İmarbank davası karar aşamasına geldi

Yönetimine elkonulan Uzan ailesine ait İmarbank'ın zarara uğratılması suçlamasından mahkûm edilen sanıklar, Yargıtay'da ağlamaklı savunma yaptı.

ANKARA - Yönetimine elkonulan Uzan ailesine ait İmarbank'ın zarara uğratılması suçlamasından mahkûm edilen sanıklar, Yargıtay'da ağlamaklı savunma yaptı. Bankanın el konulma tarihindeki Mali Kontrol Müdürü Yeşim Öztürk, yöneticilikten pişmanlığını, "Böyle olacağını bilsem, bankada çalışmaz evlere temizlik işine giderdim" sözleriyle ifade etti. Sanık Bahattin Uzan'ın avukatları ise müvekkilin, firardaki Kemal Uzan'ın kardeşi olması nedeniyle mahkûm edildiğini savunup, kararın bozulmasını istedi.
İmarbank'la ilgili 25 sanıklı davanın, cezalandırılan Bahattin Uzan'ın da aralarında bulunduğu altı sanık yönünden temyiz duruşması dün Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nde yapıldı. Dönemin İmarbank Genel Müdürü tutuklu sanık Hilmi Başaran'ın avukatı Şeref Dede, mahkemenin olağanüstü koşullarda ve hukuki olmayan delillere dayanarak yargılama yaptığını, suç işlemek amacıyla çete kurulduğuna ilişkin en ufak delil bulunmadığını savundu. Dede, "Bankayla ilgili tek gerçek bankanın zararı nedeniyle mevduatların düşük gösterilmesi sonucu doğan açıktır. Bu da zimmet değildir. Başaran'ın mahkum olmasının tek nedeni Kemal, Yavuz ve Hakan Uzan'ın bulunamamasıdır" diyerek tahliye istedi.
'Suçu Uzan olmak'
Sanık Bahattin Uzan ağlamaklı bitirdiği savunmasında, bankada görev almadığını ve kendisine kaynak aktarılmadığını, kredi verilmediğini belirterek şunları söyledi: "Olaylardan sorumlu tutulmam büyük bir adli hatadır. Vergi usulsüzlüğü davasında sanık bile değilken bana ceza verildi. İmarbank davasında ben niye sorumlu tutuluyorum? Suçsuzum. Kararın bozulmasını istiyorum" Uzan'ın avukatları da cezanın bozulmasını isterken "Müvekkilimizin mahkûmiyet gerekçesinin Kemal Uzan'ın kardeşi ve Merkez Yatırım firması yöneticisi olmasına bağlanması, 'suçun şahsiliği' ilkesine aykırıdır" dedi.
Sanıklardan dönemin mali kontrol müdürü Yeşim Öztürk de bankaya 1992'de sınavla memur olarak girdiğini belirtti ve hiçbir zaman üst düzey yönetimde bulunmadığını, mali konularda da sorumluluk almadığını belirterek, şu ağlamaklı savunmayı yaptı: "Ben de beraat eden diğer sanıklardan farklı hukuki konumda değilim. Kendim ve eşimin tüm birikimlerini İmarbank'a yatırmıştık. Ben suç işlemedim. Savunmalarım bile aleyhime değerlendirildi. Bilsem, İmarbank'ta çalışacağıma evlere temizliğe gitmeye razı olurdum." Yargıtay, sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmayı erteledi.