'Halk Ekmek'e zam yok kuyruklar yine uzayacak

'Halk Ekmek'e zam yok kuyruklar yine uzayacak
'Halk Ekmek'e zam yok kuyruklar yine uzayacak

Halk Ekmek satış noktaları önünde zamdan önce de uzun kuyruklar oluşuyordu.

300 gram ekmek 85 kuruşa çıkarken, Halk Ekmek'e ise zam yapılmayacak. Böylece ekmek, yeni zamla 40 kuruştan satılan halk ekmeği ikiye katlayacak. İHE Genel Müdürü Bekaroğlu, zamma karşı fırıncıları birlik olup üretim yapmaya çağırıyor
Haber: NURİYE DOĞU / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye genelinde ekmek fiyatlarına yapılan yüzde 15’lik zam, 40 kuruşluk fiyatını arttırmayan Halk Ekmek satışlarına yarayacak. Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun açıkladığı son zamla fiyatı 85 kuruşa çıkan 300 gramlık ekmek, Halk Ekmek fiyatını da ikiye katlamış oldu.
Son yıllarda yapılan yatırımlarla ‘yoksul ekmeği’ imajını yıkan ve kepekten tam buğdaylıya kadar 36 çeşite çıkan İstanbul Halk Ekmek (İHE) büfelerinde artık kuyruklar daha da uzayacak. Cebeci, Edirnekapı ve Cevizli’deki fabrikalarında günde yaklaşık 1 milyon 200 bin adet ekmek ürettiklerini ve 300 gram normal ekmeği 40 kuruştan sattıklarını belirten İHE Genel Müdürü Salih Bekaroğlu, “Girdi maliyetlerinde ekmeğe zammı gerektirecek bir artış olmadı. Zaten 2008 Haziran’dan bu yana fiyatımız artmadı, bu yıl da artmayacak” diyor. Satışlarının sürekli arttığını ifade eden Bekaroğlu, tüketicinin sağlıklı ve uygun fiyatlı halk ekmeğini keşfettiğini, müşterilerinin hızla arttığını söyledi. 

‘Vatandaş gramajı sorsun’
Fırıncıların zaten dönem dönem ekmek gramajını düşürerek, gizli zam yaptıklarını iddia eden Bekaroğlu, “Vatandaş mutlaka gramajı ve kaç kuruş olduğunu sorgulamalı” diyor. Bir fırında günde 300 ekmek üretildiğini anlatan Bekaroğlu, 550 büfe ve 80 satış dükkânında ekmek sattıklarını belirtiyor.
Halk Ekmek’in 1998’den sonra yaptığı özellikle teknolojik yatırımlarla satışlarını büyük ölçüde arttırdığını söyleyen SalihBekaroğlu, normal ekmeğin dışında, 36 çeşit farklı ekmek sattıklarını ve bunların payının genel satışlarda yüzde 15’e çıktığını belirtiyor. Tüketici gözünde artık ‘Halk Ekmek’ algısının tamamen değiştiğine dikkat çeken Bekaroğlu, “Özellikle tam buğday ekmeğinde bir yılda yüzde 150’den fazla artış var. Her üç fabrikamızda da gelişmiş laboratuvarlar var. Artık sadece yoksullar değil, daha çok sağlığını düşünen kesim Halk Ekmek alıyor” diyor.
Öte yandan Fırıncılar Federasyonu’nun zam açıklaması tartışmalara da yol açtı. Bir yandan 300 gram ekmeğin 75 kuruştan satılması gerektiği, zammın fırsatçılıktan ibaret olduğu tartışılırken bir yandan da federasyonun zam yapma yetkisi olmadığı belirtiliyor. Ayrıca İstanbul, Ankara , Bursa ve Adana ’daki büyükşehir belediyelerine ait fırınların yöneticileri de, zamma yol açacak bir maliyet artışı olmadığı için zam yapmayı düşünmediklerini açıkladı. İstanbul Halk Ekmek’in dışında Ankara, Bursa ve 300 gram ekmeğin 30 kuruştan satıldığı Adana’da da Halk Ekmek’e zam yapılmayacak. 

Ambalajlı ekmek el yakıyor
85 kuruşa çıkan normal ekmek fiyatı tartışılırken, geleneksel ekmeğe alternatif üretilen özel sektörün ambalajlı ekmekleriyse deyim yerindeyse el yakıyor.
Uno’nun yüzde 50 pazar payıyla lider olduğu pazarda kepekten, buğdaya, çavdara kadar onlarca çeşit bulunuyor. Ürünlerin fiyatlarının 2.5-4 TL arasında değiştiği pazarda Uno dışında Bonex, Doygun gibi irili ufaklı 10’a yakın ambalajlı ekmek üreten marka var. Ambalajlı ekmeklerde bu yıl zam yapılması beklenmiyor. 

Fırıncılar toplanıp fabrikaya geçsin
Türkiye’de artık fırınların da endüstriyel tipte üretime geçmeleri gerektiğine dikkat çeken Bekaroğlu, böyle giderse zam tartışmalarının bitmeyeceğini hatta fırıncılık mesleğinin de tehlikeye gireceğini söylüyor. Türkiye’de fırınların apartman altlarında küçük yerlerden çıkıp fabrikalara geçmedikçe sorunların devam edeceğinin altını çizen Bekaroğlu, şunları söylüyor:
“Çünkü her fırının girdi maliyetleri farklı. Fiyatlar sürekli değişiyor. Fırıncı esnafı bir araya gelip Halk Ekmek modelinde üretim yapsın. Biz sürekli bunu söylüyoruz. ‘10-15 fırıncı biraraya gelip bir fabrika kurup, toplu üretim yaparsa zamların önüne geçilebilir. Böylece merdivenaltı üretim de sona erer. Yoksa fiyat tartışmaları böyle gider. Fırıncılar ellerini çabuk tutmalılar. Çünkü İtalyan ve Alman firmalar Türkiye’de unlu mamuller ve ekmek üretmek için görüşmeye geliyorlar. Burada büyük bir potansiyel var ama Türk fırıncılar acele etmezse, yabancılara kaptıracağız. Fırıncılık mesleği de yavaş yavaş yok olacak.”


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    Adana

    ,

    Ankara

    ,

    İstanbul