Gençlerin önceliği artık otomobil değil

Gençlerin önceliği artık otomobil değil
Gençlerin önceliği artık otomobil değil
2012 Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması'na göre gençlerin öncelik listesinde 'otomobil sahibi olmak' birincilikten üçüncü sıraya düştü.
Haber: JALE ÖZGENTÜRK - jale.ozgenturk@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye yerli marka otomobili üretmek için babayiğit ararken dünyada endüstrinin ciddi sorunları ortaya çıkmaya başladı. Yapılan araştırmalar özellikle gençlerin internet bağımlılığının otomobil sahipliği tutkusunu azaltmaya başladığını ortaya koyuyor. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, KPMG’nin 2012 Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması verileriyle değişen trendleri anlattı.
Dünyada trend nereye gidiyor? 
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 15-25 yaş arası gençliğin öncelikleri şöyle: Yüzde 94 oranında akıllı cep telefonu, yüzde 87 internet bağlantısı, yüzde 64 otomobil sahibi olmak istiyor. Sosyal medya ortamında yalnız ama yoğun. İnternete devamlı bağımlılık süresi dünyada dördüncü. Facebook kullanımında birinciyiz. 64 milyon cep telefonu kaydı, 40 milyon IP numarası var. Yani gençlerde otomobil sahibi olma önceliği hız kaybediyor.
Otomobil sahibi olmak isteyenlerin oranı yüzde 64 dediniz. Bu oran daha önce neydi? 
Yüzde 90’lara yakındı. Bu, gençliğin önceliğinin değiştiğini gösteriyor bize. Ünlü araştırma şirketi KPMG’nin Küresel Yönetici araştırmasında bu eğilim çok net ortaya çıktı. Önümüzdeki 15 yılda insanlar daha az otomobil sahibi olacak ama daha fazla otomobil kullanır olacak. Bu doğrultuda elektromobilite kavramı gelişiyor.
Ne demek elektromobilite? 
Özel otoparklar olacak. İnternete ulaşabildiğiniz herhangi bir yerden otomobilinizi rezerve edebileceksiniz. İnerken de en yakın özel otoparkta bırakacaksınız. Bu kaçınılmaz bir gelecek. Bu arada Y jenerasyonu dediğimiz bu kuşağın olmazsa olmaz iki önceliği daha var. Çevreci çözümler ve kişiselleştirme.
Bu gelişmeler ışığında endüstri nasıl şekilleniyor? 
Daha hafif, içi geniş dış boyutu küçük araçlar yapmaya çalışıyoruz. Çok çevreci motorlar geliştiriyoruz. Kişiselleştirme yaygınlaşıyor. Biz de 15 bin çeşit Clio yapıyoruz. Japonya, Çin önümüzdeki 15 yıl içinde alternatif enerji kaynaklı otomobiller teknolojisine dönüyor.
Sektörün en önemli sorunu ne? 
Çok büyük bir tehlike var. Aşırı kapasite. Kapasite kullanım oranı çok düşük. Kapasiteyi dolduramıyorsanız kapatmanız lazım. O zaman sosyal yeni bir sıkıntı ile karşı karşıya kalacaksınız.
Nasıl çözülecek bu sorun? 
Dünya önümüzdeki 15 yılda bunu çözmek zorunda. Ortak kullanım ortaya çıkacağına göre nüfus artışına göre otomobil artacak diye bir şey yok. İttifaklar zorunlu. Kapanması gereken fabrikalar kapanacak.
İttifaklar çok uzun yıllardır var. Değişen ne olacak? 
Birkaç marka aynı çatı altında toplanmaya devam edecek. Her markanın kendi logosuyla çıkıyor olsa da aynı segment ürünlerde aynı komponentler kullanılacak. Nerede ekonomik ihtiyaç varsa, pazar bulursanız orada üretim yapmanız gerekecek.
Hangi ülkeler öne çıkıyor? 
Kuzey ve batıdan güney ve doğuya gidiliyor artık. Doğu Asya, Afrika yeni gelecek potansiyel pazarlardan. Rusya’nın gelişimi devam ediyor. Güney Amerika’nın potansiyel artışı devam ediyor.
Türkiye bu gelişmeler ışığında nerede duruyor? 
Türkiye, güneyden ve doğudan kaynaklanan avantajlara kuzey ve batıdaki üreticilerin kaymaya başladığında ortadaki bir noktaydı. Bugüne kadar yatırımlar avantajlı olarak devam ediyordu.
Avantajı devam edecek mi? 
Yeni yatırımcı çekmemiz gerekiyor. Eskileri ise korumamız gerekiyor. Dengeye dikkat etmemiz gerekiyor.
Eksik olan ne? 
Katma değer hesabı meselesi var. Türkiye’nin içinden katma değeri elde edecek şekilde düşünmemiz lazım. Türkiye’nin hâlâ genç, nitelikli, çok kolay adapte olan, işine sahip çıkan bir anlayışı var.
Yerli otomobil ısrarı sürmeli mi? 
Kavramda buluşmak lazım. Yerli otomobil nedir? 40 yıldır biz üretiyoruz. Yerlilik oranı yüzde 70, Sembol’de yüzde 80. Ama yerli otomobil uymuyor bu tanıma. Biz fikri ve sinai mülkiyet haklarına sahip olmalıyız. Dizayn kolay, üretim çok kolay. Ama dünyaya satmalısınız. Sadece Türkiye’de satmak da yetmez. Dünyada fazla kapasite var. Herkes satma peşinde. Buralarda belli garantiler arıyorsunuz. Babayiğit belki o yüzden çıkamıyor. Şartlar oluşursa tabii ki çıkar. Türkiye’de bal gibi yapılır.

bigPara.com