IMF yumuşadı: İki gözden geçirme birden

IMF, hükümetin sosyal güvenlik reformu gibi gözden geçirme önkoşullarını yerine getirmemesine rağmen sorun çıkarmadı. İlk ve ikinci gözden geçirmeler tamam. 1.7 milyar dolarlık kredinin ucu göründü.

ANKARA - Hükümetin Uluslararası Para Fonu (IMF) desteğinde üç yıl için uygulamaya koyduğu ekonomi programında, taahhütlerini zamanında yerine getirmediği için ortaya çıkan risk, dün 'sürpriz' bir şekilde sağlanan mutabakatla aşıldı. Bugüne kadar taahhütler konusunda katı bir tutum sergileyen IMF, bu kez hükümete inandığını vurgulayarak geri adım attı ve sosyal güvenlik reformunun 2006 Ocak sonuna kadar yasalaştırılmasını yeterli gördü. IMF İcra Direktörleri, üç yasa tasarısının Meclis'e sunulmasının ardından aralık ayında toplanacak ve 1.7 milyar dolarlık krediyi kullanıma açacak.
IMF Türkiye Masası Şefi Lorenzo Giorgianni, hükümetin reformu gerçekleştireceğinden emin olduklarına işaret ederek, tavır değişikliğini, "Pozisyonumuzda değişiklik yok, düşüncelerimizin hükümetle buluşmasından söz edilebilir" diye açıkladı. Dünya Bankası ve IMF toplantıları nedeniyle eylülde ara verilen, 12 Ekim'den sonra yeniden başlayan ikinci gözden geçirme çalışmaları dün tamamlandı. Devlet Bakanı Ali Babacan, IMF Türkiye Masası Şefi Lorenzo Giorgianni ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısıyla varılan mutabakatı açıkladı. Toplantıya, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, IMF Türkiye Temsilcisi Huge Bredenkamp da katıldı.
Düşünceler örtüşüyor
Giorgianni, Meclis gündemindeki sosyal güvenlik yasası için sürecin kendi mecrasında devamı açısından daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunun net olarak görüldüğünü belirterek, "Bu itibarla gözden geçirmelerde ilerlemeye ve kanunun yeni yıl başlarında geçirilmesini beklemeye karar verdik" dedi. Giorgianni, gözden geçirmeler başarılı sonuçlandırıldığı için mutlu olduğunu söyledi. Giorgianni, mutabakatın temellerini de, "Birincisi, hükümet 2006 için çok güçlü bütçe hazırladı. Bütçede milli gelirin yüzde 6.5'i oranındaki faiz dışı fazla hedefi, Telekom ve Tüpraş'ın özelleştirilmesiyle bu kurumların faiz dışı fazlaya katkıda bulunmayacağı ortamda muhafaza ediliyor" sözleriyle açıkladı.
Mali aflara karşı çıkan IMF'nin, prim affına neden olumlu yaklaştığının sorulması üzerine Giorgianni, hazırlanan kanunun, iyileştirilmiş kontrol mekanizmalarına vurgu yaparak ve gecikmiş borçların yeniden yapılandırılması planlarını, borçlunun ödeme kapasitesiyle ilişkilendirerek önceki borçların temizlenmesi ve çözüme kavuşturulması programlarını zafiyete uğratan sorunları asgariye indiren özelliğe sahip olduğunu kaydetti.
Gözden geçirme görüşmelerinin, Türkiye için tarihi önemdeki konjonktürde gerçekleştiğine işaret eden Giorgianni, 3 Ekim'de alınan kararın büyük öneme sahip olduğunu, bunun Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını hızlandıracağını ve herkes için daha iyi yaşam standardına öncülük edeceğini umdukları dönemi açtığını söyledi.
Yeni tarih 2006 Ocak
Mutabakata göre, birinci ve ikinci gözden geçirmelerin ikisi birden tamamlanacak. Bu mutabakat, geçen yıl haziran sonunda yasalaştırılacağı taahhüdünde bulunulan sosyal güvenlik reformu için 2006 ocak sonuna kadar süre verilmesiyle sağlandı. Ancak, gözden geçirmelerin İcra Direktörlerinin aralıkta yapacağı toplantıda onaylanması için hükümetin sosyal güvenlik kurumsal yapısına ilişkin yasal düzenleme, kurumlar vergisi ve sosyal güvenlik prim affı yasa tasarısının kasım sonuna kadar Meclis'e sunulması koşulu getirildi. Tasarıların Meclis'e sunulmasının ardından niyet mektubu onaylanarak bir ve ikinci gözden geçirmelerin 833'er milyon dolarlık kredileri kullanıma açılacak.
Sosyal güvenlik yasa tasarılarının Meclis'te kabulü ise üçüncü gözden geçirmenin koşulu haline gelecek. Üçüncü gözden geçirme için diğer koşul ise Halk Bankası'nın özelleştirilmesi için 2006 Ocak sonuna kadar danışman firmanın seçilmesi. Ziraat Bankası özelleştirmesi Halk Bankası'ndan sonra masaya getirilecek. Ayrıca, gelir vergisinin ilk ayağı yıl sonuna kadar uygulamaya konulacak, kalan bölümü ise yıl içinde yasalaştırılacak. Babacan, üçüncü gözden geçirmenin tarihinin sorulması üzerine tarihin henüz belli olmadığını, ancak bu tarihlerin artık önemi kalmayacağını söyledi.
2006 başında Merkez Bankası da resmi enflasyon hedeflemesine geçecek. Giorgianni, "Merkez Bankası, enflasyonu dize getirmede mavcut istisnai başarıların üzerine yeni başarıları eklemek için son derece iyi konumda olacak" yorumu yaparken, Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, "Enflasyon hedeflemesine geçişte yapısallarda daha ileride olunabilirdi" dedi.
AB vurgusu
Babacan, olumsuz beklentilere değinerek, "Ekonomiye ilişkin zaman zaman çizilen kötümser senaryoların hiçbir şekilde gerçekleşme şansı yok. Ulusal ve uluslararası boyutta oluşan bu güven ortamını asla bozmayacağımızı, bozmaya yönelik girişimlere de asla prim vermeyeceğimizi tekrarlamak istiyorum. Türkiye şu anda tarihi fırsatı yakalamıştır ve bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirecek ve rekor iyileşmelerin altına imzalar atılmaya devam edecektir" diye konuştu. Babacan, ekonominin üç yıllık süreçte güçlü bir performans sergilediğini, hayal gibi görünen Maastricht kriterlerine de ulaşılabilirliğin sağlandığını söyledi.
3 Ekim'de AB ile müzakerelerin başlamasıyla Türkiye'nin hem siyasi hem ekonomik farklı bir düzleme girdiğini vurgulayan Babacan, "Önümüzdeki yıllar Türkiye ekonomisinin elde ettiği bu başarıların meyvesinin toplanmaya başlayacağı yıllar olacaktır" diyerek, özellikle işsizlik, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin giderilmesi konularında daha güzel gelişmelere tanık olunacağını ifade etti. Makro hedeflere de değinen Babacan, büyümenin yüzde 5'lik hedefle uyumlu gerçekleşeceğini belirtirken, istihdamdaki artışın, "Büyümenin istihdamla desteklenmediğine ilişkin eleştirileri değersiz kıldığını" söyledi.
Cari açıkta endişe yok
"Cari işlemler açığının milli gelire oranının kısmen petrol fiyatları ve tekstil kotalarının kaldırılması gibi dış faktörlerle kısmen de ekonomide geliştirilen güven ortamına paralel değer kazanan Türk Lirası'na ve sermaye girişlerine bağlı olarak yıl sonu itibarıyla yüzde 6 civarında gerçekleşeceği öngörülüyor" diyen Babacan, spekülasyonlara karşın bu konuda endişe duymadıklarını vurguladı. Babacan, "Öncelikle dalgalı kur rejimi emniyet supabı işlevi görmeye devam edecektir" dedi. Bakan Babacan, dış finansman kalitesi, doğrudan yabancı yatırımlardaki artış, borçlanma vadelerinin uzaması, yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla politikası devamının da buna olumlu katkı sağlayacağını söyledi.
Babacan, program kapsamında önceliğin yapısal reformlar olduğunu belirterek, "Gelecek dönemde yapısal reformların makroekonomik istikrar ortamındaki olumlu etkisini çok daha net göreceğiz" dedi. Bu alanda sağlıklı ilerleme amacıyla yapısal reform programlarını gözden geçirerek yeni takvime bağladıklarını anlatan Babacan, kamu maliyesine yönelik reformlar ve finansal sektöre ilişkin düzenlemelerin hızla tamamlanacağını kaydetti. Babacan, TMSF'nin borcuna mahsuben, Hazine'ye verilen kaynak miktarının 1.7 milyar dolara ulaştığını, özelleştirmeden elde edilen 1.9 milyar dolarlık gelirin 1.3 milyar dolarının Hazine'ye aktarıldığını söyledi.
'Eskiye dönüşü unutun'
Babacan, 1 Ocak 2006'da finansal araçlar üzerindeki vergilerin yüzde 15'te eşitlenmesi kararında ertelemenin söz konusu olup olmayacağı sorusuna, bu kararın geçen yıl aralıkta açıklandığını belirterek, "Karar verilmiştir bir adım geri ya da ileri gidilmez. Ne dediysek o geçerlidir. Eskiye dönüş unutun" yanıtını verdi. Babacan, bugün Maliye Bakanı ile konuya açıklık getiren basın toplantısı yapacaklarını söyledi.