İktidara patron tavsiyeleri

  • Cumhurbaşkanı Sezer'i ve Başbakan Erdoğan'ı ziyaret eden TÜSİAD'ın başmüzakereci tarifi: İngilizce ve Fransızca bilen, AB hukuku, ekonomi ve siyasette uzman, kamu-özel sektör ve sivil toplum ilişkilerinde uzlaştırıcı.
  • Başmüzakerecinin 'siyasetçi olmaması' ve 'tek şapkalı olması', yani başka bir işle uğraşmaması da TÜSİAD'ın önerileri arasında. Somut bir kişiye işaret etmeyen TÜSİAD, AB heyetinin teşkilinin geciktiğini de vurguladı.
  • TÜSİAD, Gümrük Birliği anlaşmasının yeni AB üyelerine uyarlanmasını da istedi. Raporda, 'Uyarlama ile Güney Kıbrıs'ın resmen tanınmış olup olmayacağı konusunda kamuoyu iyi aydınlatılmalı' denildi.
  • Başkanlık sisteminin Türkiye'ye uymaya-cağı dile getirilen raporda, ekonomiye de değinildi: AB süreci ve IMF çıpa işlevi görecek. Büyümede bu yıl da hedefleri aşarak yüzde 6-7 gibi bir oranın yakalanması mümkün.
  • Büyüme konusunda umutlu olan TÜSİAD, işsizlik konusunda ise olumsuz bir tablo çizdi. Buna göre istihdam artışı yüzde 1.5'te, işsizlik oranı ise yüzde 10'larda kalacak.
  • Raporda, yabancı sermaye çekmek için kurumlar vergisinin yüzde 20'ye indirilmesi isteniyor. TÜSİAD heyeti, Erdoğan'a, illere teşvik yasasına itirazlarını da iletti.
  • ANKARA - TÜSİAD, hükümete AB müzakere heyetinin belirlenmesinde geç kalındığı uyarısında bulunurken, başmüzakerecinin de tanımını yaptı: İngilizce ve Fransızca bilsin, AB hukuku, ekonomi ve siyaset hakkında derin bilgisi olsun, uzlaştırıcı olsun, siyasetçi olmasın.
    Ankara'da temaslarını sürdüren TÜSİAD heyeti, hükümete 'ekonomik, siyasi ve sosyal gelişmeler ve Türkiye-AB ilişkileri hakkında TÜSİAD görüşlerini sundu. Raporda, başmüzakerecinin 'mesleki yaşamında İngilizce ve Fransızca bilgisi, AB hukuku, ekonomisi ve siyaseti hakkında derin bilgisi ve kamu, özel sektör ve sivil toplum ihtiyaçlarını yakından izleyen uzlaştırıcı yapıda olması'nın süreci başarılı kılacağı vurgulandı.
    Devletle ilgili olmamalı
    Başmüzakerecinin devlet içi dengelerle de doğrudan muhatap olmasının etkinliği azaltabileceğine dikkat çekilen raporda, Türkiye çapında bir ülkede üst düzeyde bir siyasetçinin müzakere heyeti başkanı olması ve başmüzakereci ve yardımcıları görevlerinin diplomat, bürokrat ve kamu dışından kişilere verilmesinin yararlı olacağı belirtildi.
    Türkiye açısından birincil hedefin, 'AB ile müzakerelerin açılımını sağlayacak Ankara Anlaşması'nı, AB üyesi ülkelere genişleten protokolün uyarlanması' olması gerektiğine dikkat çekilen raporda, Ankara Anlaşması'nı birliğe üye devletlerin tümüne uyarlayacak protokolün imzalanmasıyla birlikte, Güney Kıbrıs'ın Türkiye tarafından resmen tanınmış olup olmayacağı kaygısının, kamuoyuna iyi anlatılması gerektiği kaydedildi.
    Başkanlık sistemine de değinilen raporda, "TÜSİAD, siyasi istikrar, demokrasi ve yönetimde etkinlik açısından başkanlık sisteminin, parlamenter sisteme bir üstünlüğü olmadığı görüşündedir. Kaldı ki bu sistemin çok farklı tarihsel koşullardan gelen ve federal bir yapıya sahip Amerika dışında bu açılardan başarı sağlanmış bir örneğine de rastlanılmamıştır" denildi.
    AB ve IMF çıpa olacak
    TÜSİAD raporunda, ekonomideki gelişmeler de değerlendirildi. AB üyelik süreci ve IMF'nin, çıpa işlevi görmeye devam edeceği işaret edilirken, bu yıl büyümenin hedefin üzerine çıkarak yüzde 6-7 gerçekleşeceği, cari açığın da milli gelire oranının düşeceği tahmini yapıldı. Büyümenin istihdama yansımasının bu yıl da sınırlı olacağına yer verilen raporda, istihdam artışı yüzde 1.5-2, işsizlik oranının yüzde 10 civarında olacağı tahmininde bulunuldu. Raporda şu değerlendirmelere yer verildi:

  • Yabancı sermaye açısından kurumlar vergisi yüzde 20'ye indirilmeli, temettü dağıtımında gerçek kişilere halen yüzde 10 olan stopaj düşürülmeli.
  • KDV iadelerinde sorun var. İadesi istenecek KDV'nin tespitinde 'yüklenilen KDV değil, tahsilinden mahrum kalınan KDV ölçü alınmalı.
  • BOTAŞ'a 'hesap ayrışması' yükümlülüğü getirilerek, iletim tarifeleri ve fiyattaki haksız rekabet önlenmeli.
  • Bankacılık reformunda BDDK'nın özerkliği önemli.
  • Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özerkliği sağlanmalı.
  • Zorunlu temel eğitim 12 yıla çıkarılmalı.
  • Genel sağlık sigortası ve bütünleştirilmiş bir kamu sağlık sigortası programı oluşturulmalı, kamu hastanelerine daha fazla özerklik verilmeli, ulusal ilaç politikası oluşturulmalı.
  • Tarım politikaları üretim yapısının girişimciliğine engel olmaktadır.
    Erdoğan: İran ve Suriye'yi takip ediyoruz
    Başbakan Erdoğan, özel 'Ata' uçağıyla saat 12.45'te bazı açılışlara katılmak ve ziyaretlerde bulunmak üzere Adana'ya gitti. Erdoğan, hareketinden önce bir gazetecinin 'İran ve Suriye ittifakını nasıl değerlendiriyorsunuz' sorusunu şöyle yanıtladı: "Gelişmeleri takip ediyoruz. İran ve Suriye şu anda kendileriyle ilgili tavırlarını belirliyor. Biz de bu gelişmeler çerçevesinde nasıl bir tavır alacağımızı gelişmelere göre değerlendirir, ondan sonra açıklamamızı yaparız."
    Başmüzakerecinin ne zaman belirleneceğine ilişkin soruya da Erdoğan, "Fazla uzamaz" karşılığını verdi. Başbakan Erdoğan, Fenerbahçe ile Real Zaragoza arasında yapılan UEFA kupası maçıyla ilgili soruya ise yanıt vermedi.