Hükümete, TV ve banka vetosu

Cumhurbaşkanı Sezer, Bankalar Kanunu ile Radyo ve TV Kuruluş Kanunu değişikliğini veto etti. Yasa, yabancı sermayeye TV satışını da içeriyordu.

ANKARA - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 'Bankalar Kanunu ile Radyo ve TV Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ye iade etti.
Yasa, ulusal TV kuruluşunda yabancının istediği oranda pay sahibi olmalarının önünü açıyordu. Ayrıca, TMSF tarafından ihale yapılarak satılan malların, ihalenin mahkemece iptali halinde eski sahibine iade edilmeyeceği hükmü yer alıyordu. TMSF, Star Medya Grubu'ndaki ulusal kanalların satış ihalesini açabilmek için Sezer'in kararını bekliyordu. TMSF'nin Uzan Grubu'na ait malların satışı yoluyla 4-5 milyar dolarlık alacağın tahsilini planıyordu. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, daha önce Sezer'in yasayı veto etmesi halinde, aynen Köşk'e gönderileceği mesajını vermişti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, ilgili kanununu veto gerekçeleri şöyle:
İADE YOLU KAPATILAMAZ: Kanunla getirilen kurala göre, ihalenin feshi için açılan idari dava sonunda yargı yerince ihalenin iptaline karar verilse de, alıcısına teslim edilmiş olan ihale konusu mal, hak ve varlıkların geri verilmesi istenilemeyecek. Böylece, yasaya ve hukuka aykırılığı yargı tarafından saptanıp, iptal edilen ihalenin konusu olan mal, hak ve varlıklar yönetimin elinden çıkacağından, ihalenin yenilenmesi olanağı ortadan kalkmakta. Bu, çoğu kez ihalenin yeniden yapılmasını gerektirecek yargı kararını etkisiz kılacaktır.
TAZMİNATA SINIR KONULAMAZ: Tazminat davasında yargı yerinin hükmedeceği tazminata, ihale bedeli ve yasal faizini geçemeyeceği belirtilerek üst sınır getirilmesi Anayasa'ya aykırı.
YÜZDE 100 SATIŞ TEHLİKELİ: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmeyen diğer ulusal radyo ve TV kuruluşları da, yabancıya satılabilecek. Yabancı gerçek ya da tüzel kişiler, altı yayın kuruluşunun tümüne, kalanların da yüzde 50'sine sahip olabilecek. Bu, ülkenin kültür yaşamını, demokrasisini, ulusal çıkarlarını, kamu güvenliğini yabancıların etki alanına açık duruma getirecek.
KÖTÜ ÖRNEKLER ÇOK: Geçmiş deneyimler, yayıncılığın kimi ticari ve öznel nedenlerle nasıl kullanıldığının örnekleriyle dolu. Bunlar ortada iken yabancıya ulusal yayın kuruluşlarının tüm payına sahiplik hakkı sağlanması ulusal çıkar ve kamu yararıyla bağdaşmaz.
GÜVENLİK İÇİN SAKINCALI: Yabancıya tanınacak hakların kimi sınırlama ya da kısıtlamalara bağlı tutulmasını devleti korumak, sürekliliğini sağlamak gibi düşüncelerde aramak gerekir. Kanunla getirilenler ve yukarıda sözü edilen sınırlamalar, yabancıların bu alanda oluşacak etkinliklerini önleyecek nitelik taşımamaktadır.
RTÜK DENETLEYEMEZ: Bir TV kanalının tüm payını alan yabancı yayıncılara karşı RTÜK'ün etkili denetim ve sınırlama uygulaması, uluslararası siyasal nedenlerden dolayı son derece güçtür.