'IMF ile anlaşma imzalarsak yüzde 1-1.5 daha fazla büyürüz'

'IMF ile anlaşma imzalarsak yüzde 1-1.5 daha fazla büyürüz'
'IMF ile anlaşma imzalarsak yüzde 1-1.5 daha fazla büyürüz'

Ömer Aras, ?Krizde birçok ülke yara aldı? dolayısıyla Türkiye bundan sonra moda ülke olacaktır? dedi.

Finansbank Başkan Yardımcısı Aras, '2010'da yüzde 3-3.5 büyüme bekliyorsak, IMF ile anlaşma imzalarsak bunu en az 1-1.5 puan daha yukarı çekebiliriz' dedi
Haber: ESİN ÇETİNEL / Arşivi

İSTANBUL - Finansbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Grup Üst Yöneticisi (CEO) Ömer Aras, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile bir stand-by anlaşması yapılması durumunda bunun Türkiye’de önümüzdeki yıla yönelik büyüme oranı beklentisini 1-1.5 puan yukarı çekebileceğini söyledi.
National Bank of Greece (NBG) Yönetim Kurulu Başkanı Takis Arapoglou ve Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları dolayısıyla İstanbul’da bir öğle yemeği verdi. Ömer Aras, burada gazetecilerin sorularını yanıtlarken, IMF ile yapılacak bir stand-by anlaşmasının piyasalara ve ekonomiye ilişkin etkisine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

İstanbul moda olacak
“IMF anlaşmasının Türkiye için, iyiye gitmesini beklediğimiz ekonomimiz için katkısı fazla olacaktır. 2010’da genel olarak yüzde 3-3.5 büyüme bekliyorsak, IMF anlaşmasının olması bunu en az 1, hatta 1,5 puan bile yukarı çekebilir. Bu bir güvence, şemsiye... Türkiye zaten şu anda ekonomik olarak olumlu bir konjonktür gösteriyor. Bu kriz sırasında dünyadaki diğer ülkelere göre aslında çok avantajlı bir konumdayız. Birçok ülke çok daha büyük yara aldı. Biz otomatik olarak yukarı çıktık. Dolayısıyla Türkiye bundan sonra birçok yatırımcı için moda olacak diye düşünüyorum.”

‘Farkındalık yarattık’İstanbul’un uluslararası alanda bir finans merkezi olması projesinin de bu bağlamda önemli bir hedef olduğunu vurgulayan Ömer Aras, IMF-Dünya Bankası toplantılarının, dünyanın krizle uğraştığı bir dönemde İstanbul’da yapılıyor olması ve burada alınacak kararların İstanbul kararları olarak tarihe geçmesinin de bir farkındalık yaratacağını söyledi. Aras, yabancı bankacıların Türkiye’deki güçlü finansman sistemine çok olumlu baktığını kaydetti. 

NBG: Kârın üçte biri Türkiye’den
Finansbank’ın çoğunluk hissesini 2006 yılında satın alan Yunan National Bank of Greece’nin İcra Kurulu Başkanı Takis  Arapoglou, Türkiye’de yaptıkları yatırımdan memnun olduklarını söyledi.  Arapoglou Finansbank’ın, NBG’nin kârının yüzde 30’unu sağladığını belirterek ‘Kârın yüzde 60’lık bölümü Yunanistan’dan, geri kalan bölümü de Orta ve Doğu Avrupa’dan geliyor’ dedi. Arapoğlu, Türkiye’de Finansbank’ın organik büyüme (şubeler açarak) yoluyla daha güçlü hale geleceğini söyledi.
Arapoglou, “Resesyondan dolayı bu sene kredilerde yüzde 5’lik büyüme ancak gelecek sene Türkiye ekonomisinin toparlanması ile yüzde 15’lik bir büyüme hedefliyoruz” dedi.
Özellikle kurumsal kredilerde ve küçük şirket kredilerinde büyümek istediklerini kaydeden Arapoglou, daha sonra da tüketici kredilerine odaklanmak istediklerini ifade etti.
Arapoglou, “Bizim için bölge ülkeleri içinde Türkiye en hızlı büyüyen ülkelerden biri” dedi.  

Hedef üst gelir grubu
Özsermaye kârlılığında aynı seviyelerini koruyacağını kaydeden Arapoglou şunları söyledi: “Maliyetleri kontrol altına alıyoruz ve kârlılığa odaklanıyoruz. Türkiye’de daha üst müşteri gruplarına odaklanmak istiyoruz.”

Görevden alınmamla ilgili bilgim yok 
Arapoglou, Yunanistan’da seçimlerde iktidarın değişmesi nedeniyle görevden alınacağı konusundaki söylentilerle ilgili olarak da ‘Haberim yok. Bir şey bilmiyorum’ dedi.
Arapoglou, Finansbank’ın İMKB’de halka açıklık oranının çok düşük olmasından dolayı borsadan çıkmayı düşünmediklerini ancak borsada çok az hissenin işlem görüyor olmasının kimseye faydasının olmadığını da söyledi.
‘Çünkü oluşan fiyat gerçek bir fiyat değil’ diyen  Arapoglou, borsadan çıkmanın yasal olarak mümkün olmadığını da hatırlattı.