Hanke: Dalgalı kurdan vazgeçin, Türk Lirası'nı avroya sabitleyin

Uluslararası alanda tanınmış ekonomistlerden Prof. Dr. Steve Hanke, Türkiye'nin, muhtemel bir para krizinden etkilenmemesinin tek yolunun, mevcut dalgalı döviz kuru rejimini bırakarak kısa bir sürede 'para kurulu sistemine' geçmesi olduğunu savundu.

WASHINGTON/ANKARA - Uluslararası alanda tanınmış ekonomistlerden Prof. Dr. Steve Hanke, Türkiye'nin, muhtemel bir para krizinden etkilenmemesinin tek yolunun, mevcut dalgalı döviz kuru rejimini bırakarak kısa bir sürede 'para kurulu sistemine' geçmesi olduğunu savundu.
Türkiye ekonomisini, 1994'teki krizden bu yana yakın bir şekilde takip eden Hanke, Türkiye için en uygun döviz kuru politikasının 'para kurulu' sistemi olacağını söyledi. Hanke, bu sistemin, lira-avro konvertibilitesini garanti altına alacağını da vurguladı. Hanke, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye, YTL'yi istikrara kavuşturmak için ortodoks bir para kurulu sistemi çerçevesinde, YTL'yi avroya sabitleyebilir ve bunun sonucu YTL istikrara kavuşur, Türkiye gayriresmi şekilde avro bölgesine de başarıyla giriş yapabilir." Steve Hanke, para kurulu sisteminin, Türkiye'ye 11 Avrupa Birliği üyesinin kendi para birimlerini, Ocak 2002'deki gibi avro ile değiştirmesine imkan vereceğini böylece Türkiye'nin avroya çabuk uyum sağlayacağını iddia etti.
YTL yatırımını tasfiye etti
Uluslararası yatırımcı, Forbes yazarı ve ABD'de Başkan Ronald Reagan döneminde Ekonomik Danışmanlar Konseyi Başekonomisti olan Hanke, aynı zamanda ABD'deki Johns Hopkins Üniversitesi'nde hocalık yapıyor. Kasım 2005'te, İstanbul'da Yabancı Sermaye Derneği'nin (YASED) bir konferansına katıldığını ve bu konferansta, Türk Lirası'nın aşırı değerli olduğunu vurguladığını hatırlatan Steve Hanke, "Türkiye'nin uyguladığı dalgalı kur rejimiyle, enflasyon hedeflemesinin doğru bir politika olmadığını düşündüm ve bu kaygılarım sonucunda Mart 2006'da, YTL cinsinden pozisyonumu hemen tasfiye ettim" diye konuştu.
Mayıs ayı ortalarında Forum İstanbul toplantısına katılarak bir konuşma yaptığını anımsatan Hanke, toplantıda, YTL'ye ilişkin doğrudan tartışmaya girmekten kaçındığını kaydetti. Hanke, şunları söyledi:
"Toplantı sırasında YTL'de dalgalanma başlamıştı ve bu toplantılar sırasında, YTL'deki dalgalanmayı da dikkate alarak yangının üstüne körükle varmak istemedim. Maalesef piyasalar, Kasım 2005'ten bu yanaki kaygılarımı haklı çıkardı. 3 Temmuz 2006'da Forbes dergisinde çıkan 'Bernanke'nin Küçük Sorunu' isimli köşe yazımda da belirttiğim gibi, küresel büyüklükteki merkez bankalarının faiz artırımı politikası da enflasyon ve döviz cinsinden borçlar üzerinde olumsuz etkide bulunuyor."
Türkiye'nin, 1994 ve 2000 yıllarında yaşadığı ekonomik krizlerden artık uzak olduğunu da vurgulayan Hanke, "Benim söylediğim, Merkez Bankası'nın gerçekten zor bir durumda olmasıdır" dedi.
Para kurulu sistemi nedir?
1998 yılının ortalarından itibaren ortaya çıkan ve dünya ekonomilerini derinden etkileyen Asya kriziyle birlikte para politikaları, uluslararası sistemde yeniden ön plana çıktı. Bu çerçevede, merkez bankacılığı sistemine bir alternatif aranmaya başlandı ve 'para kurulu' rejimi gündeme getirildi. Ekonomistlere göre para kurulu, döviz rezervi karşılığı sabit kur üzerinden ulusal para çıkaran bir kurumsal düzenleme. Merkez Bankası, sadece döviz ve döviz cinsi varlıklar karşılığında sabit kur üzerinden piyasaya para arz etmekle yükümlü oluyor ve bunun dışında hiçbir görevi bulunmuyor.
Önkoşullar oluşmalı
Para kuruluna geçiş için bazı koşulların yerine getirilmesi gerekiyor. İlk koşul olarak, bütçe açıklarının kontrol altına alınması gösteriliyor. İkinci koşul ise mali sektörün sağlamlığı olarak ifade ediliyor. Bu gerekli koşulların gerçekleşmemesi halinde ise Arjantin örneğinde olduğu gibi ülkeler, para kurulundan bekledikleri, para birimi ve fiyat istikrarından da istedikleri sonucu alamıyorlar.