtıcı'

Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz, "Türkiye 2001 krizinden çok güçlü şekilde çıktı. Bankacılık, telekomünikasyon, enerji ve tarım teşvikleri konusunda cesur reformlar gerçekleştirdi.

İSTANBUL - Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz, "Türkiye 2001 krizinden çok güçlü şekilde çıktı. Bankacılık, telekomünikasyon, enerji ve tarım teşvikleri konusunda cesur reformlar gerçekleştirdi. Kalkınma ve refah yolunda önemli gelişme kaydetti" dedi. Sabancı Üniversitesi ile ABD düşünce ve araştırma merkezi Brooking Enstitü işbirliğiyle gerçekleştirilen, 'Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülü' yarışmasının sonuçları, Washington DC'deki ödül töreniyle açıklandı.
'Temeli Derviş attı'
Sabancı Üniversitesi'nde Washington DC'den düzenlenen video konferansta konuşan Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz Türkiye'nin 2001 krizinden sonra iyi toparlandığını, ekonomik olarak çok güçlü bir ülke haline geldiğini belirterek şunları söyledi: "Dünya Bankası Başkanı olarak şunu gururla söyleyebilirim ki, sayın Kemal Derviş Dünya Bankası'ndaki işini ülkesine hizmet etmek için bıraktı. Ekonomi bakanı olarak bugün gördüğümüz reformların temelini oluşturdu. Ali Babacan'da reformların gerçekleştirilmesinde 2002 yılından bu yana hayati rol üstlendi. Artık insanlar tasarruf yapabiliyor. Ancak bunların hiçbiri arkaya yaslanıp rahatlamaya neden olmamalı. Türkiye'nin ekonomik konumunu muhafaza edebilmesi için IMF raporundaki temkinli yaklaşım, cesur girişimlerin hâlâ çok önemli olduğunu vurguluyor."
'İşşizlik büyük sorun'
Türkiye'nin önündeki en büyük sorunlardan birinin işşizlik olduğuna dikkat çeken Wolfowitz işsizlik oranının yüzde 10'ları geçtiğini belirterek "Son yapılan kamuoyu yoklamaları da gösteriyor ki halk işsizlikten çok rahatsız. AB'de çalışma yaşında olan kişilerin yüzde 65'i iş sahibiyken, Türkiye'de bu oran yalnızca yüzde 37. Bu boşluk Türkiye'yi AB'ye girme konusunda da sekteye uğratıyor. Türkiye 2010'a kadar 10 milyon kişiye iş yaratmak zorunda. Kadın nüfusunu da iş hayatında konumlandırmak zorunda. Atatürk'ün nüfusun sadece yarısı modernleşirse dünya yakalanamaz konusundaki lafı çok değerli" diye konuştu.
'Türkiye bir köprü'
Türkiye'nin Avrupa ve Asya arasında önemli köprü olduğunun altını çizen Dünya Bankası Başkanı Wolfowitz ancak Türkiye'nin büyüme oranına doğrudan yabancı yatırımların yüzde 2.5 etki ettiğine dikkat çekerek "Bu oran çok az, devamlı bir büyüme ve güçlü bir ekonomi için bu oranın yüzde 4-5'lere, yani 15-20 milyar dolara çıkması gerek. Yerli yatırımlarda önemli bir büyüme motoru, her ikisi bir arada büyümeyi, kalkınmayı, refahı sağlayacak işşizliği azaltacak" ifade etti.
'İş kurma maliyeti inmeli'
Türkiye'de yeni bir iş kurmanın güçlüklerine değinen Wolfowitz iş ortamının iyileştirilmesinin ve iş kurma maliyetlerinin azaltılmasının önemine değinerek "Dünya Bankası raporlarına göre Türkiye iş ortamını iyileştirdiği takdirde işsizliği makul düzeylere çekebilir. Bu Türkiye'de yaşayan çoçukların daha iyi eğitilmesi, beslenmesi, kaliteli sağlık hizmetleri alabilmesi demek, yani çocukların geleceğini sağlamak demek" diye sözlerini sürdürdü.
Ekonomik krizle birlikte en çok acı çekenlerin kayıt dışı sektörde çalışanlar olduğunun altını çizen Wolfowitz, "Fakir olan insanlar kayıt dışı ekonomiye güvenerek ailelerini geçindirebiliyorlardı. Ancak krizle işlerini kaybettiler, çocuklarını okullardan almak zorunda kaldılar. Türkiye yerini kaybettikçe, çocuklarda geleceklerini kaybediyorlardı" dedi.
Eğitim sistemine de değinen Paul Wolfowitz fikir rekabetinin gitgide büyümekte olduğu dünyada Türkiye'de uygulanan ezbere dayalı eğitim sisteminin değiştirilmesi gerektiğini, öğrencilerin önseziye dayalı sorular yerine standart sorular sordurtan bir sistemle eğitildiklerini belirtti. Küresel eğitim harcamalarının beşte birinin özel sektör tarafından yapıldığına değinen Paul Wolfowitz Türkiye'de de bu yönde gelişmeler olduğunu Sabancı, Koç, Kadir Has, TOBB'un kaliteli eğitim veren üniversiteler açtıklarını söyledi.
Araştırma ödülü Yanık'a
Sabancı Üniversitesi ve ABD'nin düşünce ve araştırma merkezi Brooking Enstitü işbirliği ile gerçekleştirilen,
'Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülü' yarışmasında birinci Bilkent Üniversitesi'nden Yard. Doç. Lerna Yanık, ikinci Woodrow Wilson Uluslararası Araştırma Merkezi'nden Ian O. Lesser, üçüncülüğü ise Koç Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Demet Yalçın ve Amerikan Alman Marshall Fonu Türkiye Direktörü Suat Kınıklıoğlu paylaştı.