İhracatta kan kaybı durdu, TİM'e göre artışta komşuların payı büyük

İhracatta kan kaybı durdu, TİM'e göre artışta komşuların payı büyük
İhracatta kan kaybı durdu, TİM'e göre artışta komşuların payı büyük

Ekim ayı ihracatında sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 17.78 ile taşıt araçları ve yan sanayi sektörleri aldı.

İhracat, ekim ayında yüzde 4.62 artışla 9 milyar 945 milyon dolar oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, 'Gerilemenin durmasında ve artışın sağlanmasında küresel pazarlardaki gelişmeden ziyade, komşu ve çevre ülkeler stratejisinin iyi uygulandığını görüyoruz' diye konuştu

İSTANBUL - Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin 2009 yılı ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,62 artışla 9 milyar 945 milyon dolar oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin yaptığı yazılı açıklamaya göre, yılın on ayında ihracat yüzde 29.52 azalışla 78 milyar 821 milyon dolar oldu.
Ekim ayı itibarıyla bir yıllık ihracat ise yüzde 28.47 gerilemeyle 94 milyar 702 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ekim ayı itibarıyla yıllık ihracat yüzde 28.47’lik düşüşle 94 milyar 701 milyon 567 bin dolara geriledi. Ocak-ekim dönemindeki ihracat rakamı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 29.52 düşüşle 78 milyar 820 milyon 960 bin dolar oldu.

Otomotiv tekstili geçti
Türkiye’nin ekim ayındaki toplam ihracatının yüzde 83.88’ini gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 6.47’lik artış ile 8 milyar 341 milyon 160 bin dolarlık ihracat yapıldı. İhracatın yüzde 13.97’sini oluşturan tarım alanında yüzde 3.06’lık düşüşle 1 milyar 388 milyon 809 bin dolarlık, yüzde 2.16’sını oluşturan madencilikte ise yüzde 10.22 düşüşle 214 milyon 770 bin dolarlık ihracat rakamı elde edildi.
Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 65.34 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 17.78 ile taşıt araçları ve yan sanayi alırken hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri yüzde 13.17 ile ikinci, Demir Çelik Ürünleri yüzde 11.06 ile üçüncü sırada yer aldı. Ekim ayında taşıt araçları ve yan sanayisinde ihracat yüzde 17.54, hazır giyimde yüzde 21.58 artış oldu. Ekim ayında ihracat artışı yaşanan sektörlerin ilk sıralarında ise yüzde 41.96 ile zeytin ve zeytinyağı, yüzde 35.81 ile kesme çiçek oldu.

Oyak-Renault birinci
Ekim ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler arasında ilk sıraları, yüzde 51.46 ile tütün, 16.48 ile hayvansal ürünler, yüzde 15.39 ile kuru meyve ve mamulleri, yüzde 10.67 ile deri ve deri mamulleri, yüzde 10.41 ile demir çelik ürünleri aldı.
Miktar olarak bakıldığında, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık ihracat gerçekleştiren iki alt sektör, 1 milyar 767 milyon 767 bin dolarla taşıt araçları ve yan sanayi, 1 milyar 310 milyon 95 bin dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon oldu. İstanbul, toplam ihracatın yüzde 47.52’sini gerçekleştirirken, İstanbul’a en yakın il yüzde 9.51 payla Bursa oldu.
Ekim ayında en çok ihracat yapan firmalar ise Oyak-Renault, Vestel, Ford, TOFAŞ, Türkiye Petrol Rafineleri, Toyota, Arçelik, Habaş, ICDAŞ Çelik ve Diler Dış Ticaret olarak sıralandı. 

Ekim ayı dönüm noktası
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, ekim ayı itibarıyla ihracattaki gerilemenin sona erdiğini, ihracatın tekrar artış trendine girmesinin sevindirici olduğunu ifade etti. Büyükekşi şunları söyledi: “Küresel krize bağlı olarak yurtdışında talepte yaşanan daralma, emtia fiyatlarındaki gerileme ve krize bağlı olarak firmaların karşılaştığı sorunlar dolayısıyla 2009 yılı ihracatımızda üçte bir oranında ciddi bir gerileme yaşadık. Ancak, ekim ayı bizim için bir dönüm noktası oldu. Gerileme artık durdu, krizden çıkış başladı. Bu ayda olduğu gibi bundan sonraki aylarda ihracat artışı bekliyoruz. Kriz bitti, tempolu büyüme başladı demek için daha erken ama küresel düzeyde bir toparlanma yaşanıyor.
Yeni dönemde ihracatımızın artması ve ihracatçının sürdürülebilir rekabet gücünü koruması ve geliştirmesi için tüm aktörlerin destek vermesi gerekiyor.” 

Faiz indirimi sürmeli
“Önümüzdeki dönemde, merkez bankalarının faiz indirimi konusunda daha dikkatli, hatta tereddütlü davranacaklarına dair bazı kanaatler oluşmaktadır” diyen Büyükekşi, “İhracatçılar olarak, krizin ve yan etkilerinin tam anlamıyla geride kalmadığı bir ortamda, sermaye piyasalarındaki yükseliş nedeniyle ortaya çıkan ‘erken bahar’ karşısında Merkez Bankalarının aldığı pozisyonları görerek endişeleniyoruz. Merkez Bankamızın yaptığı son açıklamada ‘ikinci bir dalga göz ardı edilmemeli’ cümlesinin altı çizilmelidir. Hâl böyleyken, tedbiri elden bırakmadan faiz indirimlerine devam edilmesi gerekmektedir. Çünkü kredi piyasasındaki sıkılık hâlâ devam etmektedir ve özellikle ihracatçılarımız bu dönemde eskisine göre daha fazla ilgiyi hak ediyor” şeklinde konuştu. 

Merkez’e çağrı
Mehmet Büyükekşi şöyle devam etti: “İhracatçının katma değer yaratacağı kur seviyesinden hayli uzaktayız. Bunu tarif etmek için de elimizdeki en önemli veri firma karlılıkları. Görünen şu ki, üretici ve ihracatçıların elle tutulur karları, bankaların kağıt üzerindeki karları için feda ediliyor. Şöyle ki, bankaların elinde para var ama ticari ve kurumsal kredi vermiyorlar ya da veremiyorlar. Hazine Bonosu ve devlet tahvili almak daha revaçta ve firmaların alamadığı krediler kamu kağıtlarına gidiyor.
Merkez Bankamızın önümüzdeki dönemde ihracatçıya rekabet avantajı sağlayacak kur seviyesine ulaşılması amacıyla eskisinden daha da etkili olması için çağrı yapıyoruz. Tehlike daha geçmedi ve aradan gecen aylara rağmen firmalar hâlâ krediye ulaşmakta zorluk çekiyorlar.
Kur seviyesi ise uygun değil. Bu şartlarda elde edilen başarı, tarih kitaplarına geçecek cinsten bir başarıdır.” 

Ortadoğu ülkelerinin oranı yüzde 16.9
”Küresel kriz sonrasında pazar çeşitliliği için komşu ve yakın ülkelere ağırlık verdik” diyen Mehmet Büyükekşi, “Geldiğimiz noktada, gerilemenin durmasında ve artışın sağlanmasında küresel pazarlardaki gelişmeden ziyade, komşu ve çevre ülkeler stratejisinin iyi uygulandığını görüyoruz. Düne kadar komsularıyla iyi anlaşamayan Türkiye’nin, bugün uygulanan politikalar sayesinde bu ülkelere yaptığı ihracatın takdir edilecek bir hızla arttığı görülüyor. Ocak-ekim döneminde en büyük ticaret ortağımız AB oldu, ama toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 48.2’ye geriledi. Ortadoğu ülkelerinin payı yüzde 16.9, Afrika ülkelerinin payı 10.4, Rusya’nın dahil olduğu Bağımsız Devletler Topluluğu’nun payı yüzde 9.1 oldu. Ekim ayı içinde Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanımız  Zafer Çağlayan ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ziyaretler de bu açıdan büyük önem arz ediyor.
Ortaya çıkan yeni yol haritası, ekonomik ve politik olarak bağımlılıkları azalan, hak ve özgürlükleri artan ve müzakere masalarında kuvvetli olan bir Türkiye’yi işaret etmektedir. İhracatçılar olarak, biz de bu gücün farkında olarak 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat için de yaklaşımlarımızı geliştiriyoruz” ifadesinde bulundu.
(Radikal)