İngiltere'den Türkiye'ye çevre desteği

İngiltere'den Türkiye'ye çevre desteği
İngiltere'den Türkiye'ye çevre desteği

Dan Wilson, İngiltere?nin tüm dünyanın dikkatine sunduğu tehlike haritasını gösteriyor.

Küresel ısınmayla mücadelede en iddialı ülkelerden biri olan İngiltere'den Türkiye'ye destek geldi. İngiltere, Türk iş dünyasının düşük karbon ekonomisine geçişi için teknoloji desteği sağlayacak
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Dünya, 192 ülkenin katılımıyla Kopenhag’da toplanan BM İklim Değişikliği Konferansı’na kilitlenmişken, küresel ısınmayla mücadelede en iddialı olan İngiltere’den Türkiye’ye büyük destek geldi. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede özel bir eylem planı hazırlamasına yardımcı olan İngiltere, Türk iş dünyasının düşük karbon ekonomisine geçişi için devlete ve özel sektöre bu alanda teknoloji desteği sağlayacak. Düşük karbon ekonomisine geçiş, Türkiye’nin atmosfere daha az karbon salarak, küresel ısınmadaki faktörünü azaltması anlamına geliyor.
Kopenhag’daki zirveden tüm hükümetleri küresel ısınmayla mücadelede politik anlamda bağlayacak yeni bir anlaşmanın çıkmasını bekleyen İngiltere’nin, çevre ve enerjide özel olarak Ankara Büyükelçiliği’ne atadığı diplomatı Dan Wilson, bu süreçte Türkiye’yle nasıl çalışacaklarını, Türkiye’nin küresel ısınmadan nasıl etkilenmeye başladığını Radikal’e anlattı. 

‘Hepimiz tehlikedeyiz’
İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband’in tüm dünya ülkelerinin dikkatine sunduğu ‘küresel ısınma ve tehlikeleri’ diye bir harita var. Bu haritayla ne demek istiyorsunuz?
Bu harita 2020’ye kadar küresel düzeyde ısınmanın 4 dereceye vurması durumunda hepimizin ne tür felaketler yaşayacağını bilimsel olarak gözönüne seriyor. Ve diyor ki, “Eğer düşük karbon ekonomisine geçmezsek, küresel felaketlerin önüne geçmemiz mümkün olmayacak.” Küresel ısınmadan dolayı ölümler artmaya başladı bile. Yıllarca güneydoğuda kuraklıkla savaşan Türkiye, küresel ısınmaya ‘dur’ demezse, kuraklıktan asla kurtulamayacak. Biz, kendi insanımızı da “İngiltere’de ölümler artacak, dikkat” diye uyarıyoruz.
O kadar ülke ‘küresel ısınma’yla savaşırken, İngiltere’nin farkı, iddiası nedir?
AB ülkeleri, 2020’ye kadar sera etkisi yapan gazların salımının 19990’a göre yüzde 20 oranında azaltılması konusunda uzlaşmıştı. Oysa İngiltere hükümeti, sera gazlarını 2050’ye kadar yüzde 60 azaltma hedefini daha da büyüttü ve bunu yüzde 80’e çıkardı. 2050’ye kadar tamamen düşük karbon ekonomisine geçişi öngören bir stratejimiz ve küresel ısınmayla mücadele eden ülkelere yardım gibi bir önceliğimiz var. Küresel ısınmayı 2050’ye kadar 2 derecede tutamazsak, çünkü diğer ülkelerde olduğu gibi İngiltere’de de binlerce insan hayatını kaybedecek.
Kopenhag zirvesi küresel ısınmaya karşı toplu mücadelede işe yarayacak mı?
Amerika’nın Kyoto’ya imza koymaması sorun olsa da, Kyoto’ya taraf devletler, küresel ısınmaya karşı alınabilecek en etkin yöntemin, soruna yol açan sera gazı emisyonlarının kontrol altına alınması konusunda uzlaşmıştı. Bu kez, Kyoto’dan daha sıkı bir şekilde ABD’nin de dahil olacağı bir şekilde, politik açıdan ülkeleri daha çok bağlayacak, daha çok yükümlülük altına sokacak yeni bir anlaşma bekliyoruz.
Düşük karbon ekonomisi ne ifade ediyor? Türkiye’de mümkün mü?
Türkiye’nin, 1990-2007 yılları arasında sera gazı salımı artışı yüzde 119 gibi dünyadaki en yüksek orana ulaştı. 1990-2004 yılları içerisinde OECD ülkelerinde enerji kullanımında karbon yoğunluğu yüzde 4.2 azalırken aynı Türkiye’de yüzde 6.5 oranında yükseldi. Bugün sera gazı salımlarının azaltımı için yapılacak olan yatırımların yüzde 70’i mevcut teknolojilerle karşılanabiliyor. Diğer yüzde 30’u oluşturan yatırımların ‘kabon tutma ve depolama’ gibi yeni geliştirilen teknolojiler ile gerçekleşmesi bekleniyor. Türkiye mevcut teknoloji imkanlarını kullanarak özellikle enerji verimliliği ve enerji tasarrufu projelerinden faydalanabilir. Ama biz İngiltere hükümeti olarak bu konuda işadamlarıyla dayanışmayı öngören bir proje başlattık ve Türkiye ekonomisini bu açıdan destekleme kararı aldık. Özellikle bu konuda TÜSİAD’ın çalışmalarını destekliyor ve Türk sanayisinin düşük karbon ekonomisine geçeceğine inanıyoruz. Yani, Türkiye’de fabrikalar çevreyi daha az kirletmek için hazır. AB ülkeleri de bir fon oluşturuyor. Mücadele etmek isteyen hükümet, gereken desteği bulacak.
Peki daha az karbon salınımı için peki bireylerin yapması gerekenler nedir?
Bireylerin yapacağı çok şey var. Küçük ama basit uygulamalar. Bunları “Lütfen” deyip, biz büyükelçilikteki personelimize şöyle duyurduk mesala:
“Lütfen dişlerinizi fırçalarken ya da bulaşıklarınızı yıkarken suyun akıp gitmesine izin vermeyin! Ofisinizi terk ederken ışıkları söndürmeyi unutmayın. Cep telefonlarınızın şarj cihazlarını fişte takılı bırakmayın! Eğer çok üşümüyorsanız lütfen kaloriferlerinizin derecelerini düşürün ! Kağıtlarınızın her iki tarafını da kullanmaya çalışın!”