İmar'da saman üyeler varmış

İmar Bankası'nin trilyonlarca lira zarara uğratılmasıyla ilgili davanın gerekçeli kararında firari Kemal Uzan'ın banka suçlarını gerçekleştirmek amacıyla bir suç örgütü oluşturulduğu belirtildi.

İSTANBUL - İmar Bankası'nin trilyonlarca lira zarara uğratılmasıyla ilgili davanın gerekçeli kararında firari Kemal Uzan'ın banka suçlarını gerçekleştirmek amacıyla bir suç örgütü oluşturulduğu belirtildi. Kararda, bankanın yönetim kurulu üyeleri Erol Hürbaş, Birol Çilingir, Yaşar Avni Güral ve Gürol Demirkol'un 'saman üye' konumunda oldukları, herhangi bir odaları ve sekreterlerinin olmadığı ve genellikle Kemal Uzan'ın daha önceden aldığı kararları imzaladıkları belirtildi. Bu sanıkların Kemal Uzan ve başta genel müdür sanık Hilmi Başaran ile diğer çete üyeleri tarafından bir nevi piyon olarak kullanıldığının anlatıldığı kararda özetle şöyle denildi:
Ağabeyine eşinden daha yakın: "Kemal Uzan, ne emretti ise Bahattin Uzan onu aynen yerine getirmiştir. Bahattin Uzan'ın, eşinden daha yakın hissettiği ve inandığı suç örgütü lideri Kemal Uzan'ın yasal veya yasal olmayan tüm emirlerin yıllarca neredeyse gözü kapalı yerine getirmesi karşısında, konumu, yaşı nedeniyle edindiği tecrübe, almış olduğu eğitim, içinde bulunduğu kültür seviyesi dikkate alındığında üzerine atılı suçların tamamının içinde olduğu anlaşılmıştır."
Yeşim Öztürk'ün sadakati: "Kemal Uzan'a örgüt üyesi sıfatıyla sadakatini yargılama aşamasında dahi bilgileri ve delil olduğunu düşündüğü bir kısım belgeleri fiilen gizleyerek sürdürdüğü anlaşılmıştır."
Ketum çete: "Kemal Uzan tarafından özellikle banka suçlarını gerçekleştirmek amacıyla oluşturulan suç örgütünün varlığı açıkça ortadadır. Kemal Uzan suça konu eylemleri ve işlemleri, çalışanlar ve bir kısım yönetim kurulu üyeleri, kamu otoriteleri yanında BDDK tarafından atanan veto yetkili yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere yıllarca tüm kamuoyundan saklanmıştır. Yani, örgütte tam bir gizlilik uzun süre mevcudiyetini korumuştur. Hatta, yargılamaya başlandıktan sonra sanıkların 2.5 yıllık yargılama süresince dahi suça konu olaylar hakkında bildiklerini ifade etmeleri engellenmiştir."
Parayı iç ettiler: "4 Temmuz 2003'ten sonra yapılan incelemelerde, işlemlerin eksik beyan edildiği, gerçek mevduat rakamının gizlenerek otoritelere onda 9 nispetinde eksik gösterildiği ve iç edildiği ortaya çıkmıştır."
Davada Hilmi Başaran, Bahattin Uzan, Mustafa Akar, Yeşim Öztürk ve Tacettin Pak 1 yıl 8 ay ile 17 yıl 6 ay arasında hapis cezasına çarptırılmıştı.