'Havza bazlı desteklemeye hemen geçilmesin'

TZD Genel Başkanı İbrahim Yetkin, 'Çiftçilerin hangi ürünün nerede ne kadar üretilebileceğinin belirlendiği modelde yem bitkileri ve meyve sebze üretimi yer almıyor' dedi

ANKARA - Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker tarafından açıklanan havza bazlı destekleme modeline birden geçilmesinin yanlış olduğunu savunarak, uygulamaya bir pilot havza seçilerek başlanmasını önerdi. Yetkin, dernek binasında yaptığı basın toplantısında, çiftçilerin hangi ürünün nerede ne kadar üretilebileceği ile hangi üründen daha fazla verim ve gelir sağlayacağının belirlendiği havza bazlı destekleme uygulanmasında yem bitkileri ve meyve sebze üretiminin yer almadığını ifade etti.

Çiftçilerin haberi yok
Halen prim desteği ödenen 16 üründe 30 tarım havzası belirlendiğini hatırlatan Yetkin, havzalarda tarım yapan çiftçilerin söz konusu modelden haberdar olmadığını ve bilgilendirilmediğini ileri sürdü. Söz konusu havzalardaki çiftçilerin modele ilişkin bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yetkin, havzalarda arpa, aspir, ayçiçeği, buğday, çavdar, çay, çeltik, kanola, kuru fasulye, mercimek, mısır, nohut, pamuk, soya, yulaf, zeytin ürünlerinin destekleneceğini hatırlatarak, “Mısır, buğday, arpa her havzada zaten var” eleştirisinde bulundu. Buğday fiyatlarının piyasanın altında kaldığına da işaret eden Yetkin, TMO’nun önceki yıllara oranla sınırsız alım yapma kararı ve bir alım fiyatı açıklayarak piyasaya olumlu müdahale etmesinin önemli olduğunu vurgularken, diğer yandan TMO’nun ödemelerini bir ay vadeli yapmak yerine peşin yapmasının çiftçileri daha da rahatlatacağını dile getirdi. Yetkin, Türkiye genelinde buğday hasadının yüzde 60 oranında tamamlandığını bildirerek, normal şartlarda bu yılki buğday rekoltesi yüksek olacağını ancak buğdayın kalitesinin istenen seviyede olmadığını söyledi. 

‘GDO yasaklama altında serbest bırakılıyor’
TZD Genel Başkanı İbrahim Yetkin, AKP hükümeti tarafından hazırlanan ‘Biyo Güvenlik Yasası’na ilişkin olarak da yasa tasarısıyla genleriyle oynanmış tohum ve ürünlere (GDO) yasaklama adı altında serbesti getirildiğini savundu. GDO’ların 1998 yılında bu yana hiç bir denetime tabi olmayarak ithalatla Türkiye’ye girdiğini belirten Yetkin, Türkiye gümrüklerinde söz konusu ürünlerinin ayrımını yapabilecek laboratuvar alt yapısı olmadığını, Bursa ve Ankara’da bulunan mevcut laboratuvarlar ile etkin bir denetim yapabilmenin olanaksız olduğunu ifade etti. Yetkin, hangi nitelikte olursa olsun ülkeye GDO ürünlerinin girişinin yasaklanması, gümrük ve iç piyasada etkin bir denetim sisteminin kurulması ve GDO’lu tohumların kontrolsüz alanlarda ekimine asla izin verilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. (Radikal)