'IMF, size kısa vadede çözüm olur'

'IMF, size kısa vadede çözüm olur'
'IMF, size kısa vadede çözüm olur'

Anne Krueger (sağda) ile görüşen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ?Türkiye krizden sonra en az borçlu ülkelerden biri olacak? dedi. FOTOĞRAF: METİN PALA / AA

Eski IMF'ci Anne Krueger, IMF'nin desteğinin kısa vadeli olacağına ve desteğin kısa vadede güven vereceğine işaret etti. Krueger, Türkiye'nin kısa vadede ihtiyacını karşılaması ama uzun vadeli politikalar oluşturması gerektiğini belirtti

İSTANBUL - Eski IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, Türkiye’nin borç sorunun bir kısmını hallettiğinin görüldüğünü ifade ederek, reel faizin uzun vadede daha da düşmesi, bunun için de kamu maliyesinin güçlenmesi gerektiğini söyledi. IMF’nin desteğinin kısa vadeli olacağına ve desteğin kısa vadede güven vereceğine işaret eden Krueger, Türkiye’nin kısa vadede ihtiyacını karşılaması ama uzun vadeli politikalar oluşturması gerektiğini belirtti.
Bazı ülkelerin hem toplam talepte hızlı düşüşler yaşadığını hem de çok güçlü negatif bilanço etkisiyle karşılaştıklarını belirten Krueger, “Onlar, çok kötü durumdalar ama Türkiye, o kategoride değil” dedi.
Tüm sıkıntıların gerisinde, düşük faiz oranlarının yattığını vurgulayan Krueger, yaşanılan küresel dengesizlikle birlikte, bazı ülkelerin, diğer ülkelerden tasarruflarını emdiğini ifade etti. Toplam talebin etkilerinin kısa vadede bilançolardan daha önemli olacağının düşünülmesi durumunda daha umutlu olunabileceğini belirten Krueger, “Yeterince bilgimiz yok ama ılımlı bir şekilde umutlu olabiliriz ki ABD, bu resesyonun dibini, önümüzdeki beş-altı-yedi ay içerisinde görecek. Belki hatta yaz sonu kadar erken olacak. En karamsarlar bile, önümüzdeki yılın başlarında dibe ulaşılacağını söylüyorlar” diye konuştu. Tüketici güveninin ve kredilerin artmaya başlamasının, toplam talebin hızlıca canlanmasına yardımcı olduğunu kaydeden Krueger, bu yılın sonlarınadoğru ABD’de, konut fiyatlarının dibi göreceğini ifade etti. Krueger, şöyle konuştu: “Ülkelerin yaşadığı sıkıntıların bazıları toplam talebe, bazıları ise bilançoya dayanıyor. Ben Türkiye’yi, ihracattaki kayıplarından dolayı, toplam talep kısmına koyuyorum. Finansal sisteminiz çok iyi durumda görünüyor. Bazı ülkeler hem toplam talepte hızlı düşüşler yaşadı hem de çok güçlü negatif bilanço etkisiyle karşılaştı.
Onlar, çok kötü durumdalar ama Türkiye o kategoride değil. Ekonomik aktiviteler kötüye gittiğinde, buna tepki verebilmek için, yeterli marjı olan bir para politikasının olması çok önemli. Bazı ülkeler, GSYİH’larına oranla, çok daha yüksek borçlar içindeler ve daha büyük sorunlarla karşılaşacaklar. Daha yapılabilecek çok şey var. Zor olan şu; hem ulusal hem de uluslararası olarak bu sistemi geliştirmek için neler yapabileceğimize karar vermeliyiz.
Ne yazık ki şu aşamada herkes yandı ancak, yine de bu olaydan, yeterli dersleri alabilir ve kararlar verebiliriz. Düzenlemelerde birtakım sorunlar oldu ama aynı zamanda iyi bir ekonomik gelişme de oldu. Bu düzenlemeleri kesmemek ve daha fazla teşvikleri düşünmek lazım.”

‘Uzun vadede endişeliyim’
Krueger, şöyle devam etti: “Herkes, şu andaki krizi ele alıyor ama uzun vadeli parasal sorunlarda uluslara-rası ekonomi için, dünya genelinde büyük bir sorun oluşturacak. İyileşme, resesyondan yavaş olsa bile Hindistan ve Çin, önümüzdeki birkaç yıl içinde büyüme gerçekleştirecek. ABD’de, hızlı bir şekilde iyileşmeye başlarsa, bu büyümeye destek sağlayabilir. Bu resesyonun risklerinden bir tanesi de bütün ülkelerin, ‘Daha fazla para harcayacaksak ve bir ivme sağlayacaksak, bunu kendi vatandaşlarımıza harcamak istiyoruz’ demeleridir. Eğer herkes bunu yapacak olursa, bu, büyük bir korumacılık olur ve dünyaya çok zarar verir.
G20’de geçtiğimiz kasım ayında devlet başkanları toplandı ve bir yıllık dönemde ek bir korumacılık önlemi almayacaklarını söyledi ama yalnızca dört ay sonra, 17 ülkenin yeni korumacılık önlemleri aldığı ortaya çıktı. Bunlar, ileriye yönelirken, son derece tehlikeli...” Resesyonun, ne kadar sürerse, o kadar tehlikeli olacağına dikkati çeken Krueger, “Eğer düzelme daha hızlı bir şekilde başlarsa, o zaman dünya ekonomisi, en fazla iki-üç yıl içinde tekrar büyümeye yönelecektir. Kısa vadede daha iyimserim ama uzun vadede endişeliyim” diye konuştu. (Radikal)