İhracatta kan kaybı sürüyor

Nisan ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6 artarak 6 milyar 428 milyon dolar oldu. TİM Başkanı Satıcı: 10 sektörde birden düşüş olması kan kaybının en büyük göstergesi.

İSTANBUL - Nisan ayında Türkiye'nin toplam ihracatındaki ivme yavaşladı. İhracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6 oranında artarak 6 milyar 428 milyon dolar oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı. "2004 ve 2005 Nisan aylarında ihracatımızın sırasıyla yüzde 42,8 ve 14,6 oranında arttığı da göz önüne alınırsa, yüzde 6'lık artışa ve gösterdiği gerçeklere daha dikkatli bakma zorunluluğumuz ortaya çıkıyor" diye konuştu.
Son dört aylık ihracatın da, 2005'in dört ayına göre yüzde 6,9'luk artışla 24 milyar 966 milyon dolara ulaştığını kaydeden Satıcı, ihracatın son 12 aylık dönemde ise yüzde 9,86'lık artışla 75 milyar 45 milyon 183 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi.
Hazır giyimde düşüş


Büyütmek için tıklayınız

Oğuz Satıcı'nın ihracat rakamlarını yorumlarken altını çizdiği noktalar ise şunlar oldu: "2006 Nisan ayında sanayi sektöründeki beş alt sektörün ihracatı azaldı. Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yüzde 9,8, değerli maden ve metal ihracatı yüzde 11,9 ve çimento ve toprak ürünleri ihracatı ise yüzde 6,3 oranında düştü.
Tarım sektöründe de zeytin ve zeytin yağı, canlı hayvan ve su ürünleri, meyve ve sebze mamulleri, ağaç ve kuru meyve sektörleri olmak üzere beş sektörde ihracatın azalması oldukça düşündürücü. Nisan ayında, toplam 22 sektör arasında 10 ihracatçı sektörün birden, aylık bazda ihracat azalması yaşaması kan kaybının en büyük göstergesi oldu"

Büyütmek için tıklayınız

Pansuman tedbirlerle ihracatı artırmanın mümkün olmadığını söyleyen Satıcı, "Bu konuda ihracatçının üzerine düşeni yerine getirdiğine inanıyoruz" dedi.
İşçi bayramını kutladı

Büyütmek için tıklayınız

Oğuz Satıcı, "İhracattaki payını artırmaya devam eden sanayi ürünleri ihracatı nisanda yüzde 4,2 artarak 5 milyar 540 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi mamulleri içinde ihracatını en fazla artıran kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü oldu" dedi.
Oğuz Satıcı, "Tüm işçilerimizin ülkemizde 1906'dan beri kutlanan 1 Mayıs işçi bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz" mesajını da gönderdi.
'İşte proaktif Merkez Bankası'
Merkez Bankası Başkanlığı'nın değişim sürecinin tamamlanmasının ardından proaktif bir politika izleneceğine dair oldukça güçlü işaretler alındığını söyleyen Oğuz Satıcı şunları söyledi: "Enflasyonda herhangi bir değişiklik olmamasına ve 2006'nın ilk altı ayında enflasyonda herhangi bir düşüş beklenmemesine rağmen faiz indirimine gidilmesi cesur bir adım. Merkez Bankası Başkanı'nın değişimiyle birlikte bankanın ajandası da değişti. Öngörümüz bundan sonraki süreçte daha az konuşan ama daha çok iş yapan bir Merkez Bankamız olmasıdır. Artık konuştuklarıyla değil, yaptıklarıyla gündeme gelmeye kararlı bir Merkez Bankamız olacak. Artık gelişmelere proaktif bir politika ile cevap veren Merkez Bankamız olacak. Bu gelişmelerin hepsi biz üreticilerin-ihracatçıların gelecek adına ümitlenmesine neden oluyor."

Büyütmek için tıklayınız

Satıcı kur konusunda ise, "Kurlar sürekli artsın ve bununla beslenelim demiyoruz. Bizim istediğimiz, uygulanan politikaların tüm bacaklarının yerine yerleşmesidir. Dört yıl boyunca ortamın bedelini bizler ödedik. Hiçbir zaman dolar 2 YTL olmalı demedik. Ama 1.3 YTL de olmamalı dedik" diye konuştu.
'Enerji stratejisinde sonuca bakarız'
'Türkiye'nin enerji stratejisi yok' dediği için Enerji Bakanı Hilmi Güler ile polemiğe giren Oğuz Satıcı, enerjiyle ilgili şöyle konuştu: "Ne yazık ki, bugüne kadarki enerji politikaları sanayiye olumlu bir katkıda bulunamadı. Bir enerji stratejimizin var olduğu söyleniyor. Ancak var olduğu söylenen bu strateji, enerjiyi dünya ortalamalarının oldukça üzerinde bir fiyata kullanan üretici, sanayici, ihracatçı ve son kullanıcı için çok da bir şey ifade etmiyor. Bunun aksini ispatlamak ise yetkililere düşüyor. Ne zaman ki enerjideki vergiler ve fiyatlar makul seviyelere iner, ne zaman ki kış oldu diye, dıştan kaynaklanan sebepler diye sanayicinin, son kullanıcının gazı, elektriği kesilmez ve ne zaman ki zor zamanlar için depolanmış doğalgazımız var deyip rahat nefes alırsak, ancak o zaman bir enerji stratejimizin olduğunu düşüneceğiz. İş dünyası pratiktir. Karışık ve bir şey ifade etmeyen hamasi konuşmalara itibar etmez. Sonuca bakar." Satıcı, ayrıca nükleer enerji konusunda acele edilmemesini istedi.