'IMF'ye karşıydım, birlikte olamazdık o nedenle hemen borcumuzu ödedim'

'IMF'ye karşıydım, birlikte olamazdık o nedenle hemen borcumuzu ödedim'
'IMF'ye karşıydım, birlikte olamazdık o nedenle hemen borcumuzu ödedim'

Brezilya İmparatorundan tam 134 yıl sonra Türkiye?yi ziyaret eden Luiz Inacio Lula Da Silva, ?O kadar yıl nasıl kimse buraya gelmemiş. Oysa çok fazla benzerliğimiz var? dedi. FOTOĞRAF: METİN PALA / AA

Brezilya'yı IMF'ye 15 milyar dolar borçlu bir ülkeyken borç veren ülke konumuna getiren solcu lider Lula Da Silva, 'Hayatım boyunca 'IMF dışarı!' pankartı taşıdım. IMF ile çalışamazdım. O yüzden iktidara gelir gelmez IMF'ye borcu ödedim' dedi

İSTANBUL - 2002 yılında iktidara gelmesiyle birlikte ekonomide köklü değişiklikler yapan, tarihe ‘Brezilya mucizesinin lideri’ olarak geçen Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inacio Lula Da Silva, başarısının sırlarını anlattı.
Brezilya’yı IMF’ye 15 milyar dolar borçlu bir ülkeyken borç veren bir ülke konumuna getiren solcu lider Lula Da Silva, “İktidara geldiğimiz zaman IMF’nin başkanına borcumuzu ödemek istediğimizi söyleyince, şaşırdı ve ‘Yok yok! Brezilya’da kalsın o para, gerek yok vermenize’ dedi. Hayatım boyunca ‘IMF dışarı!’ pankartı taşıdım. Nasıl IMF ile çalışabilirdim? Şu an biz IMF’ye, yoksul ülkelere aktarması için, borç veriyoruz. IMF’ye borç vermek istediğimizi ilk defa söylediğimizde bize kızmıştı. IMF yoksul ülkelere borç vermeli, ama o ülkenin ekonomi politikasına ülkeyi yönetenler karar vermeli. IMF’nin ekonomimize müdahale etmesine izin veremeyiz” dedi. 

‘Orta sınıfı güçlendirdi’

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türk-Brezilya İş Konseyi’nin düzenlediği Türkiye-Brezilya İş Forumu’nun kapanışında konuşan Lula Da Silva ekonomik anlamda yaptıklarını şöyle anlattı:
“Her şeyden önce politik ekonomi açısından bir büyü yok. Mali politikalarda çok ciddi bir tutum ortaya koyduk. Harcamalarımızı çok ciddi bir şekilde tanımladık ve önceliklerimizden biri refah alanıydı. 20 milyon Brezilyalıyı yoksulluktan orta sınıfa çıkardık. Biz artık IMF’den borç alan değil, IMF’ye borç veren ülkeyiz. Bugün rezervlerimizde önemli miktarda para var. Hiçbir kuruma borcumuz yok. 106 bin istihdam alanı yarattık. Çok daha iyi bir durumdayız. Dünyadaki pek çok ülke de büyümeye başladı. Çin, Hindistan ve Türkiye önemli rol oynuyor. Bu yüzden Türkiye dünya politikalarında çok daha fazla söz sahibi olmalı. G-20 bu anlamda önemliydi. Artık birçok ülke dünya politikası ile ilgili tartışmalara katılabiliyor. Brezilya artık bağımsız olmayı öğrendi. Brezilya hiçbir ülkeye bağımlı değil. Hiçbir ülkeye karşı çıkmak istemiyoruz. Ama ikinci sınıf ülke olmak da istemiyoruz. Eşitlik istiyoruz.”

Brezilya fark attı

Birkaç yıl önce ekonomik açıdan kardeş ülke kabul edilen Brezilya ve Türkiye arasındaki işbirliğine de değinen Lula Da Silva şöyle devam etti: “Brezilya’da bizim önceliğimiz, ülkemizdeki yoksullara yardım etmekti. 11 milyon yoksul aileye ulaştık. En uzak yerlere bile elektrik taşıdık. Asgari ücretin yükseltilmesi için çalıştık. 2013’e kadar 203 milyar dolarlık yatırımlar yapılacak. Özel düşük faizli kredi yarattık. Toplumda ihtiyaç duyan kesimlere yardım ettik. İş dünyası da hiç bugünkü kadar para kazanmadı.
Toprak reformu gerçekleştirdik. Brezilya ve Türkiye çok fazla potansiyele sahip. Hükümet zengin değil, yoksul kesimler için var olmalı. Çünkü devlete esas ihtiyacı olan yoksul kesimler. Brezilya’nın gerçekleştirdiği büyüyü herkes gerçekleştibilir. Önemli olan bu politkaları uygulamak. Türkiye de bunu gerçekleştirebilir. ‘Ben neden Türkiye’ye geldim?’ sorusuna gelince;’ 134 yıldır, (Brezilya İmparatoru’nun 1875’teki ziyaretinden bu yana) nasıl kimse buraya gelmemiş olabilir?’ diye düşündüm. Çok fazla benzerliğimiz var.”
Lula Da Silva, bugün Türkiye ve Brezilya arasında 1 milyar dolarlık ticaret bulunduğunu belirterek, “Çok yazık... Mahcubiyet duymamız gerekir” dedi. İş dünyasının bu ortaklığın inşacıları olacağını, çünkü hükümetlerin bilmediklerini iş dünyasının bildiğini dile getiren Da Silva, “Türk yatırımcıları Brezilya’ya gitmezse, Brezilyalı yatırımcılar ve işadamları Türkiye’ye gelmezse bu ilişki çok zor olur. Bir kuş, tutup da Türk mallarını Brezilya’ya getirmez. Brezilya’dan bir kuş alıp da Brezilya mallarını buraya getirmez” diye konuştu.
Konuk Cumhurbaşkanı, Türk iş dünyasını Brezilya’ya davet ederek, Brezilya’nın etanol ve biodizel teknolojisini öğrenmeleri çağrısında bulundu. 

Yoksulluğun nedeni belli

Lula Da Silva, “Yoksulluğumuz; bizi o kadar uzun yıllar boyunca yönetmiş olan vasat insanların sonucudur. Brezilya ve Türkiye’nin olağanüstü potansiyeli var” dedi. Tembellik yapmayıp harekete geçmekle yoksulluk zincirinin kırılabileceğini söyleyen Da Silva, “Bir uçak dolusu işadamı başka bir ülkeye gittiği takdirde her iki ülkedeki ekonomik ortaklığın dinamizmi artacaktır. Kısacası tembellik yapıyoruz. Harekete geçmeliyiz. Uçak dolusu işadamıyla hareket etmeliyiz. Giderek daha fazla çalışacağız. 20. yüzyıldan farklı olarak daha fazla ekonomik ilişkide yer alacağız.
Ve bunu birlikte yapacağız. Kim çalışmazsa, daha fazla seyahat etmezse, daha hızlı davranmazsa fırsatı kaçıracaktır. 20. yüzyılda yaptığımız gibi yapamayız” açıklamasında bulundu.
Kendini sosyalist olarak tanımlayan Luiz Inacio Lula Da Silva, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir cumhuriyetin başkanının alnında etiket olamaz. Ben bütün Brezilyalılar için Brezilya’yı yönetiyorum ve bu bağlamda da bir bütün olarak toplumun lehine politikalar geliştirmek zorundayım. Ama benim ideolojik profilimi sorarsanız, kendimi sosyalist olarak tanımlıyorum. Biz tamamıyla Brezilya işçi sınıfının inşa ettiği bir model kurduk” (Radikal)

Futbol yoksulların hayatını değiştiriyor
Fanatik bir futbol seyircisi olduğunu belirten Lula Da Silva, “UEFA finaline gidemedim. Çünkü Çin’den gelmiştim, çok yorgundum ve uyumaya karar verdim. Fanatik futbol seyircisiyim. Zico’nun ve Alex’in Türkiye’de olduğunu biliyorum, ki Alex benim tuttuğum takımın en büyük rakibinde oynuyordu. Bunlar fakir çocuklardı. Şimdi makul paralar kazanıyorlar ve başka diller öğreniyorlar. 1970’lerde en iyi futbol oyuncularını yetiştirdik. Brezilya bir nevi iyi oyuncu fabrikasıydı. Ancak iyi futbolcular artık dolar ve avro cazibesine kapılıp gidiyor. Brezilya’da ancak 18 yaşına kadar kalıyorlar. Sonra dönüp Brezilya’da oynuyorlar. Mesela Ronaldo’un Brezilya’ya dönmesinden çok mutluyum. Futbol bir tutku benim için. Ben televizyondan siyaset değil, futbol izlemek isterim” yorumunda bulundu. ABD Başkanı Barack Obama ile başlayan yeni dönemi de değerlendiren Lula Da Silva şunları söyledi:
“Obama birtakım emperyal politikaları takip etmeme konusunda, diğer ülkelerle ortaklıklar kurmalı. Mesela Türkiye Ortadoğu sorununun çözümünde yardımcı olabilir. Obama bu muhteşem olasılığı temsil ediyor aslında. Hegemonya değil, ortaklıklar kurmamız; çok daha medeni ilişkiler kurmamız artık mümkün. Obama’ya bakınca bunun gerçekten mümkün olduğunu düşünüyorum.”


İstanbul’u ilk Orient Express’le tanıdı
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula Da Silva, İstanbul’a gelmeden önce Orient Express filmini izlediğini, o filmin yıllarca aklında İstanbul imajı olarak kaldığını, hep İstanbul’u görmek istediğini ifade ederek pek çok Brezilyalı’nın İstanbul’u mutlaka tanıması, Türklerin de Brezilya’ya gitmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Luiz Inacio Lula Da Silva, küresel krize değinerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu kriz bizim tarafımızdan bir işaret, bir hatırlatma gibi görülmeli. Neyin işareti? 21. yüzyılda, 20. yüzyılda yaptığımız hataları tekrar edemeyeceğimiz konusunda bir hatırlatma.” 

Maske düştü

Geçmişte insanların bir bardak bile üretmeden, hiçbir şey yapmadan sadece spekülasyona dayalı olarak para kazandığını savunan Lula Da Silva, tek bir bononun bankaları zengin ettiğini belirtti. Lula Da Silva, bankaların kendi aralarında bono, tahvil ve hisse senedi ticaretine yaslandığını, ancak şimdi maskenin düştüğünü ifade etti.