@bahadir_ozgr

Hollywood'a bile yazar ihraç etti

Hollywood'a bile yazar ihraç etti
Hollywood'a bile yazar ihraç etti

Barbaros Altuğ, açık sözlülüğüyle yayınevlerinin tepkisini çekiyor, çalışkanlığıyla yazarların takdirini topluyor.

İlk çıktığında çok tartışılan yazar ajanı Barbaros Altuğ, yazarlarını 50 ülkeye taşıdı. Hatta Ayşe Kulin'i Hollywood'a bile ihraç etti. Şimdi sırada diğerleri var.
Haber: BAHADIR ÖZGÜR / Arşivi

Yazar ajanı!.. Yayın dünyası bu tuhaf meslekle telifin henüz utana sıkıla istendiği 1990’lı yıllarda tanıştı. Ve bestsellerın ayıplandığı, billboard’lı kitap tanıtımının işportacılık sayıldığı bir iklimin tam ortasına bomba gibi düştü. O gün geleneksel yayıncılığa meydan okuması bir yana, sırf soğuk savaş atığı sevimsiz sıfatıyla bile yayınevlerinin hiddetini çekmekte gecikmedi. Edebiyata hakaret sayılan o ajan, bugün en önemli yazar ihracatçısı. Portfoyündeki Ayşe Kulin, taşlanan bilboardlardan Hollywood stüdyosuna dek uzandı. 37 yazar Random House, Penguin, Rizzoli gibi yayınevlerinin aracılığıyla 50 ülkede basılıyor.
Kültür Bakanlığı’nın web sitesine girildiğinde upuzun bir yazar ajanı listesiyle karşılaşılır. Listenin üstten dördüncü sırasında yer alan İstanbul Telif Ofisi’nin kurucusu Barbaros Altuğ, 11 yıl önce yayın dünyasına işte o bombayı atan kişidir.

Mühendislikten ajanlığa
“Türk yazarını yurtdışına satacak bir ajan lazım” diyerek Sabancı Grubu’ndaki mühendislik kariyerine noktayı koyup, 1999’da ajansını kurdu. İlk müşterileri “teyzem” dediği Latife Tekin ve iki dostuydu. Adını ilk kez Bursa’daki kitap fuarında, organizasyon komitesinin sözleşmeye uymamasını gerekçe gösterip “Yazarlarımı çekerim” restiyle duyurdu. Yayınevleri ile atışmalar, eleştirmenlerle didişmelerle geçen yılların ardından hırçın ajan Altuğ’un listesi; Ayşe Kulin, Perihan Mağden, Latife Tekin, Kürşat Başar, Hasan Ali Topbaş, Mehmet Murat Somer, Halide Edip’in vârisleri ve Canan Tan gibi 37 ünlü Türk yazarına ulaştı. Açtığı kulvardan şimdi onlarca ajan yürüyor. Lakin Altuğ, kendini ötekilerden kırmızı çizgiyle ayırıyor. Onun derdi; yabancı yazarları içeriye değil, Türk yazarları dışarıya satmak. Yani edebiyatın diliyle gerçekten bir ajan, ekonominin diliyle tam bir ihracatçı...

Küçük yayınevine asla satmam
Fuar fuar dolaşıp sıkı bir lobi çalışması yürüten Altuğ, yaptığı işin bilançosunu bir solukta döküyor: “Hepsini yurtdışına taşıdım. Şimdilik 50 ülkeye, 35 dile ulaştım. Etnik dillere de sıra geldi. Örneğin; Perihan Mağden Katalanca’da basılıyor. Perihan’ın yeni kitabını Almanya , Kulin’inkini İspanya ve İtalya , Somer’inkini Brezilya’ya sattım.” Elbette bu kadar da değil. Pek kimse hatırlamasa da Ekşi Sözlük’ün asla unutmadığı üç yıl önceki sözlerinin de arkasında. “Türk yazarlarını Hollywood’a taşıyacağım” çıkışını hatırlatır hatırlatmaz cevabı veriyor: “Kulin’in Nefes Nefese’sini büyük bir Hollywood şirketine sattık. Cast’ı da hazır. Başrol Oscar’lı bir oyuncunun. Somer’in Jigolo Cinayetleri de sırada.”

Altuğ, portföyü 40 yazara ulaşınca bırakacakmış. İşe başladığı günkü iddiasını gerçekleştirdiğini düşünüyor çünkü. “Hem para kazanılacağını hem de Türk yazarın doğru stratejiyle yurtdışına satılabileceğini kanıtladım” diyen Altuğ’un kendisi bahsetmese de şu notu hanesine düşmek
gerekir: Eğer bugün telif  temel bir hak görülüyorsa  bunda ajanın da bir ıslak imzası muhakkak vardır.

bigPara.com