İkinci dalga ihtimali yüzde 0-50 arası

İkinci dalga ihtimali yüzde 0-50 arası
İkinci dalga ihtimali yüzde 0-50 arası

Durmuş Yılmaz ve Para Politikası Kurulu üyeleri, yılın üçüncü Enflasyon Raporu?nu basın toplantısıyla kamuoyuna tanıttı. Yılmaz, ?İşgücü piyasasında bir iyileşme görülmemesi ekonomideki talep yetersizliğini besleyen bir unsur oldu? dedi. FOTOĞRAF: ZEKERİYA ALBAYRAK / AA

Yıl sonunda yüzde 70 ihtimalle yüzde 5.5 enflasyon tahmininde bulunan Merkez Bankası, krizde dipten dönüldüğü sinyallerinin arttığını belirtti. Durmuş Yılmaz, ikinci kriz dalgası gelir mi sorusuna ise, 'Yüzde sıfır ile 50 aralığında bir olasılık var' yanıtı verdi

ANKARA - Küresel krizin ardından ateşi yükselen piyasaları rahatlatacak mesaj paranın otoritesi Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’dan geldi.
Yılmaz, küresel piyasaları yakıp kavuran krizden çıkış sürecine girildiğini, “Krizin geride kaldığı algılaması güçlendi. İkinci dalga olasılığı yüzde 0 ile 50 arasında” sözleri ile dile getirdi. Yılmaz, yılın üçüncü Enflasyon Raporunu basın toplantısıyla kamuoyuna tanıttı. Geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşmada krizi tünele benzeterek, bu tünelin sonunda görülen ışığı arabanın farı mı yoksa sorusu ile krizde dip noktasının henüz gelmediğine işaret eden Merkez bankası Başkanı Yılmaz, umutlu konuştu. 

Olumlu sinyaller güçlendi
Durmuş Yılmaz, “Yılın üçüncü çeyreğinde gerek ikinci çeyreğe ilişkin büyüme rakamlarının beklenenden olumlu gerçekleşmesi, gerekse üçüncü çeyrekte iktisadi faaliyete ilişkin öncü göstergelerdeki toparlanma sürecinin devam etmesi, krizin dip noktasının geride bırakıldığına ilişkin algılamaları güçlendirmiştir” diye konuştu.
Durmuş Yılmaz, krizde ikinci dalga gelme olanağına ilişkin de, olumlu mesaj verdi. Yılmaz, ikinci bir dalganın gelip gelmeyeceğine yönelik olasılığın yüzde 0 ile 50 arasında olduğunu dile getirerek, ikinci dalga olasılığının düşüş gösterdiğini belirtti. Yılmaz, “Küresel krizde ikinci bir dalga ihtimali sıfır da değil, 100 de değil. Sıfırla 50 arasında bir yerde. 50’den az” dedi.

Fazla zam duruşumuzu etkiler
Yılmaz, 2010 yılı bütçesinin gerçekçi olup olmadığına ilişkin soruya, 2010 yılı bütçesinin Orta Vadeli Program doğrultusunda hazırlandığı son enflasyon raporundaki tahminlerinde bu unsurları içerdiğini dile getirdi. Durmuş Yılmaz, “Biz şu anda bütçe büyüklüklerinin genel perspektife uyduğunu düşünüyoruz. Politikalar buna göre oluşturuldu” dedi. Bu kapsamda 2010 yılı için memura verilen yüzde 2.5 +2.5 zammın para politikası hedeflerini etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin soruya Yılmaz, “Yüzde 2.5+2.5 bütçe büyüklüklerinin içine yerleştirilmiştir. Bu çerçeveyi esas alarak para politikasını oluşturuyoruz. İlave artışlar olursa bütçe sınırını zorlar,  mali bütçeyi olumsuz etkilerse o zaman bunu düşünmek zorunda kalırız” dedi. 

Büyüme için IMF gerekli
Yılmaz önümüzdeki dönemde Hazine’nin 2009 yılı borç miktarının taahhüt edilenin çok üzerine çıkması nedeni ile para politikasında bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceğine ilişkin soruya, “Merkez Bankası piyasayı fonlama açısından herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Biz piyasayı yapageldiğimiz şekilde fonlamaya devam edeceğiz” dedi. Ayrıca Yılmaz, 2010 yılı para politikasına yönelik teminat ihtiyacı ve portföy oluşturmak için Hazine ile bir çalışma yürüttüklerini de sözlerine ekledi.
Yılmaz, Türkiye’nin adeta yılan hikayesine dönen IMF ile önümüzdeki dönemde nasıl bir ilişkiye gireceğine ilişkin soruya, daha fazla büyüme için dış kaynağa ihtiyaç olduğunu belirtirken, Hazine’nin daha az borçlanması ve özel sektöre daha fazla kaynak kullandırmak için IMF’den gelecek kaynağa ihtiyaç olabileceğini belirtti. Yılmaz, “Denizin bittiği noktada bir yerlere gitmenin anlamı yok” dedi.
Merkez Bankası Başkanı’nın konuşmalarından satırbaşları ise şöyle: 

* Yılın son çeyreğinde kredilerde toparlanma eğiliminin güçlenmesini bekliyoruz. Bununla birlikte kobilere verilen kredilerde standartların halen sıkı olması, parasal koşullardaki genişlemenin iktisadi faaliyet üzerindeki olumlu etkisini kısmen de olsa sınırlamaya devam ediyor. 
* İş gücü piyasasında bir iyileşme görülmemesi ekonomideki talep yetersizliğini besleyen bir unsur oldu
* Toplam nihai yurtiçi talepte ikinci çeyrekte gözlenen hızlı artışın üçüncü çeyrekte yerini nispeten yatay bir seyre bırakacağı tahmin ediliyor. 
* Dış talebin toplam talebi uzunca bir süre sınırlamaya devam edeceği bekleniyor 
* Yakın dönemde istihdam verilerinde gözlenen iyileşmenin hızlı bir toparlanmaya dönüşmesi beklenmemekte, işsizlik oranlarının uzunca bir dönem yüksek düzeylerini koruyacağı tahmin ediliyor. Bu çerçevede birim iş gücü maliyeti ve yurtiçi talebe ilişkin görünümün enflasyona düşüş yönünde verdiği desteği sürdürmesi bekleniyor. 
* Yılın son çeyreğinden itibaren kredi piyasasındaki gelişmelerin yurt içi iktisadi faaliyeti desteklemeye başlayacağı, orta vadede ise para politikasının etkilerinin daha da belirgin hissedileceği tahmin ediliyor. Diğer yandan kamunun artan iç borçlanma gereksiniminin, küresel ekonomide süregelen sorunların ve halen yüksek seyreden işsizlik oranlarının kredi genişlemesini sınırlamaya devam edeceği öngörülüyor.

2010 enflasyonu yüzde 5.4 olacak
Bütçe tasarısında bu yıl için 5.3 oranında enflasyon hedefinde bulunulurken, Merkez Bankası, 2009 için yüzde 5.5 enflasyon tahmini yaptı. Politika faizlerinin sınırlı bir miktar daha düşerek 2010 yılı sonuna kadar sabit kaldığı varsayımı altında; enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2009 yıl sonunda orta noktası yüzde 5.5 olmak üzere yüzde 5.0 ile 6.0 aralığında, 2010 yıl sonunda ise orta noktası yüzde 5.4 olmak üzere yüzde 3.9 ile 6.9 aralığında gerçekleseceği tahmin edildi. Ayrıca enflasyon, 2011 sonunda yüzde 4.9, 2012 üçüncü çeyreğinde ise yüzde 4.8 olacak.

Hükümete hesap verme mektubu
Merkez Bankası, enflasyon hedefinin bu defa alttan ıskalanması nedeniyle hesap vermek amacıyla hükümete bir mektup yolladı. Enflasyon hedeflemesi rejimi gereği ve banka kanununun 42’nci maddesi uyarınca Ali Babacan’a gönderilen mektupta, yıllık enflasyonun eylül ayı itibariyle yüzde 5.27 oranında gerçekleştiği ve 2009 yılının üçüncü üç aylık döneminin sonu için yüzde 6.5 olarak belirlenen belirsizlik aralığı alt sınırının altında kaldığı aktarıldı. Son verilerin, kurulun iktisadi faaliyette gözlenmekte olan toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına ilişkin görüşünü teyit ettiği ifade edildi. Bu çerçevede, kapasite kullanımının tarihsel ortalamalara ulaşmasının uzun bir süre alacağı belirtildi.

Merkez’de ‘domuz gribi’ alarmı 
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası’nın olası bir domuz gribi vakasına karşı önlemleri belirlediklerini söyledi. Yılmaz, bir basın mensubunun “Son dönemde artış gösteren domuz gribi hastalığına karşı bir önlem hazırlığınız var mı?’ sorusuna kurmayları ile geçtiğimiz gün bir araya gelerek, karar alıcı organda bulunan bir kişinin domuz gribi olması durumunda neler olacağına ve ne gibi önlemler alınacağına ilişkin bir çalışma yaptıklarını dile getirdi. Ayrıca Yılmaz, Domuz Gribine yönelik aşı ile ilgilendiklerini ancak test aşamasında olduğunu anımsattı. (Radikal)