Hisarcıklıoğlu: Siyasetin arka bahçesi olmayacağız

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) rakipsiz kalan Rifat Hisarcıklıoğlu, kullanılan 1265 oydan geçerli olan 1257 oyun tamamını alarak, yeniden başkan seçildi.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) rakipsiz kalan Rifat Hisarcıklıoğlu, kullanılan 1265 oydan geçerli olan 1257 oyun tamamını alarak, yeniden başkan seçildi. Hisarcıklıoğlu, seçim öncesinde yaptığı konuşmada, ihracatçıların ve turizmcilerin camiadan bölünmesi çabalarına değinerek, "Özel sektörü şahsi ihtirasları uğruna parçalamak isteyenleri son kez uyarıyoruz" dedi.
Hisarcıklıoğlu, siyasetçinin arka bahçesi olmayacaklarının altını "Bizim siyasetimiz ekonomidir" sözleriyle çizdi. TOBB Genel Kurulu, iktidar ve muhalefet partilerinin özelleştirme kavgasına da sahne oldu. Başbakan Erdoğan, geçmişte Erdemir'in kurulmasına karşı olan ana muhalefet partisinin bugün satışına karşı olduğunu söylerken, CHP lideri Baykal, kârlı kuruluşların satışına karşı olduklarını, Erdemir'in satışından elde edilecek gelirin şirketin iki yıllık kârı olduğunu söyledi.
TOBB'un 60. Genel Kurulu dün yapıldı. Başkanın ve TOBB yönetiminin delegeler tarafından seçimini öngören yasal düzenlemenin ilk kez uygulandığı genel kurulda Hisarcıklıoğlu'nun karşısına aday çıkmadı. 1364 delege dünkü seçimlerde başkanı ve ardından 14 kişilik yönetim kurulunu ve konsey başkan ve yönetimlerini belirledi. Seçimler sonucunda kayıtlı 1351 delegenin 1265'i oy kullandı. Hisarcıklıoğlu geçerli 1257 oyun tamamını alarak başkanlığa yeniden seçilirken, sekiz oy geçersiz sayıldı. Daha önce 1360 olarak açıklanan kayıtlı delege sayısı, bazı odaların seçimlerini tamamlayamamaları nedeniyle 1351'de kaldı. TOBB'un 14 kişilik Yönetim Kurulu üye aday listesinde TOBB Başkanvekili Mehmet Balduk'un olmaması sürpriz olarak değerlendirildi. Balduk da adını listede göremeyince genel kurulu terk etti. Balduk'un sabah saatlerinde liste için başkanla tartıştığı ifade edildi. TOBB'un yeni yönetim listesindeki isimler seçimlerde siyasetin etkili olduğunu ortaya koydu. İTO seçimlerinde Murat Yalçıntaş'ın lehine başkan adaylığından çekilen İbrahim Çağlar listeye girerken, ağırlıkla DYP kökenli olan Nail Kalemci, Özcan Tülümen, İbrahim Yamak ve Halil Demirkaya listede yer almadı. Hisarcıklıoğlu'nun yeni aday listesi şöyle oluştu: Zafer Çağlayan, Bülent Koşmaz, Faik Yavuz, Hüseyin Üzülmez, Halil Mete, İlhan Parseker, Nevzat Koçer, Fethi Coşkun Tuncel, Fahrettin Akyıl, İbrahim Çağlar, Tamer Taşkın, Mustafa Şadan Eren, Kemal Özgen, Mustafa Yardımcı. Genel kurulda Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve ekonomiyle ilgili bakanların dışında çok sayıda bakan katıldı.
'Yeni ikbal makamları'
Hisarcıklıoğlu, konuşmasında, iktidarı yapısal reformlar konusunda uyarırken, ihracatçı-turizmci ve nakliyatçıların TOBB bünyesinden ayrı örgütlenmesine dönük çabaları da sert bir dille eleştirdi. Özel sektörün üstündeki yüklerin azaltılacağına, bürokratik oyunlarla nasıl yeni 'ikbal makamları' yaratılacağının hesabının yapıldığını ileri süren Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: "Ama bazı siyasilerimizin arka bahçe sevdalarının bazı bürokratların makam sahibi olma hesaplarıyla birleştiğini görüyoruz. Özel sektörü şahsi ihtirasları uğruna parçalamak isteyenleri son kez uyarıyoruz. Kimse beyhude hayal peşinde koşup bu büyük camianın bölünmesini beklemesin. Müsaade etmeyiz. Bizleri bölerek ufaltmak isteyenler karşılarında nasıl bir camia bulacaklarını iyi hesap etmelidir." Hisarcıklıoğlu'nun bu mesajı Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'e gönderdiği yorumu yapıldı. Bu arada, cumhuriyet dönemi gelişmelerin anlatıldığı multivizyon gösterisi sırasında Atatürk'ün mesajının ABD'liler tarafından getirtilen özel kamera ile yapılan çekimle Amerikan halkına aktarıldığı bilgisi de dikkat çekti. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yatırım ortamının önündeki engellere değinirken, "Akşamdan sabaha değişen mevzuat düzenlemesi, tepki niteliğinde gündeme gelen kanunlar ekonomiye disiplin getirmediği gibi strateji eksikliğine işaret ediyor" dedi.
Döviz açığının üç yılda 40 milyar dolara ulaştığına değinen Hisarcıklıoğlu, bunun daha fazla sürdürülemeyeceğini belirterek, şunları söyledi: "Daha ne kadar istihdamın ve yatırımın önündeki engellerle boğuşacağız? Daha ne kadar yolsuzlukların yapanın yanına kâr kaldığını izleyeceğiz? Bizler her fedakârlıkta bulunurken, bunları isteyen kamu idaresinin sanki sorunun kaynağı kendisi değilmiş gibi eski tas, eski hamam sürmesine ne kadar müsaade edeceğiz?" Mevcut yapıyla kayıt dışının azaltılmasının mümkün olmadığını belirten Rifat Hisarcıklıoğlu, vergi sisteminin yeni baştan düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Baykal'dan Erdemir eleştirisi
CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye'de Erdemir dahil elde avuçta ne varsa paraya çevirerek, bu dönemin kurtarılmaya çalışıldığını iddia etti ve, "Biz Erdemir'in satışına karşıyız, ancak bunun bir ideolojik özelleştirme karşıtlığı olarak algılanması büyük bir hatadır. Çünkü Erdemir zaten özeldir, bunun özelleştirilmesi söz konusu değil, ancak satışı söz konusudur" diye konuştu. Erdemir'in kâr eden, teknolojisi yeni, başarılı bir kuruluş olmasına rağmen, rakiplerine satılmak istenildiğini kaydeden Baykal, "Erdemir iki yıllık kârına karşılık satılıyor. Bu durumda Erdemir'in satışına aklı başında herkes karşı" dedi.
Erdoğan'ın Özal döneminde elde edilen başarılardan övgüyle söz etmesine CHP lideri Deniz Baykal'dan tepki geldi. 80 yıllık geçmiyte bütün yönetimlerin, başbakanların, milletin alın teri emeği olduğuna işaret eden CHP lideri Baykal, "Gelmiş geçmiş bütün yönetimlerin haklarını yemeden, saygı duymak hepimize düşen bir görevdir. Bunu inkâr etmek insafsızlık, haksızlık... Bunu yapmak hepimizin boynunun borcudur."
'Kuruluşuna da, satışına da karşı çıkıyorlar'
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'ndan sonra yaptığı konuşmada, Erdemir ve SEKA örneklerini veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ereğli Demir Çelik'in kurulmasına da bu CHP zihniyeti karşı çıkmıştı, şimdi de özelleştirilmesine karşı çıkmaktadırlar. Aynı şey, SEKA için de geçerlidir" dedi. SEKA'nın zarar eden bir kuruluş olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunu ideolojik yaklaşımlarla tanımlayamazsınız. Bu, sadece ülkenin zarar hanesine kayıt düşmektir ama bizler ülkenin zarar hanesine asla kayıt düşmesini düşünmüyoruz, düşünmeyiz de." dedi.
'Halkın arasından çıkmadım'
Kendilerine 'halkın arasına girmeye yüzleri yok' şeklinde eleştiride bulunanlar olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Şimdi birileri kendilerini tatmin edebilir. Zaman zaman bunları da görüyoruz. 'Efendim halkın arasına girmeye yüzleri yok' falan diyenler oluyor. Halkın arasından çıkmadım ki... Dün de halkın arasındaydım, şu anda da halkın arasındayım, hiç endişem yok. Evlerine kadar gidiyorum, oturuyorum, kendileriyle sohbet ediyorum, bu noktada hiç sıkıntım yok. Gayet rahatım. Alışılmış bir politikacı değilim." Olumlu ekonomik gelişmelerin tam manasıyla tabana yansımadığını da anlatan Başbakan, "Ama kusura bakmayın, bir hazım süresi var. Tabana da şüphesiz yansıyacaktır" ifadesini kullandı.
'Ter dökme zamanı'
Erdoğan, artık eskisi gibi rahat para kazanma döneminin bittiğini, yüzde 95'lere ulaşah faaliyet dışı gelir döneminin sona erdiğini belirterek, "Şimdi ter dökerek para kazanma dönemidir" dedi. Teşvik Yasası'na da değinen Erdoğan, burada da eksiklikler olabileceğini, ama bu adımların geri kalmış kalkınmamış bölgelerde istihdam alanı yaratmak için attığımız samimi adımlar olduğunu kaydetti.
Erdoğan konuşmasında, Cumhuriyet tarihinde en fazla yapısal reforma
kendi hükümetlerinin imza attığını, düzenlemelerin TOBB'un da katılımıyla gerçekleştirildiğini, kapalı kapılar ardında hazırlanmadığını vurguladı. Erdoğan, özel sektörün bürokrasiyle boğuşmaması için mücadele verdiklerini ve bütün enerjisini üretime yönlendirmesini istediklerini söyledi. Erdoğan, 2005-2007 dönemini kapsayan yeni programa bağlı kalacaklarını "Neyi öngörüyorsa, maliye ve para disiplininden asla kopmadan ve asla hedeflerinden sapmadan yerine getireceğiz" sözleriyle vurguladı.
Ekonomide alınan mesafeyi rakamlarla anlatan Erdoğan, "Rakamların söylediği gerçeği balçıkla sıvamanın imkânı yok. Türkiye neredeyse kaybetme noktasına geldiği geleceğini yeniden kazanıyor. Türkiye'nin son 2.5 yılda elde ettiği ekonomi ve siyasi kazanımların üstüne titreyecek bir noktaya gelinmiştir" dedi. Erdoğan, "Dünya ekonomisinin en önemli simaları, yabancı dostlar ekonomimizin geldiği nokta konusunda bizden çok daha iyimser ve umutlu olduklarını ifade ediyor" dedi.
Göstergelerin Türkiye'nin önünün fevkalade açık olduğuna işaret ettiğini söyleyen Erdoğan, "Eğer tedbiri elden bırakmaz, kısır çekişmelerin yerine yeni fikirleri, ataletin yerine dinamizmi, sabit fikirlerin yerine değişimi koymaya devam edersek, Türkiye tam hızla kalkınma hedefine ulaşacaktır" diye konuştu.
'Özelleştirmeye neden karşılar?'
Kriz dönemi için, "Allah o acılı, o çileli, o hazin günleri bir daha bu ülkeye, bu millete yaşatmasın" diyen Başbakan Erdoğan "Şükürler olsun ki 2005 yılının Türkiye'si artık o karanlık Türkiye'nin çok uzağındadır. Türkiye'yi 2.5 yıl önceki karanlık günlere götüren insanlar, bu ülke için bir hayali, bir hedefi, projesi olmayan insanlardır. Geleceğin mutlu, güçlü, müreffeh ve ileri Türkiye'sinin hayalini kuracak genç zihinlere, dinamik anlayışlara, donanımlı insanlara ihtiyaç vardır." diye konuştu.
Başbakan Tayyip Erdoğan, özelleştirmede çok ciddi adımlar attıklarını söylerken, CHP'nin özelleştirmeye yaklaşımını "Ana muhalefet partimizin (CHP) özelleştirmeye karşı olan muhalefetini anlamak mümkün değil" sözleriyle eleştirdi.