İhracatta yüzler gülüyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Eylül ayı ihracat rakamlarını Muş'ta açıkladı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2010 Eylül ayında ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10.25'lik artışla 9 milyar 229 milyon dolar olduğunu bildirdi. Ocak- Eylül 2010 dönemi ihracat rakamında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.45'lik artışla 82 milyar 190 milyon dolar olduğunu kaydeden Büyükekşi, "Büyümek istiyorsak, çözüm ihracatta" dedi.


MUŞ – Muş Kültür Merkezi’nde saat 10.30’da düzenlenen toplantıya Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Vali Vekili Mustafa Karaca, AK Parti Muş Milletvekilleri Medeni Yılmaz, Seracettin Karayağız, TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, Belediye Başkanı AK Partili Necmettin Dede, Emniyet Müdürü Süleyman İhlan Acaröz, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmuz Sinecem ve Doğu Anadolu İhracatcılar Birliği Başkanı Cemal Şengel katıldı.

MUŞ İLK KEZ İHRACAT YAPTI
İhracat rakamlarını her ay farklı bir ilde açıkladıklarını söyleyen TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Anadolu kaplanlarının artık ihracat ile büyüdüğünü söyledi. Daha fazla büyümek ve istihdam yaratmak istiyorsak, çözümün ihracatta olduğunu vurgulayan Büyükekşi, 2003 ve 2004 yılında hiç ihracatı olmayan Muş için ümit verici gelişmeler olduğunu anlattı. Yılın ilk 8 ayında Muş'un ihracatının yüzde 238 artarak 10.6 milyon dolara çıktığını kaydeden Büyükekşi, ihracatta ilk sırada yer alan İstanbul’u, Bursa, Kocaeli, İzmir, Ankara , Gaziantep, Manisa, Denizli, Sakarya ve Hatay’ın izlediğini bildirdi. Büyükekşi, “Anadolu'da ihracat aşısı tuttu. Muşlu girişimci burada üretim ve ihracat yapıyor. Bakın, Gaziantep Türkiye 'nin doğusunu dünyaya bağlayan önemli bir merkez oldu bile. Gaziantep'teki birçok firma artık dünyaya teknoloji yoğun mal ihraç ediyor. Yakında Doğu'da başka şehirler de aynı başarıyı gösterecek. Diyarbakır da hızla bu seviyeye gelecek. Şanlıurfa, Mardin, Van ve Muş hızla ihracatta yükselecekler. Bölgede başta endüstriyel tarım, hayvancılık, lojistik, perakende ticaret, eğitim, sağlık, inşaat gibi bölge dışına da iş yapacak sektörler öne çıkacak. Bu alanlara güçlü sermaye yatırımları gelecek” diye konuştu.

TÜRKİYE POZİTİF BİR AYRIŞMA YAŞIYOR
Referandum sürecini artık geride bıraktıklarını ifade eden Başkan Mehmet Büyükekşi, TİM olarak Anayasa değişiklik paketi hakkındaki görüşlerini, daha önce çeşitli vesilelerle ifade ettiklerini belirtti. Büyükekşi şunları söyledi:

“Biz bu değişikliklerin vatandaşlarımızın hak ettiği çağdaş yaşam standartlarına kavuşmasına temel oluşturacağına inanıyoruz. Türkiye ekonomisi krizden çok hızlı bir şekilde çıktı. Ekonomik büyüme anlamında büyük bir başarı hikayesi yazıyoruz. İkinci çeyrek büyüme rakamlarında Çin'i yakaladık. OECD'nin içinde büyüme şampiyonu olduk.

Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 10.3 büyümesi bizim için sürpriz olmadı. Çünkü ikinci çeyrekte ihracatımız yüzde 23.9 artmıştı. İlk çeyrekteki yüzde 6.3 ile karşılaştırıldığında ihracatta ciddi bir canlanma yaşanmıştı. Çift haneli ihracat artışı çift haneli büyüme getirdi.

Türkiye ekonomisi OECD üyesi gelişmiş ülkelerden ve gelişmekte olan ülkelerden çok daha iyi bir büyüme performansı gösteriyor. Türkiye diğer ülkelere göre pozitif bir ayrışma yaşıyor. Türkiye'nin geleceği ve hedeflediği küresel roller için son derece önemli bir gelişmedir. İhracat artışı aynı zamanda istihdama da olumlu yansıyor. En son açıklanan rakamlara göre Haziran ayında işsizlik yüzde 10.5'e düştü.

Türkiye'de bir yıllık dönemde 1 milyon 541 bin kişi işe yerleşti. Bu rakamlar, ihracatta yaşanan hızlı toparlanmanın ülke ekonomisine istihdam olarak da yansıdığını gösteriyor.”

UCUZ MAL ÜRETMEK HEDEFİ YOK
En fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin 5'inin AB üyesi olduğuna dikkati çeken Mehmet Büyükekşi, ABD 'ye ihracatın 2010 yılının ilk 8 ayında yüzde 20, İngiltere’ye yüzde 26, Almanya'ya yüzde 16, İtalya'ya yüzde 18, Fransa'ya yüzde 6 ihracat artışı olduğunu bildirdi. Döviz kurunun ihracatçıya destek vermediği için rekabetçi kur düzeyi istediklerini anlatan Büyükekşi, söylediklerinin gök kubbede hoş bir seda olarak kaldığını vurguladı. Dünyada kur savaşları başladığını, sonraki aşamada ticaret savaşlarının çıkacağını ifade eden Büyükekşi, Dünyada dış ticaret pastasının daraldığını söyledi. Ucuz mal üretmek gibi bir hedeflerinin olmadığını kaydeden Mehmet Büyükekşi, yurt dışına giden konteynırların daha hafif, daha az enerji içeren ve daha pahalı olmasına çalıştıklarını ifade etti. Başbakanın ‘Güçlü Türk Lirası ülkemizin onurudur’ dediğini hatırlatan Büyükekşi, ihracatçıların da aynı düşüncede olduklarını anlattı. Mehmet Büyükekşi, şunları söyledi:

ÜLKEMİZE OLUK OLUK SICAK PARA GİRİŞİ OLUYOR
“Biz 1 milyona bir simit alınan para birimini, karşılıksız basılan, yüksek enflasyon üreten bir para arzını istemiyoruz. TL itibarlı, aşırı hareketlilikten uzak, dünyada ticarete aracı olsun istiyoruz. Bunları isterken her gün değerlensin istemiyoruz. İhracatçı iki ay önce 1.59'dan sipariş alırken bugün 1.45'te aynı malın repeatına evet diyemiyor. Yeni müşteriye fiyat veremiyor. İstikrar istiyoruz. Önümüzü görebileceğimiz rekabetçi bir kur istiyoruz. Diğer taraftan, itibarlı paranın faizi yüksek olmamalı diyoruz. Paramız değerlendikçe ithalatımız patlıyor. Sürdürülemez bir dış ticaret ve cari açık ortaya çıkıyor. Yine paramız değerlendikçe kaynak dağılımı bozuluyor. Dış ticarete konu edilemeyecek alanlara yatırım yapılıyor.

Merkez Bankası Türkiye'ye giren dövizin en net izlendiği yerdir. Ülkemize oluk oluk sıcak para girişi oluyor. İki gün önce günlük 1.5 milyar dolarlık giriş olduğu söyleniyor. Böyle bir ortamda Merkez Bankası'nın günlük alım miktarı ile giren parayı sterilize etmesi mümkün değildir.

Sıcak para girişinin sonucunda kurun geldiği seviye bellidir. Bu noktada Merkez Bankası'nın güçlü alımlar yapması gerekiyor. Dolarda 1.50 seviyesinin psikolojik sınır olduğunu defalarca dile getirdik. Bu gün ortaya çıkan 1.44 seviyesi ihracatçının tüm dengelerini olumsuz yönde değiştirdi. Sıcak paranın bu yıkıcı girişini faizler cezbediyor.” (dha)

bigPara.com