İhracatçının en büyük sorunu kur

İhracatçının en büyük sorunu kur
İhracatçının en büyük sorunu kur
İhracatçılardan 2010'un 3. çeyreğini, 2009'un aynı dönemi ile karşılaştırmaları istendiğinde, yaklaşık yüzde 71'i girdi maliyetlerinin, yüzde 48'i ise hammadde birim ithalat fiyatlarının yükseldiğine işaret etti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yaptırılan ihracatçı Eğilim Araştırması 3. çeyrek sonuçlarına göre ihracatçıların en büyük sorunu yüzde 80’lik oranla "döviz kurunun düşüklüğü" oldu. Döviz sorununu yüzde 59.3 ile "enerji maliyetleri" ve yüzde 50.3 ile de "hammadde ve ara mal fiyatlarının yüksekliği" izledi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin düzenlediği basın toplantısıyla açıkladığı İhracatçı Eğilim Araştırması’nın 3. çeyrek sonuçları, genel anlamda 2. çeyrek sonuçları ile paralellik gösterirken, Türkiye’nin ilk ve ikinci 500 büyük ihracatçı kuruluşu tasnifine göre firmaların gerçekleşme, algı ve beklentilerinde anlamlı farklılıklar ortaya çıktı.

Girdi maliyetleri sorun yaratıyor
İhracatçılardan 2010’un 3. çeyreğini, 2009’un aynı dönemi ile karşılaştırmaları istendiğinde, yaklaşık yüzde 71’i girdi maliyetlerinin, yüzde 48’i ise hammadde birim ithalat fiyatlarının yükseldiğine işaret etti. Üretimlerinin ve ihracatlarının arttığını belirten firmaların oranı sırasıyla yüzde 54,2 ve yüzde 53,4 olarak gerçekleşti.

İkinci 500’e dahil olan ihracatçıların 3. çeyrek performansları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, gerek genel üretim ve ihracat gerekse kapasite kullanım oranları açısından ilk 500 ihracatçıdan daha olumlu bulundu. Bu tasnife uygun ihracatçıların finansal tablolarının 2009’un 3. çeyreğine göre üretimde yüzde 58,2, ihracatta yüzde 60,4, kapasite kullanım oranlarında ise yüzde 54,5 artış gösterdiği gözlendi.

Öte yandan ihracatçıların genel karlılık düzeyleri 2009’un üçüncü çeyreğine göre yüzde 17,4 artış gösterirken, ilk 500 ihracatçının bu düzeyin altında (yüzde14,5), ikinci 500’ün ise genel ortalamanın çok üzerinde (yüzde 23,7) gerçekleştiği görüldü.

Son çeyrek için beklentiler temkinli
Araştırmaya göre yılın son çeyreğinden beklentilerde ihracatçılar daha temkinli bulunuyor. 2009’un aynı dönemine göre ihracatçıların yüzde 44,2’si üretimlerinin, yüzde 48,6’sı ise ihracatlarının artacağı beklentisine sahip bulunuyor. Kapasite kullanım oranlarının artacağı görüşünü savunan ihracatçıların oranı ise yüzde 40,5. Beklentiler açısından genel karlılık düzeylerinin artacağını belirten firmaların oranı yüzde 17,2 iken, ikinci 500’de bu oran yüzde 23,7’ye yükseldi. İkinci 500’ün ihracatta karlılık düzeyleri de genel ortalamanın üzerinde seyretti.

İhracatçıların yüzde 65,6’sı yılın 3. çeyreğinde yeni pazarlara giremediklerini belirtti. Bu bulgu yılın 2. çeyrek sonuçları ile paralellik gösterdi, 2010 yılında yeni pazarlara girebildiklerini beyan eden firmaların oranı arka arkaya 3. çeyrektir düşmeye devam etti. Yılın ilk çeyreğinde ihracatta yeni pazarlara girdiğini belirten firmaların oranı yüzde 41,9 iken 2. çeyrekte bu oran yüzde 35,6 ve 3. çeyrekte ise yüzde 34,4 oldu. 

Yeni pazarlara girmede ikinci 500 başarılı
Öte yandan, yılın 3. çeyreğinde yeni pazarlara girdiğini belirten ikinci 500 içinde yer alan firmaların oranı yüzde 40.3 ile genel ortalamanın üzerinde gerçekleşirken, bu profile uygun firmaların yılın son çeyreğindeki ilk 3 hedef ülkeleri Rusya (yüzde15,1), A.B.D. (yüzde12,2) ve Almanya (yüzde12,2) olarak sıralandı. Rapora göre, bu performansları ile ikinci 500’deki firmaların mevcut pazarlardaki müşterilerinden de genel ortalamanın üzerinde yeni sipariş aldıkları tespit edildi.
 
Mevcut pazarlardaki müşterilerden yılın 3. çeyreğinde yeni sipariş aldıklarını belirten firmaların genel ortalaması yüzde 63 iken, ilk 500’deki firmalar nezdinde aynı oran yüzde 64,8 ve ikinci 500’deki firmalar da ise yüzde 71,2 olarak seyretti. Aynı dönemde ilk 500’deki firmaların yüzde 33,8’i ve ikinci 500’ün ise yüzde 38,1’i Temmuz-Eylül 2010 döneminde ihracatta müşteri kaybettiklerini belirtti.

"Rekâbetçi fiyatlar sunamıyoruz"
Eğilim araştırmasına göre ihracatçılar, "rekabetçi fiyat sunamama" (yüzde 67,8) ve "hedef ülkelerdeki ekonomik koşulları" (yüzde 50,2) ihracat pazarlamasındaki en önemli sorunları olarak açıkladılar. Finansman (yüzde 36,4) ve hedef pazarlardaki bürokratik engeller (yüzde 27,6) ise beyan edilen önemli diğer sorunlar olarak ön plana çıktı. 

Raporda bu konuda yapılan yorumda ilk dört sorunun 2010 yılın içerisinde yürütülen 3 çeyrekteki araştırmada da farklılaşmaksızın devam etmesine karşın, hedef ülkelerdeki ekonomik koşulları sorun olarak ifade eden ihracatçıların oranının 2. çeyrekte yüzde 56,6 iken, 3. çeyrekte yüzde 50,2’ye düşmesi bu ülkelerde 2009’da yaşanan küresel finansal krizin etkilerinin azaldığının işareti olarak değerlendirildi.

Dış finansman ihtiyacı yüksek
Hem mevcut durumda hem de yakın gelecekte yaklaşık her 3 firmadan 1’inin dış finansman ihtiyacı olacağı saptaması da yapıldı. Araştırmaya katılan firmaların beyanlarına göre yılın 3. çeyreğinde dış finansman talebi olduğunu belirten firmaların oranı yüzde 30,4 olarak ortaya çıktı. İlk 500’deki firmaların yüzde 25,5’i bu yönde talepleri olduklarına parmak basarken, ikinci 500’deki firmalarda oran yüzde 36,7’ye yükseldi. 

Firmalar dış finansman ihtiyaçlarını yoğunlukla özel bankalardan (yüzde 84,2) karşılarken, dış finansman ihtiyaçlarını özel bankalardan karşılamayı tercih eden firmalar arasında ilk 500’deki firmalar yüzde 91,9 oldu. İkinci 500’deki firmaların, ilk 500’dekilere kıyasla, kamu bankaları (Eximbank hariç, yüzde21,6) ve leasing finansal kiralama, yüzde17,6) yöntemlerini benimsedikleri gözlendi.

İhracatçıların en büyük yakınması döviz kuru olurken, ihracatçıların yarısından fazlasının (yüzde 57,4) döviz risklerine karşı herhangi bir araç kullanmadıkları ortaya çıktı. Araştırmanın 2. çeyrek bulguları, bu anlamda bir araç kullanmadığını beyan eden firmaların oranının yüzde 61,9 olduğuna işaret ediyor.

Kendilerini kur risklerine karşı korumayan firmalara, bu kararlarının nedenleri sorulduğunda, firmaların yüzde 37,1’i "ithalat da yaptıkları için" yanıtını verirken, firma yöneticilerinin yüzde 23,3’ünden ise "anılan finansal araçlara yönelik herhangi bir bilgisi bulunmadığı" yönünde karşılık geldi. Yöneticilerin yüzde 21,6’sının ise dövizin yakın zamanda değerleneceğine yönelik bir beklentileri olduğu tespit edildi. 

Kendilerine kur risklerine karşı koruyan firmaların yüzde 23,6’sının "forward" işlemleri, yüzde 18,6’sının ise "vadeli işlemleri" tercih ettiği gözlendi. TİM Başkanı Büyükekşi, döviz kuru riskine karşı ihracatçıları bilinçlendirme çalışmalarına Anadolu illeri başta olmak üzere devam edeceklerini ve bu konuda da Vadeli İşlemler Borsası (VOB) ile bir protokol imzalayacaklarını söyledi.

2010 ekonomi için iyi sonlanır
3. çeyrek raporunda ise firmaların piyasa beklentilerini TL lehinde (değerli) revize ettikleri görülürken ihracatçıların 2010 sonu itibarı ile USD / TL kur tahmini 1,46, Euro / TL kur tahmini ise 1,98 olarak ortaya çıktı. İhracatçıların Euro / USD paritesi ise 1,36 olarak revize edildi. Rapor sonuçlarına göre ihracatçıların son çeyrek enflasyon oran beklentisi yüzde 6,9 iken, ekonominin 2010 büyüme beklentisi yüzde 8,55 olarak ortaya çıktı. Firmaların yüzde yüzde 50,7’si 2010 yılı sonu itibarıyla Türkiye ekonomisini daha iyi olacağı yönünde bir beklenti taşıdığı gözlendi. (anka)

bigPara.com

    ETİKETLER:

    ekonomi

    ,

    Döviz

    ,

    Euro

    ,

    Almanya

    ,

    Türkiye

    ,

    Anadolu