'Hanımlar altınını satmaz'

İstanbul Altın Borsası Başkanı Vahdettin Ertaş, Türkiye'de tahminen 5-6 bin ton yastık altı altın olduğunu belirtip "Bunların yüzde 65'ini oluşturan takılar kolay kolay ekonomiye kazandırılamaz" dedi.
Haber: İLKER PEHLİVAN / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul Altın Borsası Başkanı Vahdettin Ertaş, Türkiye'de tahminen 5-6 bin ton yastık altı altın olduğunu belirtip "Bunların yüzde 65'ini oluşturan takılar kolay kolay ekonomiye kazandırılamaz" dedi. Türkiye'deki yastık altı altını tahmin etmenin zor olduğunu belirten Ertaş, bu konuda bazı araştırmalar yapıldığını ve 5-6 bin tonluk altın olabileceği sonucu çıktığını ifade etti.
Bu altınları üçe ayırmanın doğru olacağını savunan Ertaş, şöyle konuştu: "Bu tür altınların yüzde 35'ini yatırım amacıyla alınan külçe ve cumhuriyet altınları oluşturuyor. Yüzde 40'ı hem yatırım hem takı olan 22 ayar bilezikler. Diğer grup ise sadece takılar. Bu türün de yüzde 25 civarında olduğu tahmin ediliyor. Toplam yastık altı altının yüzde 65'ini oluşturan iki ve üçüncü grubu ekonomiye kazandırmak hayli zor."
122 ton altın satıldı
2004 yılında 60, 2005'te ise 62 ton altının ekonomiye kazandırıldığını aktaran Ertaş, dönüşün az olduğunu ifade etti. Geçen yıl Türkiye'nin 269 ton altın ithal ettiğini açıklayan Ertaş, "Geçen yıl ithal edilen altının yarısını yurtdışına sattık. Yarısı ise içeride kaldı. Dönen altının daha fazlası geliyor. Siz bugün kolay kolay bir hanımın aksesuvar altınını alıp satamazsınız" dedi.
Külçe ve cumhuriyet altınının ekonomiye daha kolay kazandırılabileceğini anlatan Ertaş bunun için çalışma yaptıklarını açıkladı. Dünyada yatırım amacıyla fiziki altın alıp satan ülke sayısının çok az olduğunu vurgulayan Ertaş, şöyle devam etti:
'Altın fonu kuruyoruz'
"Ortadoğu ülkeleri ve Hindistan, altını belge olarak alıp satıyor. Bu belgeler fiziki altınla aynı getiriyi sağlıyor. Bizim de üyelerimiz kanalıyla altına dayalı yatırım fonu kurma konusundaki çalışmalarımız sürüyor. Proje tamamlandığında altın İMKB'de de işlem görecek. İsteyenler bu belgenin karşılığı altını gelip bizden fiziki olarak alabilecek. Uygulama alım-satım, kolaylaştıracak. Projenin bu yılın ilk yarısında hayata geçmesini umuyoruz." Bu tür yatırım fonlarının dünyada dört ülkede olduğunu aktaran Ertaş, beşinci olacak Türkiye'deki bu uygulamanın büyük yatırımcıları da kendine çekeceğini söyledi.
İstanbul Altın Borsası'nı modernleştirmek için otomasyon projesi başlattıklarını açıklayan Vahdettin Ertaş, şöyle konuştu:
Evden işlem yapılacak
"Kademeli olarak otomasyona geçiyoruz. İlk olarak seans içi işlemlerin tamamının elektronik ortamda yapılmasını sağlayacağız. Daha sonra uzaktan erişim projesine geçeceğiz. Bu projeyle üyelerimizin altın borsasına gelmesi gerekmeyecek. Ofislerinden hatta evlerinden işlem yapabilecekler. Son hedefimiz de dünyadaki diğer borsalarla entegre olmak için 24 saat alım-satım yapabilecek bir borsa olmak." Otomasyon projelerinin ihalesinin geçen hafta yapıldığını aktaran Vahdettin Ertaş, projeleri bu yıl içinde gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.
İthalattaki pay yüzde 11
Mücevherat ihracatında Türkiye'nin son yıllarda önemli atılımlar gösterdiğini belirten Ertaş, "Türkiye 2005'te 1 milyar doların üzerinde mücevher ihracatı gerçekleştirdi. Bu yıl da ihracatın dünyadaki gelişmelere bağlı olarak artması bekleniyor" dedi.
Türkiye'nin dünyada altın ihracatı konusunda İtalya'dan sonra ikinci konumda bulunduğunu ifade eden Ertaş, şöyle konuştu: "İhracatta İtalya ile aramızdaki fark bir hayli daraldı. Bu ülkeyi kısa süre sonra yakalayacağız. İthalatta da ilk üç arasındayız. Dünyada üretilen altının yüzde 11'ini Türkiye ithal ediyor."
'Altında kültür etkisi var'
"Türkiye, dünya altın sektörünün önemli bir aktörü" diyen Ertaş, Türk vatandaşının altın talebinde kültürün çok büyük etkisi olduğunu aktardı. Geçen yıl Türkiye'de 50 ton cumhuriyet altını basıldığını hatırlatan Vahdettin Ertaş, "Cumhuriyet altını başka ülkede yok. Ancak yurtdışında özel günler için az miktarda madalyon basılıyor. Yurtdışında insanlar yatırım amaçlı altın alıyor. Ancak bizde özellikle Anadolu'da hâlâ bir yatırım aracı olarak değerlendiriliyor" diye konuştu.
'Altın fiyatları yükselecek'
Jeopolitik gerginliklerin altın fiyatını çok fazla etkilediğini anlatan Ertaş, 11 Eylül saldırısından sonra altının yeniden yatırım aracı olarak kabul edildiğini belirtti. Altının onsunun (31 gram) geçen yılı yüzde 18 artışla 513 dolardan tamamladığına dikkat çeken Ertaş, "Altın fiyatı 12 Aralık 2005'te 25 yılın rekoru olan 540.9 dolara ulaştı. Bu yıl 6 Şubat'ta da 570 dolarla yeni bir rekora ulaşıldı. 2006'nın da rekor fiyatla tamamlanmasnı öngörüyoruz" dedi. Altının geçen yıl yüzde 18 getiri sağladığını kaydeden Ertaş, "Altın yılbaşından bu yana da yüzde 6.2 oranında getiri sağlamış. Bu prim borsa dışındaki yatırım araçlarına göre çok iyi seviyede" diye konuştu.