'Hükümet kriz sonrası program için hazırlık yapıyor'

Kriz sonrası yılları olan 2010-2011-2012 için Türkiye'nin neler yapacağına yönelik detaylı bir program üzerinde çalıştıklarını söyleyen Başbakan Yardımcısı Babacan, 'Bu orta vadeli program Türkiye'nin krizden çıkış stratejisi olacak' dedi


KONYA - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ne yapılırsa yapılsın 2009 yılının dünya ekonomik tarihine kayıp bir yıl olarak geçeceğini belirterek, “alınan önlemlerle 2010-2011’de pek çok ülke problemlerini aşmaya çalışırken, Türkiye çok daha hafif bir borç yüküyle ve çok daha sağlam bir finans sistemiyle bu krizini çok daha hafif atlatacak” dedi.
Bakan Babacan, iki aydır kriz sonrasında Türkiye’nin neler yapacağıyla alakalı detaylı bir program üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.
Babacan, Konya’da gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

‘Haftaya Şanlıurfadayız’
“Bugün burada Konya’da EKK’nın bölgesel toplantısını yapmak üzere bir araya geldik. Orta Anadolu illerindeki önemli konuları masaya yatırmak, önerileri dinlemek üzere bu toplantıyı gerçekleştirdik. Bu toplantıların ilki bugün Konya’da başlıyor. İkincisini önümüzdeki hafta Şanlıurfa’da gerçekleştireceğiz. Orada GAP projesi kapsamında 9 ilimizin sorunlarını masaya yatıracağız. Konya ise tarımıyla sanayisiyle hatta turizm potansiyeliyle ülkemizin parlayan yıldızlarından. Konya’da özellikle KOP projesi ki, KOP projesi, Orta Anadolu’nun çehresini değiştirecek bir projedir. Bugün kapsal şekilde ele alacağımız bu projeye, Hükümetimizin verdiği önemi bir kez daha vurgulamak istiyorum” Dünya ekonomisinin yaklaşık bir yıldır çok derin bir ekonomik krizle karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Babacan, şunları kaydetti: “Modern ekonomi tarihinin gördüğü en büyük kriz. Türkiye çok şükür bir finans krizi yaşamadı. Bankacılık sektörüne destek zorunda kalmayan tek ülke Türkiye’dir.”

‘Krizin sebebi biz değiliz’
Krizin Türkiye’nin ihracat oranlarını düşürdüğünü ancak Türkiye’yi ihracat yapılan pazarların daralmasının etkilediğini dile getiren Babacan, “Dünya ekonomilerindeki ortalama daralmanın 3 misli daralmayı biz, Türkiye’nin ihraç pazarlarında görüyoruz. Biz bu krizin sebebi değiliz, Türkiye’nin uyguladığı daralmalar değil. Krizin kaynağı herhangi bir şekilde Türkiye’nin uyguladığı politikalar değil. Yine ülkemiz bu sene ekonomik daralmayla karşı karşıya kalacak. 2009 yılı Türkiye’de ekonomik büyümenin negatif olduğu, ekonominin daraldığı bir yıl olacak” dedi.

2009 kayıp yıl
2009 yılı her ne kadar kayıp bir yıl olsa da, kendilerinin, son 2 aydır yoğun bir şekilde 2010, 2011 ve 2012 için çalıştıklarını dile getiren Babacan, şunları kaydetti:
“Yani kriz sonrasında Türkiye’nin neler yapacağıyla alakalı detaylı bir program üzerinde çalışıyoruz. Bu orta vadeli program Türkiye’nin krizden çıkış stratejisi olacak. Pek çok ülke ne yapacağını ortaya koyamamışken, Türkiye 2009 yılından sonra neler yapacağını açıklayacak, hedeflerini ortaya koyacak ve bu özellikle öngörülebilirlik açısından, son derece yararlı olacak.”
Türkiye’nin kamu borç stokuna, 3-5 sene ileri bakıldığında Avrupa ortalamalarının neredeyse yarısı kadar olacağının öngörüldüğünü vurgulayan Babacan, şöyle dedi:

Bunu IMF de söylüyor
“Borç yükü çok daha hafif, sağlam bir finans sistemiyle sağlam bir ekonomik programla yoluna devam eden bir ülke olacağız. Bu bize büyük avantajlar sağlayacak. Alınan önlemlerle 2010-2011’de pek çok ülke problemlerini aşmaya çalışırken Türkiye çok daha hafif bir borç yüküyle ve çok daha sağlam bir finans sistemiyle bu krizini çok daha hafif atlatacak. Bunu iyimser bir hava olsun diye söylemiyorum. OECD, Dünya Bankası, IMF raporları ve projeksiyonlarına bakın, AB içinde OECD ülkeleri arasında en hızlı toparlanacak bir kaç ülkeden birisi olarak zaten Türkiye gösteriliyor. Bu durum büyük ticaret hacimlerinin alt yapısını oluşturacak, Türkiye’nin kriz sonrası yüksek bir ivmeyle toparlanmasının hazırlığını oluşturacaktır.”

200 bin kişiye eğitim
Öte yandan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, yeni istihdam paketinde 200 bin kişiye iki yıl içerisinde mesleki eğitim verileceğini, 100 bin gence çeşitli iş yerlerinde staj yapma, iş hayatına başlangıç yapma imkânı sağlanacağını, 120 bin insana kısmi zamanlı çalışmayla toplum yararına çalışma programlarında imkân sağlanacağını belirtti.

TOBB: Mali disiplin hızla tesis edilmeli
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bundan sonra, hızla büyümüş olan kamu bütçe açığının ekonomik istikrarı tehdit etmemesi, ve mali sistemdeki kaynakları tüketip şirketleri kaynaksız bırakmaması için yeniden mali disiplini tesis edecek adımlara hızla ihtiyaç olduğunu belirtti.
Hisarcıklıoğlu, bugünkü yeni dünya düzeniyle yeni ekonomik anlayışla da karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Böylesi bir dönemde eskiden kalan alışkanlıklarımız ve yöntemlerle şirketlerimizi ayakta tutmamız, küresel rekabete devam etmemiz mümkün gözükmemektedir. Hepimiz iş yapma şeklimizi, alışkanlıklarımızı, bakış açımızı, yönetim tarzımızı yeniden gözden geçirip kendimizi sorgulamalıyız” diye konuştu.
Yatırım Teşvik Sistemi’nin uzun vadede sanayiye rekabet gücünü kazandıracak başlangıç olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, teşvik paketinin 1,5 yıl süreceğini ve fırsatları değerlendirmek gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu “Hükümetin orta vadeli ek program üzerinde çalıştığını biliyoruz. Bu programın tamamlanarak belirsizliklerin bir an önce bitmesini bekliyoruz” dedi.

‘Program açıklanmalı’
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ “Türkiye bu krizde, diğer ülkelerde olduğu gibi finansal bir krizi yaşamadı. Bu büyük avantajdı” dedi. Yalçındağ, şunları kaydetti: “İş adamları olarak beklentimiz güven, istikrar ve öngörülebilirlik. Türkiye’de öngörülebilirliğin yeniden sağlanması için de bir süredir beklediğimiz orta vadeli programı bekliyoruz. Programda bütçe açığının nasıl kontrol edileceği, harcama kalemlerinin nasıl kontrol edileceği, gelirin nasıl arttırılacağı, yapısal ve vergi reformlarının yer alması önemli.”
(aa)

bigPara.com