'Gücün yolu birleşmekten geçer'

Türkiye'nin finans kurumlarına yabancıların gösterdiği ilginin artarak sürmesinin en önemli göstergelerinden biri bankacılıktan sonra sigorta sektöründe de birbirini izleyen satın alma ve ortaklıklar oldu.
Haber: YASEMİN KAPIYOLDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'nin finans kurumlarına yabancıların gösterdiği ilginin artarak sürmesinin en önemli göstergelerinden biri bankacılıktan sonra sigorta sektöründe de birbirini izleyen satın alma ve ortaklıklar oldu.
Alman sigorta pazarının en büyük ikinci şirketi Ergo'nun Türkiye piyasasına girişini ilan eden 'yabancı evliliklerden' biri de İsviçre Sigorta'dan geldi. Temmuzun son haftasında kamuoyuna duyurulan ortaklık anlaşmasıyla İsviçre Sigorta'nın patronu Okan Balcı, hisselerinin yüzde 75'ini, Ergo'ya sattı. Sektörden çıkmak istemediği için yüzde 25'lik hissesini koruyan Balcı, 'joint-venture anlaşması' olarak tanımladığı ortaklıkla ilgili "Kurduğum müessesenin geleceğini garantiledim. O büyük enternasyonal mücadele içinde eşitlerden biri olarak faaliyet göstereceğiz" dedi.
Bankacılık ve sigortacılık gibi alanlarda iş yapanların belirli bir güç sahibi olması gerektiğini düşünen Okan Balcı, "Güç sahibi olmak için ya birleşeceksiniz, ya da sermaye koyacaksınız. Yahut piyasadan çekileceksiniz" diye konuştu. Sektörde konsolidasyonları 'kaçınılmaz' olarak nitelendiren Balcı'ya göre sigortacılık da dahil, hiçbir sektör lokal kalarak hayatını idame ettirip büyüme imkânına sahip değil. Çünkü her sektör, büyük yapıların rekabet alanı oldu.
İmzaların atıldığı 24 Temmuz'dan bu yana geçen yaklaşık bir aylık sürede ancak izinler için gerekli müracaatların yapıldığını söyleyen İsviçre Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Okan Balcı, satışın onayına ilişkin bir kaygısı olmadığını belirterek, "Ortaklık yaptığımız grup, dünyanın ikinci büyük reasürans grubu. Bu grubu Türkiye'ye kazandırıyorsak değil mani olmak, madalya vermek lazım" dedi.
Merak edilen hisse fiyatı konusunda yine sır vermeyen ve "Müessesemiz değerlidir, değerini de takdir ettiler" demekle yetinen Balcı, "Bizim şirketimizin yeri belli. Bu yerin hakettiği bir anlaşma yaptığımıza inanıyoruz" diye konuştu.
Emlak işine girecek
Şirketin mevcut yönetiminin korunduğunu da vurgulayan Balcı, sigortacılıkta yerel bilginin önemini şu sözlerle anlattı: "Sigortacılık, beynelmilel olduğu kadar lokal (yerel) bir iştir. Her piyasanın sigorta alışkanlığı, risk algılayış biçimi farklı. Geçmiş tecrübeler, 'bu şirketi aldık, başına da bir Amerikalı müdür koyalım' denildiğinde başarısızlıkla sonuçlandığını göstermiştir. Dolayısıyla lokal işi, lokal insanlarla yapmak zorundasınız."
Şirketteki yüzde 25'lik hissesini koruma gerekçesini, "Sektörde kalalım istiyoruz. Sigortacılık benim ilk ve son işim" diye açıklayan Okan Balcı'nın yine de rotasında yeni iş alanları var. Gözünü, gayrimenkul ve turizme çeviren Balcı, "Emlak konusunda yabancıların Türkiye'ye büyük ilgisi var. Sayfiye yörelerinden birinde 700-800 konutluk gayrimenkul projesi geliştirmek istiyoruz" dedi.
Yabancılar fırsat kolluyor
Sigortacılık sektöründe 2006'nın ilk yarısı oldukça hareketli geçti. Banka ortaklıklarıyla piyasaya giren yabancıların yanı sıra mevcut sigorta şirketlerini satın alarak pazara giren oyuncular da hızla arttı. Başak Sigorta'nın Fransız Groupama'ya satışıyla başlayan, İhlas'ı alan Alman HDI ile devam eden işlemlere son olarak Ergo eklendi. Sektöre yakın kaynaklara göre hâlâ kapısı çalınan şirketler ve fırsat kollayan devler bulunuyor.
Şeker Sigorta'nın çoğunluk hisselerini almak için 16 Haziran'da Sert Holding'le anlaşan Boston merkezli Liberty Mutual Group da izinlerin tamamlanmasını bekliyor. Ankara, Güven, Işık, Güneş Sigorta gibi sektörde isim yapmış şirketlere de el değiştirmesi muhtemel kurumlar olarak bakılıyor. Uzun süredir Türkiye'de olan dünyanın en büyük sigorta kuruluşlarından Generali ve AIG gibi yabancı şirketlerin de yanına alacağı lokal bir oyuncuyla devam edebileceği belirtiliyor. Satın almak için şirket arayanlar arasında İtalyan Sanpaola Imi Group da bulunuyor.