Hükümet Hazine'nin borçlanma limitini beş kat artırma peşinde

Erken seçim ve kriz nedeniyle bütçe açığının ilk dört ayda hedefin iki katına çıkması üzerine hükümet harekete geçti. Net borç kullanımının 2009 yılı için daha önce belirlenen dört kattan beş kata çıkarılmasına yönelik tasarı bu hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na getirilecek

ANKARA - Hükümetin bütçe ödenekleri ile gelirler arasındaki fark miktarı kadar net borç kullanımının 2009 için daha önce belirlenen 4 kattan 5 kata çıkarılmasına yönelik tasarının bu hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınması bekleniyor.
Bu yıl ekonominin yüzde 3.6 daralma tahminine göre hükümetin revize ettiği bütçe gelir ve gider rakamları kapsamında net borçlanma kullanımı limitinde de geçici bir maddeyle artırma yoluna gitti. Tasarının Meclis’in tatile gireceği 1 Temmuz’dan önce Genel Kurul’da kabul edilmesi gerekiyor.
TBMM’ye 22 Nisan’da sunulan bütçe kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair tasarıyla, “Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu”na eklenen geçici bir madde ile mevcut borçlanma kanununda düzenlenen “Mali yıl içinde belirtilen ilkeler ve mali sürdürülebilirlik de dikkate alınarak bütçe kanununda belirtilen başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark miktarı kadar net borç kullanımı yapılabilir” hükmü, “Net borç kullanımı tutarı 2009 yılı için, 1 Ocak 2009’dan geçerli olmak üzere, bakan ve Bakanlar Kurulu tarafından artırılan net borç kullanım tutarının dört katı olarak uygulanır” olarak yeniden düzenlenmişti. 

Hükümet talep etti
Ancak, bu düzenleme 6 Mayıs’ta tasarının sevk edildiği Plan ve Bütçe Alt Komisyonu’nda hükümetten gelen talep üzerine söz konusu tutar değiştirildi ve 5 kat olarak belirlendi.
Böylece, bütçe başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark miktarı kadar net borç kullanımının 5 kat artırılmasıyla söz konusu limitin yaklaşık 75 milyar liraya çıktığı belirtildi. Yapılan revizyonda 2009 yılı için 10.4 milyar lira olan bütçe açığı 48.3 milyar liraya çıkarılmıştı. Ancak, artan harcamalar dolayısıyla bu rakamın yeniden yukarı yönlü revize edilmesi bekleniyor. 

Rapor yazılıyor
Reuters’a bilgi veren alt komisyon üyeleri, Hükümetin, alt komisyonda yapılan görüşmeler sırasında 2009 yılı için net borç kullanımının ihtiyaç duyulması nedeniyle 5 kata kadar çıkarılmasını önerdiğini söylediler.
Alt komisyondan bir yetkili, “Hükümet tarafından 5 katın daha uygun olacağı ifade edildi. Biz de komisyon olarak bu görüşe iştirak ettik. Alt komisyon çalışmaları tamamlandı, raporu yazılıyor. Tasarının, muhtemelen önümüzdeki hafta Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesine başlanır” dedi.
Alt komisyonun bir başka üyesi ise “Hükümet, alt komisyonda yapılan görüşmeler sırasında 2009 için net borç kullanımının 4 kata kadar artırılmasına yönelik maddenin ihtiyaç duyulması nedeniyle 5 kadar çıkarılmasını önerdi. Böylece daha önce yaklaşık 48 milyar lira olarak öngörülen rakam tutar 74.88 milyar liraya kadar çıkıyor” dedi.
Söz konusu rakam, yasada belirtilen ve bütçedeki başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark miktarı kadar net borç kullanımına ilişkin limitin yıl içinde en fazla yüzde 5 ve bunun yetmemesi halinde Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden yüzde 5 daha artırılabileceği dikkate alınarak hesaplanıyor. 

Gelir tarafı kırılgan
Oyak Yatırım ekonomisti Gülay Elif Girgin, bu şekilde kamu harcamalarını artırararak büyümenin olmayacağının artık anlaşılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Hükümet harcamalardan ödün vermek istemiyor. Bu alanda tasarrufa gitse bile en fazla 10-15 milyar liralık sağlayabilir, bunu da yapmıyor. Aslında, 2007 yılından bu yana bir şekilde yüzdürüyorlardı. Şimdi kendi yağıyla kavrulma dönemi, ama kavrulamıyoruz. Gelir tarafının çok kırılgan bir yapısı var, gider tarafı da çok katı. Bunlar dikkate alındığında bütçe açığının artması normal. Gelir tarafını daha sağlıklı hale getirecek yapısal düzenlemeler zamanında yapılmadı. Şimdi ise sıkışık bir dönem.” Önceki yıllarda olduğu gibi özelleştirme gelirleri ve yabancı sermaye girişi açısından oldukça zayıf bir dönemde olunduğuna dikkate çeken analistler, Hazine’nin de son revizyondan sonra hâlâ finansman programını açıklamadığını, bunun için IMF ile görüşmelerin netleşmesinin beklendiğini ifade ediyorlar. (Reuters)