Gülerek vedalaştılar

BM Kalkınma Programı Başkanlığı nedeniyle milletvekilliğini bırakan Derviş, Meclis'e ve CHP'ye veda etti. CHP lideri Baykal'ın yüzü, Derviş'in partiye katıldığı gündeki gibi gülüyordu. Derviş'in son mesajları: AB üyeliğini başaramazsak, Meriç Nehri yeni demir perde olur.
Fotoğraf: Altan Burgucu

ANKARA - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanlığı'na seçilen CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, milletvekilliğinden istifası oylanmadan önce CHP'lilere ve Meclis'e veda etti. Derviş, Türkiye'ye gelişini sağlayan 2001 ekonomik krizinin nedenlerini anlatıp iktidara önerilerde bulunarak alkışlar ve tebriklerle uğurlanırken, "AB üyeliği olmazsa da olur mantığına ben katılmıyorum. Olması gerekiyor. Bunu başaramazsak Meriç Nehri bir nevi yeni bir demir perde olur" uyarısı yaptı.
Ekonomik kriz üzerine Başkan yardımcısı olduğu Dünya Bankası'ndan Ecevit hükümetine devlet bakanı olarak Türkiye'ye gelen Kemal Derviş, dün Genel Kurul'da yaptığı gündem dışı konuşmayla aktif siyasetten koptu.
CHP'ye dokundurma
Kemal Derviş önceki gece Dafne Restaurant'ta parti içinde birlikte hareket ettiği muhalif milletvekilleri ile de yemek yedi. Yemekte 29 muhalif milletvekili hazır bulundu. Kemal Derviş yemekte yaptığı konuşmada sol parti ve sol kültürün önemine dikkat çekerek, "Eğer bir ülkede çağdaş sosyal demokrat bir parti ve çağdaş sosyal demokrat bir kültür yoksa, o ülke zor durumdadır. Böyle bir ülke kalkınamaz. Maalesef Türkiye'de böyle bir boşluk var. Türkiye AB'ye ancak güçlü bir çağdaş sosyal demokrat parti ile girebilir" dedi.
Baykal'la görüştü
Dün öğlen saatlerinde CHP Genel Merkezi'ne giden Derviş, Genel Başkan Deniz Baykal ile bir süre görüştü ve parti yöneticileriyle de veda yemeği yedi. Baykal'ın makam aracıyla TBMM'ye gelen Derviş, veda konuşmasında, TBMM'de yaptığı 'acemiliği' de anımsattı. Dışarıdan bir bakan olarak Meclis çalışmalarına katıldığını ve oy hakkı bulunmamasına rağmen 'oy kullandığını' anlatarak milletvekillerini güldüren Derviş, ayrılırken karmaşık duygular içinde olduğunu ifade etti.
Krizin gerçek nedeni
2001 yılı ekonomik krizinin sanıldığı gibi Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı'nın dönemin Başbakanına Anayasa kitapçığı fırlatmasıyla çıkmadığını yineleyen Kemal Derviş, 10 yıllık birikimin patladığını ve Anayasa fırlatmanın bu patlamayı birkaç ay öne çektiğini vurgulayan Derviş, şu değerlendirmeleri yaptı:
Türkiye kazandı: Bu yarışı Türkiye olarak kazandık. Ben bu yarış sürecinde hepinizin desteğini hissettim, daha büyük güçle yarışabildim. Hakikatten Türkiye olarak yarıştığımı gördüm. Diğer ülkeler de, BM de gördü. Birliktelik olunca özellikle dış dünyaya karşı çok güçlü olunur. Türkiye kendini dünyaya açtığı zaman diğer insanlarla el ele çalıştığında gücümüz çok artıyor. Hem Türkiye'nin yerini hem dünyanın gereksinimini çok iyi görüyoruz. Bu görevde bunu anladım. Daha hevesle başlıyorum.
90'lı yılların hataları: Türkiye'ye ekonomi yüzünden geldim. Olayları inceleyerek gördüm ki, 2001 krizi Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki tartışmadan doğmadı. Kriz 90'lı yılların hatalarından birikiminden çıktı. Türkiye 1950'li yıllarda ilerledi, 60 ve 70'li yıllarda bunalım yaşadı ancak kalkınması devam etti. 90'lı yıllardaki ekonomik uygulamalar ise gerçekten hatalıydı. Bu kriz belki mayısta, eylülde olabilirdi. Kısa vadeli hedeflere dönük uzun vadeli çalışmayı
içermeyen bir politikayla siyasi nedenleri olan bir krizdi.
Bir daha olmaması için: Hazine müsteşarının dokuz ayda bir değiştiği, bir yılda, altı ayda bir de yeni hükümetin kurulduğu bir ülkede etkili bir ekonomi politikası oluşturulamaz. Bir daha bu tür krizler yaşanmaması için kısa vadeli siyasi hesaplarla hareket etmek yerine, uzun vadeli politikaların, önlemlerin, uzun vadeli perspektif içinde alınması gerekir. Bir de bağımsız kurumlar çok önemli. Benim olduğum hükümette başarılı adımlar atıldı, ondan sonra da hükümet başarılı adımlar attı, fakat acaba Türkiye 30 yıldır ortalama yüzde 70 düzeyinde devam eden bir enflasyon oranını bağımsız bir Merkez Bankası olmasaydı yüzde 7'lere çekebilir miydi? Sanmıyorum.
AB mutlaka: Türkiye için ikinci önemli konu AB'dir. Türkiye gelişmiş ülkeler ailesine katılmak, refah içinde bir toplum olmak istiyor. İçinde bulunduğu coğrafyada bunu AB simgelediği için doğal olarak buna üye olmak için çabalıyor. Bunun için reformlar yapıldı, belki AB olmasaydı bunlar Türkiye için yapılabilirdi. Ama Türkiye Avrupa-Akdeniz coğrafyasında söz sahibi bir ülke olmak istiyor. Brüksel'de gümrük politikası, savunma politikası belirlenirken söz sahibi olmak istiyor. Dolayısıyla reformlar ilerlesin, hedefe doğru ilerleyelim ancak AB olmazsa da olur mantığına ben katılmıyorum. Olması gerekiyor. Bizim orada tam üye olarak karar mekanizmasına katılmamız gerekiyor. Bunu başaramazsak Türkiye olarak, Meriç Nehri kuzeyi ve güneyiyle bir nevi demir perde olur. Buna müsaade etmemeli. Biz bu coğrafyanın parçasıyız, tarih boyunca da parçası alacağız. AB'ye tam üyelik çok önemli ve çok zor bir hedef, bu hedefe ulaşmak için inanarak çalışmak gerek. Bu çalışmalara eminim devam edeceksiniz benim de uzaktan, konumuma uygun herhangi bir yararım olursa her türlü desteği vermeye hazırım.
Kahveye beklerim: Buluşur, kahve içeriz, birlikte yemek yeriz. Önce bakan ve sonra milletvekili olarak bana birlikte çalışma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bundan sonra da dostluğunuzu esirgemeyin. Bir kamu görevinden başka bir kamu görevine gidiyorum. Size de dostça siyasi yarışmalar dilerim.
Cemil Çiçek: Gurur duyuyoruz
UNDP Başkanlığı nedeniyle milletvekilliği görevinden ayrılan Derviş'i bütün milletvekilleri alkışlarıyla uğurlarken, kürsüye çıkan Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek de, Derviş'in, BM ve bütün dünya için çok önemli bir görev üstlendiğini, bu göreve gelen bir Türk vatandaşı olduğu için de gurur duyduklarını söyledi. Çiçek, Derviş'in Türkiye'nin zor şartlarında görev yaptığını ve elinden gelen çabayı gösterdiğini belirterek, bundan sonra da Türkiye'nin kaybedecek bir günü olmadığını, günü kurtaracak politikalar uygulayamayacağını kaydetti. Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da Meclis Başkanlık Divanı adına Derviş'i kutladı. Konuşmaların ardından Baykal'ın yanına oturan Derviş, kuyruk oluşturan milletvekillerinin kutlamalarını kabul etti.
Kemal Derviş'in milletvekilliğinden istifası ise gelecek hafta oylanacak.