Gül, AB'den yardım istedi

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, müzakere sürecinde Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye daha çok mali ve teknik yardım sağlaması gerektiğini belirterek, "Üyeliğe hazırlığın ağırlıklı maliyeti tek başına Türkiye'nin omuzlarına yüklenmemelidir" dedi.

ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, müzakere sürecinde Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye daha çok mali ve teknik yardım sağlaması gerektiğini belirterek, "Üyeliğe hazırlığın ağırlıklı maliyeti tek başına Türkiye'nin omuzlarına yüklenmemelidir" dedi.
Gül, müzakereleri yürütecek idari yapılanmanın tamamlanmak üzere olduğunu belirtirken, bu süreçte bürokrasiye büyük görev düşeceğini söyledi. Devlet Bakanı Ali Babacan da Almanya ve Fransa gibi büyük ülkelerin bile zorlandıkları Maastricht Kriterleri'nin zamanından önce karşılamaya çalışacaklarını belirtirken, "AB'nin lokomotifi olacağız" diye konuştu.
'Hazırlık son aşamada'
Dünya Bankası ile Dışişleri Bakanlığı'nın ortak düzenlediği 'AB Sürecinde Stratejik Liderlik' seminerinde konuşan Gül, önceliklerinin Türkiye'yi kurumlarıyla müzakere sürecine hazırlamak olduğunu ifade edip, "Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin yürütülmesine ilişkin iç yapılanma çalışmamız son aşamasına geldi. Müzakereleri yürütecek yapılanmada yeni birim ve kadrolar oluşturmaktan çok, mevcut yapıları değerlendirmeyi amaçlıyoruz" dedi.
Müzakere sürecinde bürokrasiye önemli görev düştüğünü, müktesebatın üstlenilmesi ve uygulanmasında kilit rolün ilgili bakanlık ve kuruluşlara verileceğini anlatan Gül, şunları söyledi: "AB'nin, Türkiye'ye sağladığı mali ve teknik yardımları, esaslı şekilde artırmasını bekliyoruz. 2007-2013 döneminde bu beklentinin karşılanacağını ve Türkiye'ye diğer aday ülkelere sağlanan yardımın tahsis edileceğini umuyoruz. Bizden müktesebatın eksiksiz uygulanması istenirken, diğer taraftan ihtiyaç duyulan kaynakların tahsisinde diğer aday ülkelerle eşit muamele göreceğimize inanmak istiyoruz.Üyeliğe hazırlığın ağırlıklı maliyeti tek başına Türkiye'nin omuzlarına yüklenmemelidir."
'Yasalar Meclis'e geliyor'
Babacan ise konuşmasında, hükümetin sosyal güvenlik ve sağlık sigortası gibi konularda çalışmalarını tamamlama aşamasında olduğunu, IMF'nin beklentisi olan 'sosyal güvenlik yasası tasarısının ileriki günlerde TBMM'ye sevk edileceğini kaydetti.
Türkiye'nin Maastrich kriterlerini zamanından önce gerçekleştirebileceğini kaydeden Babacan, Türkiye'nin "AB'nin büyüme lokomotifi olacağını" söyledi. Üç yıllık ekonomik Programı 1 Aralık'ta ilan ettiklerini, bu tarihte, henüz AB'den müzakere tarihi almadıklarını ve IMF ile bir mutabakata varmadıklarını hatırlatan Babacan, üç yıllık ekonomik programını, AB ve IMF olsa da olmasa da zaten kendilerinin uygulayacağı bir program olduğunu ifade etti.
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink ise, Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinin, gelecek yıllarda ekonomik reformların devamı için 'dayanak noktası' olacağını kaydetti. Doğru politikalarla Türkiye'nin ekonomik büyümeyi hızlandıracağını ve AB ile yaşam standardı konusundaki farkın kapatılacağını belirten Vorkink, 'kayıt dışı ekonominin kayda alınması ile çalışmayan kadınların iş hayatına atılmasının' bu sürece katkısı olacağını vurguladı.
Enerjide sorun var
Soruları da yanıtlayan Vorkink, 21 enerji dağıtım şirketinin özelleştirilmesinde biraz gecikme olduğunu, ancak bunun ciddi bir sorun olmadığını söyledi. Asıl önemli olanın, yabancılar için daha cazip yatırım ortamının oluşturulması olduğunu belirten Vorkink, "Bu, küçük bir gecikme. Bu süreç, yatırımcılara değerlendirme imkânı tanıyacak. Bu konuda atılması gereken bazı adımlar var. Yinelemek istiyorum. Biraz gecikme var ama ciddi bir sorun olarak görmüyorum" diye konuştu.