Hem UYARI

Hem UYARI
Hem UYARI
Küresel sermaye hareketlerinde yaşanan değişimlere bağlı olarak Türkiye ilişkin endişeler dile getirilmeye devam ediyor. S&P, ekonomik açıdan Türkiye'yi kırılganlıkta Ukrayna ve Gana'nın ardından ilk 3'te değerlendirirken, IMF, 2014 yılında Türkiye ve Rusya hariç Avrupa'da büyüme yaşanacağını belirterek, "Rusya ve Türkiye gibi ülkeler stresle karşı karşıya" dedi.
Haber: HÜLYA GÜLER / Arşivi

En kırılgan üçüncü ülke TÜRKİYE !
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), ABD Merkez Bankası’nın (Fed) tahvil alımını azaltmasının gelişmekte olan ülkelere etkileri konusunda Türkiye’yi kırılganlıkta ilk 3’te değerlendirdi. S&P’nin yaptığı son çalışmada, küresel sermaye akımlarına karşı Ukrayna kırılganlıkta ilk sırada yer alırken, Gana ikinci ve Türkiye en kırılgan üçüncü ülke oldu. Pakistan ve Mısır gibi çok ciddi sorunlarla uğraşan ülkelerin bile Türkiye’den daha az kırılgan olarak değerlendirildiği listede, Makedonya, Belarus, Bulgaristan, Gürcistan, Hırvatistan, Fas ve Güney Afrika ise ilk 10’da yer aldı. Türkiye geçtiğimiz aylarda Morgan Stanley’in Fed kararlarının ardından para birimi en çok değer kaybeden ülkeler listesinde ‘kırılgan beşli’ olarak ilan etmişti. 

Özel sektörün borcu

S&P’nin, dün İstanbul ’da şirketlere yönelik düzenlediği seminerde de anlatılan bu çalışmanın sonuçları, S&P Ülke Derecelendirmeleri Analitik Başkanı Moritz Kraemer ve Türkiye dahil S&P Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölge Müdürü Zeynep Holmes tarafından, bir gün önce ekonomi basını ile paylaşıldı. Ülkelerin kredi notlarına ilişkin değerlendirmelerde en yetkili isimlerden biri olan Kraemer, Türkiye’nin çok ciddi ekonomik ve siyasi sorunları olan ülkeleri geride bırakarak kırılganlıkta ilk üçte yer almasını, cari açık ve özel sektörün borçluluğunun yarattığı risklere bağladı. Kraemer, Türkiye Hazine’sinin toplam borç stoğunu azaltmak, vade yapısını uzatmak ve maliyetlerini düşürme başarısını göstermesine karşın halen GSYİH’nın yüzde 10’u kadar bir borçlanma yapmak zorunda olduğunu ve Hazine’nin borcu düşmesi karşın hane halkı ve şirketler kesiminin borçluluğunun arttığına işaret etti.

Not değil mali durum

Bu çalışmanın ülkelerin kredi notunu göstermediğinin altını çizen Kraemer, Türkiye’nin kırılganlıkta ilk 3’te olmasına neden olan kriterleri şöyle açıkladı: “Bu sıralamada 3 kritere bakıyoruz. Biri brüt dış finansman ihtiyacı. Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını, ihracat gelirlerine bölüyoruz. Eğer bu rakam 100’ün üzerinde ise, ülkenin fazladan dış gelire ihtiyacı var demektir. Türkiye için bu rakam 139. Bir diğer kriter ise, kısa vadeli dış borcun kullanılabilir döviz rezervine bölünmesi ile bulunuyor. Türkiye için bu rakam da 166. Yani Türkiye’nin rezervden çok borcu var. Son kiriter ise, çifte açık önlemi.”

Hazine ile kontrat görüşmeleri sürüyor


Zeynep Holmes, S&P’nin Türkiye’yi derecelendirmesi için Hazine ile yeniden kontrat yapma konusundaki görüşmelerin devam ettiğini belirterek, “İstedikleri zaman bizimle kontrat yapabilirler. Gördüğünüz gibi biz yine Türkiye’yi değerlendirmeye devam ediyoruz” dedi.

IMF, son raporunda Türkiye’yi uyardı


Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa (ODGA) için hazırladığı ‘İlkbahar 2014 Bölgesel Ekonomik Görünüm Raporu’nda (BEGR), Rusya ve Türkiye’de diğer bölge ülkelerinden farklı büyüme modellerinin sergilendiğinin altını çizerek, “Bölgenin en büyük ekonomileri Rusya ve Türkiye’nin dışında, 2014 yılında büyümenin geçen yıla göre iki kat hızlanarak yüzde 2.3 olacağı öngörülüyor” denildi. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Orta, Doğu ve Güney Doğu Avrupa bölgesindeki 22 ülkenin değerlendirildiği raporda, ekonomik toparlanmanın geçen yıla göre güçlenmesine rağmen, gelişmiş ülkelerin sıkılaşan para politikaları ve jeopolitik riskler nedeniyle bölgenin ağırlıkla ihtiyaç duyduğu dış finansmanın koşullarının sıkılaşabileceği belirtildi. Raporda, alışılmamış bir risk dizilimi yüzünden görünüme gölge düştüğü belirtilirken, Rusya ve Türkiye hariç Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa bölgesinde yabancı banka finansmanında, azalmakta olan portföy çıkışlarının 2009 yılından bu yana ilk kez 2013’ün 3. çeyreğinde negatife döndüğü aktarıldı. 

Para politikası freni

“Türkiye’de 2013 yılında büyüme hızlı ve iç talep döndürülebilir olurken, son para politikası sıkılaştırması, makro ihtiyati tedbirler ve oldukça büyük döviz kuru ayarlamasının, büyümenin özel iç taleple desteklenmesine neden olması bekleniyor” denilen raporda, piyasalardaki dalgalanmanın son zamanlarında, genellikle düşük kamu ya da özel sektör borcu ile Rusya ve Türkiye gibi ülkelerin stok sorunlarına ilgisiz olmaları nedeniyle stresle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda, IMF’nin nisan ayında revize ettiği Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Türkiye’nin reel milli gelir büyüme tahminlerinin 2013 yılı için yüzde 4.3, 2014 yılı için yüzde 2.3 ve 2015 yılı için yüzde 3.1 olduğu hatırlatılırken, dış baskılara bir ölçüde yanıt olan para politikasının, yavaşlamaya neden olacağı vurgulandı.

İhracatın rolü artar

Türkiye’de 2013 yılında büyüme hızlı ve iç talep döndürülebilir olurken, son para politikası sıkılaştırması, makro ihtiyati tedbirler ve oldukça büyük döviz kuru ayarlamasının, büyümenin özel iç taleple desteklenmesine neden olmasının beklendiğini belirtti. Raporda gevşek para politikası ve istihdamdaki iyileşmeye bağlı olarak çoğu ülkede iç talebin büyümede itici rolü oynayacağı, Türkiye’nin ise büyümede bölge genelinden ayrıştığı ifade edilen raporda, “TL’deki belirgin değer kaybının etkisiyle büyümede ihracatın rolü artacaktır” denildi.

bigPara.com