IRS: AB hızlı davranmalı

ABD'de özellikle vergi dönemlerinde 'en nefret edilen' kişilerin başında, Milli Vergi Gelirleri İdaresi (Internal Revenue Service-IRS) Başkanı Mark W. Everson geliyor.

WASHINGTON - ABD'de özellikle vergi dönemlerinde 'en nefret edilen' kişilerin başında, Milli Vergi Gelirleri İdaresi (Internal Revenue Service-IRS) Başkanı Mark W. Everson geliyor. Başkent Washington'ın en güçlü birkaç bürokratından biri olan Everson, yılda topladığı 2 trilyon dolarlık vergi ile adeta Amerikan hükümetinin 'cebi' konumunda. 100 bin çalışana ve 10 milyar dolarlık bir yıllık bütçeye hükmeden IRS Başkanı Everson Washington'un kalbur üstü davetlerine itibar etmiyor. Onun tercihi, akşam iş çıkışı, şoförsüz, korumasız Washington civarında, müdavimi olduğu Türk restoranına gidip Türk dostlarıyla buluşmak, rakısını yudumlayıp mezesini yemek...
Everson, Constitution Bulvarı üzerinde bulunan tarihi IRS binasındaki ofisinde DHA'yı kabul etti. Özel sektörde çalışırken dünyanın birçok yerinde görev yapan Everson'un ofisinde ailesinin resimlerinin dışında sadece iki resim asılı: Biri eski bir İstanbul resmi, diğeri ise 2. Selim'in tuğrası. Türkiye'deyken evlat edindiği iki çocuğundan da söz eden Mark W. Everson, ABD'de vergi toplamaktan Türkiye'nin AB üyeliği müzakerelerine kadar görüşlerini şöyle aktardı:
Bildiğiniz gibi 3 Ekim Türkiye için çok önemli bir gündü. AB'ye tam üyelik müzakere görüşmeleri resmi olarak başladı. Bu konuda görüşleriniz nedir?
ABD hükümeti, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin en kuvvetli destekçisidir. Türkiye'de ve ardından Avrupa ve Fransa'da yaşamış biri olarak, Türkiye'nin AB üyeliğini çok önemsiyorum. Çünkü Türkiye, Asya ile Avrupa arasında her zaman bir köprü olmuştur ve bu önemli rol. Aynı zamanda şunu düşünüyorum: Batı ülkeleri, Türkiye ile olumlu yönde bir ilişki kurup geliştiremezse, diğer İslam ülkeleri ile bu ilişki hiç kurulamaz. Bu nedenle, haddinden fazla geciktirilmiş bu sürecin başlamış olması çok sevindirici. Umuyorum 10 yıl sürmez nihai karara varmaları ve bir an önce sonuçlandırırlar.
Türkiye'de yaşadınız ve çalıştınız. Ne söyleyebilirsiniz Türkiye yıllarınızla ilgili?
Muhteşem yıllardı her şeyden önce. Türkiye'ye, İzmir'e, 1991 yılının mart ayında, tam da Birinci Körfez Savaşı sona ererken gittik ve 1993'ün nisan ayına kadar da oradaydık. Hem mesleki açıdan, hem de şahsım açısından muhteşem bir deneyim oldu Türkiye yıllarım. Türk halkına hayran oldum, modern ve demokratik bir topluma dönüşümünü gözlerimle gördüm. Şahsım açısından Türkiye'nin önemi çok büyük. Zira ben ve eşim oraya gittiğimizde çocuğumuz yoktu ama İzmir'de üç ve dört yaşlarında bir kız, bir erkek olmak üzere iki kardeşi evlat edindik. Adları Bahadır ve Pınar. Aradan 13 yıl geçti. Kocaman oldular. Biri polis olmak istiyor, diğeri ise öğretmen.
Türkçe biliyorlar mı?
Hayır, henüz değil. Ama bilmelerini istiyorum. Türkiye'den döndüğümüzde Türkçe konuşacak fırsatları olmadı. O yaşlar bir dilin kolay öğrenilebileceği, ama çok kolay da unutulabileceği yaşlar.
En çok neyi özlediniz?
En çok Türk insanının içtenliğini özledim. Çalıştığım şirketin müşterileri olsun, çevremden olsun çok iyi dostluklar kurdum.
Ama sanırım en çok mezeleri (Türkçe söylüyor) özledim. Türk yemekleri tek kelime muhteşem. Hele domates ve şeftali (Türkçe söylüyor) olağandışı tatları vardı. Rakı içmeyi de ihmal etmiyorum.
Vergi neden önemli?
Amerika'da vergi neden bu kadar mühim bir mesele?
Vergi vermek, Amerikan demokrasisinin köşetaşı. Geçen yıla bakarsanız, 270 milyon nüfuslu ABD'de 183 milyon kişi vergi verdi. Vergi vermeyi Amerikalılar, vatandaş olmanın bir gereği olarak görüyor. Bir de şu konu çok önemli: Birisi vergisini verirken, komşusunun ya da iş rakibinin vergisini vermemesi, insanların canı sıkan bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. O nedenle genel algılama, Amerika'da vergi vermenin doğru ve yerinde bir davranış olduğudur.
'Bize kimse karışmaz'
Hazine Bakanlığı'na bağlı olmasına rağmen IRS ondan güçlü görünüyor. Hazine'nin adını az kişi bilirken, IRS Başkanı, yani sizin adınızı herkes biliyor. Bunun nedeni nedir?
IRS'in kurum olarak bütün Amerikalılar tarafından bilindiği bir gerçek. İnsanların günlük hayatının içindeyiz çünkü. Maaş bordrolarından haftada ya da iki haftada bir para çekiyoruz. Bu yüzden iyi ya da kötü herkesin bizimle ilgili bir düşüncesi var. Bir de IRS, hükümetin halka dönük yüzünü oluşturuyor. Vergi vermek, hükümetle gizli ve özel bir ilişki kurmaktır. Vatandaşların doldurduğu vergi formları ve ödediği miktarlar kuruma özeldir ve bunlar kimseyle paylaşılmaz. Hükümetin bir parçası ama aynı zamanda hükümetten bağımsız bir yapımız var. Siyasi olarak ne sağda ne soldayız, tam ortadayız. Yönetimin üst kademelerinden hiç kimse bizim işimize karışamaz. 'Falan şirketin peşini bırakın, filancayı soruşturmayın, şu konuda böyle karar verin' diye hiçbir kişi ve kurum bize baskı yapamaz. Kanun bunu yasaklamıştır.
IRS'in, topladığı her 100 dolarlık vergi geliri için harcadığı para sadece 48 cent. Türkiye'de 100 liralık vergi 2 liraya mal oluyor. IRS vergi toplamanın maliyetini nasıl düşürüyor?
Bunun nedeni hükümet değil, vatandaşlar her şeyden önce. Vatandaş, devlete vereceği vergiyi getirip kendi eliyle verirse, siz de hükümet olarak masraf etmek zorunda kalmazsınız. Bu sisteme 'kendiliğinden değerlendirme' diyoruz. Söylemediğimiz belli kriterlerimiz var. Bilgisayarlar, bu kriterlere uymayanları bize haber veriyor ve biz bu insanları önümüze çağırıp hesap soruyoruz. IRS olarak önemli bir özelliğimiz de ceza kovuşturma yapma gücümüzün olması. Formülümüz kısaca şu: Hizmeti verelim ama gerektiğinde ceza kovuşturması da yapalım. Ödül ve ceza arasındaki hassas dengeyi koruyoruz.
90'larda IRS çok eleştiriliyordu 'Vatandaşı çok taciz ediyor' diye. Şimdilerde ise 'Çok yumuşak davranıyor' diye eleştiri alıyor. Denge nerede?
İkisini de (ceza ve ödül) yapmak zorundasınız. Vatandaşa hem hizmet sunmalı, gerektiğinde de yakasına yapışmalısınız. İkisinden de diğeri lehine taviz veremezsiniz. İnsanlara vergi vermeyi kolaylaştıracak her imkânı sunmalısınız. Bununla beraber caydırıcı kuvvetiniz olmalı ki insanlar kanundan kaçmaya meyil göstermesin.
IRS'in sunduğu en önemli hizmetlerden biri de, vatandaşın vergisini elektronik ortamda doldurabilmesi. 183 milyonluk Amerikalı vergi mükellefinin yarısının bu yıl vergisini sanal ortamda ödemesi bekleniyor. Bunu nasıl sağladınız?
Bu, vatandaş için büyük bir imkân. Vergi formları postada kaybolmuyor. Piyasada halihazırda satılan 'kendi formunu kendin doldur' adlı bilgisayar programları geliştirdik. Maalesef vergi kanunları karışık olmasına rağmen, bu programı alan vatandaş, çok rahatlıkla kendi formunu doldurabiliyor.
IRS'in internet sayfası, vergi ödeme zamanı yoğun olmalı.
Geçen yıl toplam 140 milyon hit aldık. Paris Hilton'un internet sayfasıyla aynı ligde neredeyse.
Vergi kanununu sadeleştirmek gibi bir çalışmanız var mı?
Başkan Bush, vergi kanununu sadeleştirmek için uzmanlardan oluşan komisyon atadı. Bu çalışma, bu haftalarda kamuoyuna sunulacak ve de bu ulusal düzeyde tartışmaya açılacak. Biz de IRS olarak, daha basit ve anlaşılır bir vergi kanunundan yanayız. Bir vergi kanunu ne kadar sade olursa, insanların karanlık nokta bulup onun ardına gizlenmesi o kadar zorlaşacaktır.
Amerika'nın en nefret edilen kişisi olmasanız bile listenin başlarında olmalısınız. Bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Benim yaptığım işi yapabilmeniz için çok sağlam bir derinizin olması lazım. Amerikalıların gözdesi olmadığım doğru. IRS'in lideri olarak bazen bu eleştiriler şahsımda tezahür ediyor. Ama bu, oyunun bir parçası. Yılda 2 trilyon dolar para topluyoruz hükümet için. Bu bana çok büyük haz veriyor.
Vergi zamanı köpeğinizin dahi yaklaşmadığı doğru mu?
(Gülüyor) Evet. Her sabah yanıma gelen Hercules isimli köpeğimiz var. Ama geçen yıl 15 Nisan'da (vergi ödemenin son günü) yüzüme bile bakmadı.