IMF'den seçim için önlem

IMF'nin hazırladığı ve 'staff report' olarak geçen ülke raporunda, Türkiye'ye fon kaynaklarına yeni olağanüstü erişim olanağı tanınmasının nedenleri sıralandı.

ANKARA - IMF'nin hazırladığı ve 'staff report' olarak geçen ülke raporunda, Türkiye'ye fon kaynaklarına yeni olağanüstü erişim olanağı tanınmasının nedenleri sıralandı. Buna göre, söz konusu erişim olanağı, 'fona geri ödemelerin pürüzsüz hale gelmesine yardımcı olunması, reformların kolaylaştırılması ve 2007'de yapılacak olan genel seçimler öncesinde çapa oluşturması' amacıyla verildi.
12 Nisan'da özel sektör, kamu ve ekonomi çevreleri ile görüşmelerin ardından hazırlanarak IMF yönetimine sunulan ve 26 Nisan'da onaylanan Türkiye raporu açıklandı. Ekonomik programın dört yılda etkileyici sonuçlar verdiğini belirten IMF, buna karşın kırılganlıkların bulunduğunu, kazanımların devamı için önemli yapısal reformların yapılması gerektiğini vurguladı. Kamu borçlarının, gerilemeye karşın hala yüksek olduğu, kısa vadede bazı riskler yaratabileceği kaydedilen raporda, makroekonomik koşuların bugün çok güçlü olmasına karşın yüksek cari işlemler açığının kısa vadeli dış borçlara eklenmesinin, ekonomi için önemli risk olarak göründüğü belirtildi. Özel sektör tarafından sağlanan dış borçlarla güçlü yabancı sermaye girişinin ilave kırılganlık yarattığı ifade edilen raporda, özel sektörün bu konudaki talebinin cari işlemler açığının büyümesine yol açtığı, ülke dış borcunun yüzde 40'dan fazlasının özel sektörün borcu olduğu kaydedildi. Özel sektör borcunun yüzde 43'ünün kısa vadeli olduğuna da dikkat çekildi.
Ayrı bir rapor hazırlandı
IMF'nin Türkiye ile 11 Mayıs'ta imzaladığı stand-by anlaşması kapsamında 'staff report' olarak geçen ülke raporu kapsamında 'Stand-by anlaşması istemiyle olağanüstü erişim üzerine' değerlendirmeler olduğu ayrı bir rapor yayımlandı. Türkiye'nin sermaye miktarı üzerinde olağanüstü ödemeler dengesi baskısını yaşadığı, bu baskının da fon finansmanı için gereklilik doğurduğu, ancak bu finansmanın normal limitler içinde sağlanamayacağı belirtildi.
Türkiye'nin sermaye hesabı krizi içinde bulunmadığı, ancak gelecek üç yıllık süre için temel bir ödemeler dengesi ihtiyacına sahip bulunduğu kaydedildi. Türkiye'nin brüt dışsal finansman ihtiyacının, piyasa algılamasındaki değişimler için kırılganlık bir kenara bırakıldığında, sırasına göre yıllık 65-70 milyar dolar olduğu ifade edildi. Türkiye'nin yarısı değişken faizli borçlardan, yarısı da kur değişimlerine bağlı olan kamu borç kompozisyonunun kırılganlıkları şiddetlendirdiği anlatılan raporda, ülkenin finansman ihtiyacının zorlu olmaya devam edeceği vurgulandı.
Raporda, gelişmelerinin etkileyici olduğu, ancak başarının devamının yapısal reformlarda daha fazla ilerleme gerektirdiği anlatıldı. IMF, yeni stand-by'la, geri ödeme profilinin pürüzsüzleştirilmesine yardımcı olunmasını ve Kasım 2007'deki genel seçimler öncesi çalışmalarda çapa sağlanmasını öngördü. Raporda, Türk yetkililerin, beklenenden uygun koşulların sağlanması durumunda, erken geri ödeme ve çıkış için güvence sağladığı da vurgulandı.