İhaledeki fesat tescillendi

Yolsuzluk iddialarının sıkça gündeme geldiği Botaş'ta ağustosta yapılan ve 'fesat karıştırıldığından şüphelenildiği için' iptal edilen üç ihalede devletin 37 milyon dolar (50 milyon YTL/50 trilyon TL) zarara uğratılmasının önlendiği ortaya çıktı.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA - Yolsuzluk iddialarının sıkça gündeme geldiği Botaş'ta ağustosta yapılan ve 'fesat karıştırıldığından şüphelenildiği için' iptal edilen üç ihalede devletin 37 milyon dolar (50 milyon YTL/50 trilyon TL) zarara uğratılmasının önlendiği ortaya çıktı.
Doğu Karadeniz Doğalgaz Boru Hattı'nın üç etap halinde yapılan ihalelerinin maliyetinin 50 milyon dolar olmasına karşın ihalelerin 87 milyon dolara verildiği mahkeme kararıyla tescillendi.
İhalelerden biri halihazırda savcılık tarafından sürdürülmekte olan ikinci beyaz enerji soruşturmasında adı geçen Peker İnşaat tarafından alınmış, yine soruşturmada adı geçen Fernas şirketi de ihalelerden birine katılmıştı.
İhalenin soruşturma sırasında yapılması ve iptalin bir haftada gerçekleşmesi dikkat çekti.
Dinlemeye takıldılar
Edinilen bilgiye göre Doğu Karadeniz DGBH ihalesi üç etaba bölünerek 16, 17 ve 18 Ağustos 2004'te ihale edildi. İşçilik ve boru temininden oluşan iki kalemlik üç ihalenin ilkini 28 milyon dolara İndet, ikincisini 29.2 milyon dolara Ser-Hat, üçüncüsünü 29 milyon dolara Peker İnşaat kazandı. Üç ihalenin Botaş'a maliyeti 87 milyon dolar oldu. İhale ağustos ayında yapılırken, 18 Mayıs 2004 tarihinde İçişleri Bakanlığı'nın izniyle polis, 8 Temmuz'da da Enerji Bakanlığı'nın izniyle enerji müfettişlerinin yaptığı soruşturma sürüyordu.
Üçüncü etabı alan, birinci etapta da en iyi ikinci teklifi veren Peker İnşaat'ın sahibi Erhan Peker, halen tutuklu olan ve ikinci beyaz enerji soruşturmasının da kilit ismi olarak gösterilen müteahhit İbrahim Selçuk'la ihale pazarlığı yaparken polis dinlemesine takılmıştı. İkinci etapta en iyi ikinci teklifi veren Fernas şirketinin sahibi olan Muzaffer Nasıroğlu da söz konusu soruşturma çerçevesinde tutuklandı.
Rakamlardaki benzerlikler sayesinde şüphelenilen sonuçlar Botaş tarafından 'Maliyet İcmal Tablosu'yla karşılaştırıldığında ve diğer boru hatlarının ihaleleriyle karşılaştırıldığında toplam maliyetinin 50 milyon doları geçmeyeceği hesaplandı. Böylece 87 milyon dolara ihale edilen boru hatlarına 37 milyon dolar fazladan ödeneceği görüldü.
Güler'in bildiği varmış
Enerji Bakanlığı, temmuzda polisin yürüttüğü soruşturmaya dahil olduğunda ihaleyle ilgili uygunsuzlukları da fark edince 18 Ağustos'ta yapılan ihaleler 24 Ağustos'ta iptal edildi. Ancak ihaleyi kazanan şirketler Kamu İhale Kurumu'na (KİK) başvurarak itiraz etti. KİK ise 12 Ekim'de Botaş'a gönderdiği yazıyla iptal işleminin yanlış olduğunu savundu. Polis tarafından sürdürülen soruşturmanın önemli bir aşama kaydetmesinin ardından 8 Temmuz'da bakanlığındaki müfettişlere soruşturma izni veren Enerji Bakanı Hilmi Güler, gerekirse davalık olup 16-18 Ağustos tarihleri arasında yapılan ihalelerin iptal edilmesinde ısrar etti.
Botaş davayı kazandı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in desteğini alan Botaş, 21 Ekim tarihinde ihaleyi iptal etme kararını yineledi ve yeniden ihaleye çıktı. İhaleyi kazanan şirketlerin başvuruları ile tekrar harekete geçen KİK, Botaş'a başvurarak iptal kararının yürürlüğünü durdurmasını istedi.
Botaş konuyu idare mahkemesine götürdü ve Kamu İhale Kurumu ile davalık oldu. 14 Şubat'ta 8'inci İdare Mahkemesi Botaş'ı haklı bularak ihalelerin iptalinin ve yeniden ihale açılmasının önünü açtı. Kamu İhale Kurumu'nun temyiz başvurusunu değerlendiren Bölge İdare Mahkemesi de 8'inci İdare Mahkemesi'nin kararını onayladı. Mahkeme kararı, söz konusu ihalelerin 37 milyon dolarlık kamu zararını engellemek amacıyla iptal edilmesi gerekçesine dayandırdı.