IMF: Kaplan olabilirsiniz

IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp ile Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye'nin Avrupa'nın kaplanı olabileceğini söyledi.

İSTANBUL - IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp ile Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye'nin Avrupa'nın kaplanı olabileceğini söyledi. IMF Türkiye Temsilcisi Bredenkamp, İstanbul'da başlayan 3. Uluslararası Finans Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin geleceğinin çok parlak olduğunu ifade ederek "Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en parlak dönemini yaşıyor diyebiliriz" dedi. Ekonomik kriz sonrası ekonomide yaşananlara değinen Bredenkamp, Türkiye'nin rakiplerine yetişmekte, hatta onları geçmekte olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini belirtti. Eskiden, popülist maliye politikalarından sonra son üç yıldır ciddi mali disiplin uygulandığının görüldüğünü kaydeden Bredenkamp, 70 yıl sonra ilk defa ciddi maliye politikalarının Türkiye'ye getirildiğini söyledi.
Bredenkamp, artık bugün Türkiye'de gelecekte ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin eski düzensizlik günlerinin olmayacağını vurguladı. Konuşmasında Merkez Bankası'nın bağımsızlığının önemine de değinen Bredenkamp, en önemli riskin gittikçe artan cari açık olduğunu, ancak bu açığı şimdilik bir tehdit olarak görmediğini, açığın piyasalar tarafından finanse edildiğini kaydetti.
Hugh Bredenkamp, zaman zaman görülebilecek şoklara karşı mali savunma sisteminin güçlendirilmesinden bahsetti. Bredenkamp, bankacılık piyasasının mali bir krizden ilk etkilenecek piyasalardan olacağına işaret ederek, mali yapılarının güçlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Reformlarda son yıllarda gecikme olduğuna da değinen Bredenkamp, yapısal ve kurumsal reformların derinleşmesi gerektiğini ifade etti. Bredenkamp, ekonomideki başarıların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgularken, özelleştirmeyi ve bu arada Türk Telekom'un özelleştirilmesini örnek verdi. IMF temsilcisi, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasının başarılı olduğunu kaydederek, uluslararası bankaların sektöre ilgisine dikkat çekti.
Bredenkamp, vergi rejimi konusuna değinirken, Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı vergi indirimlerini anımsatarak, sosyal güvenlik sisteminde de iyileştirme gerektiğini kaydetti. Seçimden söz edilmeye başlandığını dile getiren Bredenkamp, yapısal reformların bir an önce başlaması gerektiğini tekrarladı. Bredenkamp, Türkiye'nin önünde fırsatlar bulunduğunu vurgularken de "Türkiye bir numaralı kaplanlardan biri olacak diye düşünüyorum" dedi.
Kore karşılaştırması
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink de, Türkçe "Günaydın" diye başladığı konuşmasında, ekonomideki gelişmeleri överek, kriz durumundan refah toplumuna doğru geçiş olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Avrupa'nın kaplanı olabileceğini belirten Vorkink, Türkiye'nin "Avrupa kaplanı olma kapasitesi var. Gelecek 10 yıl içinde Avrupa kaplanı olabilir. Herkes el ele verirse Türkiye kaplanı serbest kalabilir" ifadesini kullandı. Türkiye'nin, Doğu Asya kaplanlarından Malezya ve Kore ile gelir artışını kıyaslayan Vorkink, bu ülkelerde kişi başına gelir 30 yılda yıllık ortalama yüzde 5 büyürken, Türkiye'de bunun yüzde 2 düzeyinde kaldığını belirtti.
Vorkink, "Yani Türkiye'deki büyüme bunların yarısı kadar oldu. 30 yıl önce Türkiye'de kişi başına gelir Malezya ve Kore'den fazlaydı. Aynı büyüme olsaydı Türkiye'de bugün kişi başına gelir 2.5 misli fazla olurdu" saptamasını yaptı.
'Kaplan serbest değil'
Vorkink, Asya kaplanlarının yanı sıra Avrupa kaplanları olarak nitelediği İspanya ve İrlanda'da aynı şeylerin yaşandığını anlattı. Vorkink, mali sektörün bugünkünden daha fazla seferber edilmesiyle Türkiye'nin Avrupa kaplanı olabileceğini vurguladı.
Türkiye'de tasarrufların harekete geçirilmesinin Asya kaplanlarından geri olduğunu anlatan Vorkink, "Türkiye ekonomisindeki kaplan henüz bağlı, serbest kalamadı" ifadesini kullandı. Bankacılık sektörünün 2001 krizinin zorluklarının üzerinden başarıyla geldiğini aktaran Vorkink, konuşmasında sektördeki birtakım zorluklara değindi. TOBB Başkanvekili Halim Mete de bankacılık sektörünün reel sektöre kredi verirken en çok teminata dikkat ettiğini belirterek, "Yani kredi şirkete, projeye değil, teminata veriliyor" görüşünü savundu. Şirketlerin de dünya standartlarında mali tablo düzenlemesi ve kurumsallaşmasının önemine değinen Mete, "Yoksa küreselleşen dünyada hep küçük balık kalırız. Bir de bakarız yurtdışından gelen büyük balık bizi yutmuş" dedi.
Finans Zirvesi'nden bankalara ödül
Active Academy 3. Uluslararası Finans Zirvesi Ödülleri sahiplerini buldu. Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından verilen ödülleri, 'Ekonomiye Katkı'da Ziraat Bankası, 'Dış Ticarete Katkı'da İş Bankası, Garanti Bankası ve Vakıfbank aldı. 'Bireysel Bankacılık' ödülü Yapı Kredi'ye, 'Bankacılıkta Bireysel Müşteri Memnuniyeti' ödülü Garanti Bankası'na, 'Sigortacılıkta Bireysel Müşteri Memnuniyeti' ödülü Anadolu Sigorta'ya, 'Bankacılıkta Kurumsal Müşteri Memnuniyeti' ödülü İş Bankası'na ve 'Kurumsal Sosyal Sorumluluk' ödülü Yapı Kredi'ye verildi. Babacan, ödülü verirken, ihracatın üç yılda 36 milyar dolardan 72 milyar dolara yükseldiğini belirterek, Cumhuriyet'in hiçbir döneminde bu sonucun bulunmadığını belirterek bankacılara teşekkür etti.