Genetiği değiştirilmiş bitkiler geliyor

Genetiği değiştirilmiş bitkiler geliyor
Genetiği değiştirilmiş bitkiler geliyor

Çiçek, ?Bakanlar Kurulu?nda ağırlıklı olarak tarım sektörüyle ilgili konuları görüştük? dedi. fotoğraf: mehmet kaman

Hükümet genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretilmesine yeşil ışık yakarken bu konuda sıkı denetim yapılacağını açıkladı. Hazırlanan yasa taslağına göre genetiğiyle oynanmış ürünler bebek mamasında kullanılmayacak
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Hükümet, genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesine yeşil ışık yaktı. Bakanlar Kurulu toplantısında ele alınan yasa tasarısıyla genetiği değiştirilmiş bitkiler (transgenetik bitkiler), bebek mamaları ve küçük çocuk besinlerinde özel amaçla geliştirilen ürünler hariç kullanılabilecek. Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, genetiği değiştirilmiş bitkilerdeki ‘bilinmezlere’ ve dışa bağımlılığa dikkat çekti.
Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, toplantıda ağırlıklı olarak tarım sektörüyle ilgili konuların görüşüldüğünü söyledi. Köy Hizmetleri’nin İl Özel İdarelerine devredildiğini hatırlatan Çiçek, imzaya açılan yasa tasırısı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılacağını ve isminin de ‘Tarım ve Gıda Bakanlığı’ olacağını söyledi. 

Statik değil dinamik olacak
Statik bir bakanlık yerine, daha dinamik bakanlık kurulacağını anlatan Çiçek, halen beş olan müsteşar yardımcılığı sayısının da ikiye düşürüleceğini söyledi. Çiçek, diğer üst düzey yönetici sayısında da azalma olacağını ifade etti.  Ulusal Biyogüvenlik Kanun Tasarısı taslağının da imzaya açıldığını söyleyen Cemil Çiçek, bu tasarının hazırlanma gerekçesini, ‘dünyadaki gelişen teknolojiler sebebiyle ulusal biyogüvenlik konusunun yeniden ele alınması’ olarak açıkladı. Çiçek şunları söyledi:   

Mevzuat düzenleniyor
“Dağınık mevzuat tek elde toplanıyor. Kanun taslağında önerilen sistem, AB sistemiyle benzerlik arz edecek. Böylece bizim sistemimizde biyolojik çeşitlik konusuna daha fazla önem verilmiş olacak. Kanunun yürürlüğe girmesiyle genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesinin önü açılacak. Kanunla konulan değişik seviyelerdeki bilimsel eleklerden geçen ve sosyo-ekonomik değerlendirmede yeterli bulunan genetiği değiştirilmiş bitkiler ancak üretim hakkını elde edebilecektir. Genetiği değiştirilmiş bitkilerin izinsiz kullanımı, biyolojik çeşitlilik merkezleri ve organik tarım yapılan alanlara yakın üretimlerle bebek mamaları ve küçük çocuk besinlerinde özel amaçla geliştirilenler hariç kullanımı yasaklanmıştır. Dolayısıyla bu alandaki bir boşluk, başıboşluk, düzensizlik ortadan kaldırılmış olacaktır.”
Tarım Bakanlığı’nın ‘Türkiye’deki tarım havzaları üretim ve desteklemeleri’ adı altında bir plan sunduğunu söyleyen Çiçek, 2009’dan itibaren uygulamaya konulacak sistemle ‘Tarım Havzaları’nın oluşturulacağını söyledi. Arz ve talep dengesine göre tarım havzalarının oluşturulacağını, belli bir malın fiyatı arttığında o yıl herkesin o malı ekmesi sonucu yaşanan sıkıntıların yaşanmayacağını anlatan Çiçek, üreticinin de kârının artacağını ve dünya ile rekabetin sağlanacağını söyledi. Çiftçilerin devlet tarafından ‘zorlanmayacağını’ söyleyen Cemil Çiçek, “Devlet bir kısım teşviklerle hangi havzalarda hangi ürünleri yetiştirirse daha fazla kârlı olacağını yönlendirecek, teşvik edecek” diye konuştu.

Bilinmezi çok
Radikal’in sorularını yanıtlayan Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı Yetkin, genetiği değiştirilmiş bitkilere ‘soğuk baktığını’ söylerken, “Çünkü her ürünün kendi genleri ve doğallı var” dedi.
Genetiği değiştirilmiş bitkilerin çok sayıda ‘bilinmez’ içerdiğini savunan Yetkin, “Bir bakıma ülkenin geleceğini riske atmaktır. “Yüksek verim almak için bu bitkileri satın alırsınız, ama öyle statejik bir silahtır ki bin pişman olabilirsiniz” dedi. Bilimsel veri tabanının eksikliğine dikkat çeken Yetkin, konunun dünyada da tartışılmaya devam ettiğini söyledi. Bu ürünlerin başta ABD ve İsrail’den Türkiye’ye gireceğine dikkat çeken Yetkin, “Bu ülkelerde çoğunlukla kendileri kullanmak için değil, dışarıya satmak için kullanıyorlar. Doğal bir üretim biçimi değil, öyle olsa neden mamalarda kullanılamayacak? Risk taşıdığı belli” ifadesini kullandı. Yetkin, Türkiye’nin kendi tohumlarını ıslah ederek verim çeşitliliğini sağlayabileceğini söyledi.