'İkinci çeyrekte yatırımlar artar'

Merkez Bankası, dün yayımladığı 'Enflasyon ve Görünüm' raporunda faiz dışı fazla kalitesinin artırılması, stand-by'ın önkoşulu olan üç reformun hızlandırılması uyarısında bulundu.

ANKARA - Merkez Bankası, dün yayımladığı 'Enflasyon ve Görünüm' raporunda faiz dışı fazla kalitesinin artırılması, stand-by'ın önkoşulu olan üç reformun hızlandırılması uyarısında bulundu. Raporda her yapısal düzenlemenin kısa vadeli faizlerin indirilmesi olasılığını yükselteceğine dikkat çekilirken, yatırımlarda yılın ikinci yarısında canlanma beklendiği kaydedildi.
'Enflasyon ve Görünüm' raporunda yeni endeksin yapısının, maktu vergi artışlarının enflasyon üzerinde daha büyük bir etki yaratacağı belirtilirken, bu nedenle sigara ve alkollü içkilerdeki vergi artışlarının 'enflasyon hedefine uyumlu ve yıl geneline yayılarak' yapılması önerildi. TÜFE mal sepetinin önemli kısmının ithal olmasının, enflasyonun döviz kuru dalgalanmasından etkilenmesini kaçınılmaz kıldığına değinilen Merkez Bankası raporunda, Kasım 2004-Şubat 2005arasında YTL'nin yüzde 10.4 değerlendiği dile getirildi.
Orta vadede deflasyon yok
Değerlendirmede, reel kesim güven endeksindeki yükselişe bağlı olarak, yatırımların yılın ikinci çeyreğinden itibaren canlanmaya başlayacağının tahmin edildiği ifade edildi. Üretim eğilimindeki canlılığın sürdüğü ve ilk çeyrekle beraber önceki çeyreğe oranla ekonomik aktivitede mevsimsellikten arındırılmış göreli canlanma öngörüldüğü vurgulandı. 'Deflasyon tehlikesi' yanlış değerlendirme olarak yorumlanırken, "Yorumların aksine, deflasyondan henüz uzak olduğumuz da ortadadır" denildi. Reformların kesintisiz sürmesinin orta vadede böyle bir riski kaldırdığı, deflasyon bir yana, yakınsama süreci devam ederken enflasyon rakamlarının AB ortalamasının üzerinde kalmayı sürdürmesinin neredeyse kaçınılmaz olağı ifade edildi. Değerlendirmede, tüketim kompozisyonunun enflasyondaki düşüşü destekleyen yapısını sürdürmesinin beklendiğini vurgulanırken, tüketimin finansmanında kredi kullanımının arttığına işaret edildi.
Raporda, "Bu durum, iç talep ve finansal istikrar bağlamında yakından takip edilmektedir. Kredi kartı kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin gündemde olması, bu yönden gelebilecek potansiyel riskleri azaltabilecek gelişme olarak değerlendirilmekte" denildi.
Şoklara karşı hükümete uyarı
2001 krizinin yol açtığı tahribatın yeni aşılmaya başlandığı vurgulanan raporda, makroekonomik istikrarın tam olarak tesisinde adımların tamamlanmadığı belirtilerek, "Bu nedenle, uluslararası likidite eğilimlerinin tersine dönme olasılığının yarattığı potansiyel oynaklığın azaltılabilmesi ve dışsal şoklara karşı dayanıklılığın artırılması açısından yapısal düzenlemelere hız verilmesi kritik önem taşıyor" ifadesine yer verildi. Raporda şu görüşler dile getirildi:
"Verimsizlikleri azaltmaya yönelik yapılacak her düzenleme, faizlerin kademeli olarak aşağı inme olasılığını artıracaktır. Uzun vadeli nominal faizler ve reel faizlerin kalıcı olarak düşüşünü taahhüt edecek olan, kısa vadeli faizin yapay olarak indirilmesi değil, mali disiplinin artırılması ve risk priminin kalıcı olarak azaltılmasıdır. Bu bağlamda, yapısal reformlar kritik önem taşıyor."