Gen listesindeki ürünlerde GDO aranacak, sınırı geçen etiketlenecek

Gen listesindeki ürünlerde GDO aranacak, sınırı geçen etiketlenecek
Gen listesindeki ürünlerde GDO aranacak, sınırı geçen etiketlenecek

Avrupa?da GDO karşıtlarının simgesi haline gelen ?canavar domates? balonu İstanbul?a 2004 yılında getirilmişti. Şimdi domates GDO?lu ürünler listesinde 19. sırada bulunuyor.

Tarım Bakanı Eker'in 'Tükiye'de domateste, patateste GDO yok' sözlerine rağmen Türkiye'ye girerken denetlenmesi gereken gıdalar listesinde bunlar da dahil birçok sebze ve meyve bulunuyor. GDO Yönetmeliği'ne göre ülkeye giren ürünler GDO testinden geçirilerek etiketlenecek

ANKARA - Tarım Bakanı Mehdi Eker, çok tartışma yaratan GDO Yönetmeliği ile ilgili bilgi verirken “Türkiye’deki domateste, patateste GDO zaten” yok diye garanti vermişti. Ancak yönetmelik gereği hazırlanıp 81 ilin valiliklerine yollanan 27 ürünlük liste bakanın sözlerini boşa çıkarttı.
GDO’lu olabileceği, bu yüzden Türkiye’ye girişte denetlenmesi gereken gıdalar listesinde domatesten marula yok yok!
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) konusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile ‘sıradan vatandaş’ arasındaki ‘iletişim kopukluğu’ büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin biyogüvenlik yasası oluşturulmadan yani bir anlamda kulağı tersten göstererek hazırlanan yönetmelik, aslında AB’de uygulanana benziyor. Ve ‘kağıt üzerinde’ şöyle işliyor:
* GDO’lu olmasından şüphelenilen ürünler Türkiye’ye girişte testten geçirilecek. İçeriğinde GDO yakalanan ürünlerin geçişine izin verilmeyecek.
* Türkiye’ye GDO’lu bir ürün sokmak isteyenler ise bunu en baştan ilgili makamlara iletecek. Söz konusu ürün Tarım Bakanlığı’nın oluşturduğu komisyonda incelenecek. İnsan ve çevre sağlığına zararı olmadığına hükmedilirse ürünün Türkiye’ye girişine izin verilecek.
* Türkiye’ye giren GDO’lu tüm ürünlerin etiketinde, bu durumun görünür şekilde belirtilmesi gerekecek.  GDO’lu her ürün ve taşınmasıyla ilgili tüm bilgiler, 20 yıl boyunca saklanacak.
* İçeriğinde binde 9’dan az GDO bulunan ürün, GDO’suz sayılacak. AB’de de benimsenen bu rakam, bir ürüne tarladan ya da taşınma sırasında GDO bulaşma riskini gösteriyor.
Özetle yönetmelik gereği, etiketleme ve izin  prosedürü için geçecek süre boyunca Türkiye’ye GDO’lu ürün giremeyecek. 

‘İki imza kaldı’
Bakan Eker, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2010 yılı bütçe görüşmeleri sırasında komisyon üyelerinin ‘GDO’ ile ilgili soruları karşısında terledi.
Türkiye’de gen listesi oluşturacaklarını açıklayan Eker, biyogüvenlik yasasına yönelik  düzenlemenin Bakanlar Kurulu’na sevk edildiğini bir iki imza kaldığını belirtti. Eker, kanunun son dönemin tartışmalı konusu olan GDO’lu ürünlere yönelik yönetmeliğin genişletilmiş hali olduğunu açıkladı. Ayrıca Eker, yasal düzenlemenin AB kriterleri doğrultusunda olduğunu ve ihtiyati tedbir prensibinin benimsendiğini söyledi. 

‘GDO’ya kapı açmıyoruz’
“Taslak, yönetmelik ile aşağı yukarı aynı düzenlemeleri içeriyor” diyen Bakan Eker, yasa hazırlanırken referans olarak AB’nin alındığını belirtti. Eker, şunları söyledi:  “Kapıları açmıyoruz. Liberal tarafında değiliz. İhtiyati tedbir ile yaklaşıyoruz. Dolayısıyla bunun kontrol altına alınması için birtakım kurallar ve müeyyideler getirmemiz lazım. Bir bilimsel komite oturacak risk değerlendirmesi yapacak, risk değerlendirmesi sonunda karar verecek. Bunu da hukuken yapmamız gerekiyor. Çünkü, uluslararası ticaret ve hukuka göre haklarınızı tanımlamadan ‘hayır, ben hiçbir şeyi kabul etmiyorum, her şeye karşıyım’ diyemezsiniz. O zaman kurallar kaideler getireceksiniz. Bu yönetmelik esasen o. Çok haksızlık yapıldı yönetmelik ile ilgili. Medyada bunun tartışılma şekli reyting savaşlarına kurban gitti ve sansasyonel oldu. Bu da çok acı ve çok hazindir. Türk çiftçisine ve üreticilere çok haksızlık yapıldı, zarar verildi. Domates gösterildi, salatalık gösterildi, biber gösterildi, hiçbir ilişkisi olmadığı halde.”

Vekilden keçi isyanı
Komisyonda, GDO tartışması ile gerilen atmosferi AKP’li Mersin Milletvekili Ali Er’in keçilerin statüsüne yönelik talepleri yumuşattı. Bir dönem keçi güttüğünü dile getiren Er, komisyon üyelerine  “Koyun gece güdülür, keçiyi yağmur yağsa yine güdersiniz” diye bilgiler verdi. Er, çiftçilik, hayvancılık ve kamyon şoförlüğünün en zor üç mesleği oluşturduğunu söylerken, “Doktorlar gece kalkar sıcak arabası ile gidip gelir. 23 yıldır Meclisteyim, 16 yıldır da Komisyondayım, bunu yapamadık. Bakanlık bütçesini yeterli görmek mümkün değil. Tarım kesimi yıllardır ihmal ediliyor. Bütçeyi el altından artıralım” diye konuştu. Bunun üzerine CHP Muğla milletvekili Gürol Ergin, “Açıktan artıralım” karşılığını verdi.
Silifke’de yaşadığı bir olaya değinen Er, ormanda keçi güdenleri gören bir hakimin savcıyı arayarak şikayet ettiğini bunun üzerine kendisinde savcıyı arayarak, bu insanların yazlığı kışlığı olmadığı geçimlerini bundan sağladığını dile getirdiğini kaydetti.
“Keçinin statüsü belirlenmeli” diyen Er, “Keçi ormana girer mi girmez mi? Yasa çıkaralım ‘keçi ormana girer ama şu şartlarla’ diye... Keçinin zarar vermeyeceği yerleri belirlememiz lazım. Keçinin statüsü önemli. Bu konuyu çözmemiz lazım” diye konuştu.

‘Göde fiyatları düşürdü’
Tarım kesiminde GDO mu göde mi diye bişey çıktı” diyen Ali Er, bu tartışmalar nedeniyle piyasadaki sebze fiyatlarının aşağı çekilmesinden yakındı.
Er, domatesin fiyatının 300 liraya zararına satıldığını ancak son tartışmalar ile 100 liraya indiğini ve alan olmadığını söyledi.
Gece geç saatte komisyonda bu tartışmalar yaşanırken, Bakanlık gerek komisyon üyelerini gerekse basın mensuplarını ayakta tutmak için TMO’nun ve Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ) ürünlerinden ikramlarda bulundu. TMO yetkilileri fındık, AOÇ yetkilileri ise dondurma ve vişne nektarı dağıttı. (Radikal)