'İşler yolunda değil'

Ağar: Cahillik
TOBB Genel Kurulu, muhalefetle iktidarı bir araya getirdi. TOBB Genel Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Her şey yolundaymış gibi davranamayız" diye konuştu. DYP lideri Ağar da "Devalüasyonu artık piyasa şartları yapıyor. Bunu bilmemek cahillik" dedi.
Başbakan: Taviz yok
CHP lideri Baykal ise kur rejimi ve istikrar programının değişmesini istedi. Başbakan Erdoğan: Mali disiplinden taviz yok. Ekonomideki kazanımların siyasetin kör dövüşünde heba edilmesine izin vermeyeceğiz.
Ahmet Kıvanç'ın haberi
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 2001 krizi sonrası makro ekonomik reformlar konusunda önemli kazanımlar elde edildiğini, ancak ekonomideki kırılganlığın azaltılamadığını, bunun en somut göstergesinin uluslararası piyasalarda yaşanan son dalgalanmalardan en ağır Türk piyasalarının etkilenmesi olduğunu belirterek, "Her şey yolundaymış gibi davranamayız" dedi.
Sıranın mikro tedbirlerde olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, mesleki eğitimin siyasete kurban edilmemesini, reform sürecinden henüz yarar görmeyen kesimlere ileride yarar sağlayacaklarını gösteren projeler üretilmesini, bürokratik hantallığın ortadan kaldırılmasını, her yatırımın değil, verimli yatırımların desteklenmesini istedi. Eleştirilerden rahatsız olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ekonomideki kazanımları siyasetin kör dövüşüne heba etmeyecekleri mesajı verirken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da cari açık ve dış borçlardaki olağanüstü artışa dikkat çekerek hükümeti eleştirdi.
Hükümet, muhalefet el ele
TOBB'un seçimsiz genel kurulu, Erdoğan'ın gecikmesi nedeniyle bir saat geç başladı. Erdoğan'dan önce gelen Baykal ve DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar bir süre salon dışında bekletilerek, salona Erdoğan ile alındılar. Üç lider salona el ele girerken delegelerden büyük alkış aldı. İlk sözü alan Rifat Hisarcıklıoğlu, konuşmasında şu mesajları verdi:
Ders alınmalı: İhracatın üç yılda iki katına çıkması şüphesiz ayrı bir başarı hikâyesidir. Ama aynı sürede ithalatın daha hızlı artmış olmasını görmezden gelemeyiz. Söylendiği gibi, artan dış ticaret açığının tek sebebi, yükselen petrol ve diğer enerji fiyatları değil. Büyüyen dış açık finanse edilse, finansman kalitesi iyileşse bile ciddi bir risktir. Açık büyüdükçe dışarıya daha fazla bağımlı hale geliyoruz. Bu nedenle ortada risk yokmuş, her şey yolundaymış gibi davranamayız. Son çalkantılara bakın. Özellikle faizleri inceleyin. Başka ülkelerden daha ağır etkilendiğimizi göreceksiniz. Olup bitenlerden alınması gereken dersler vardır.
Mikro tedbirlerin zamanı: Dört yıldır kesintisiz süren özel sektör kaynaklı büyüme, enflasyonun ve reel faizlerin tek hanelere gerilemesi, kamu maliyesindeki disiplin ve düzeltme, 2001'de başlatılıp 2003'ten itibaren yeni hükümetle sağlanan siyasi istikrarın getirdiği iradeyle uygulanan programın sonucudur. Şimdi yapmamız gereken, programın kazanımlarını korumak ve şirketler kesiminin rekabet gücünü artıracak, mikro ekonomik tedbirler paketi oluşturmaktır.
Umut verilmeli: Değişim ve dönüşüm kalkınmanın anahtarıdır, geri adım atamayız. Ama olumsuz etkileri yokmuş gibi de yapamayız. Reform süreci, herkesi aynı etkilemiyor. Onun için sürecin başında mutsuz olanlara, kayıplarını zamanla telafi edeceklerini gösteren projeler tasarlamalıyız. Aksi halde, reform sürecinden mutsuz olanlar toplumda ağır basacaktır.
En pahalı internet bizde: Adalet sisteminin elini kolunu bağlayıp insanlarımızın güvenliğini nasıl sağlayacağız? Bilgiye ulaşmanın öneminden bahsediyoruz, ama dünyanın en pahalı internetini tekel olarak devam ettiriyoruz. Bu durumda nasıl bilgi toplumu olacağız?
Stratejimiz yok: Bizim pek çok konuda stratejimiz yok. Bu nedenle yüzde 90 ithal girdiye bağımlıyız. Her yatırıma destek veriyoruz. Ülkemizde her çivi çakan değil, doğru çivi çakanlar desteklenmeli.
Mesleki eğitim: İşsiz gençlerimizi, işlerini kaybeden esnafı, artan orta yaş işsizleri, eğitim reformuyla desteklemeliyiz.
Hesap vermeyen, hesap soramaz: Hukuk ve yargı sistemini yenileyelim. Bürokratik mevzuat cenneti olmayalım. Hesap veremeyen hesap soramaz. Hesap soramayanlar ise dikkate alınmaz.



Erdoğan: Ankara gölge etmiyor
Hisarcıklıoğlu'nun eleştirilerine yanıt veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kazanımları heba etmeyeceklerini söyledi. Eskisine göre tamamen farklı bir ekonomi ortamında olunduğunu dile getiren Erdoğan şöyle dedi: "Türkiye'de siyasi anlayış gelişmiş bir kaliteye, ulaşmıştır. İş yapmak isteyene artık Ankara gölge etmiyor. Türkiye'yi bugünlere taşıyan, özellikle demokrasi, insan hakları ve özgürlükler alanında gerçekleştirdiğimiz reformlar, istikrar ve güven ortamıdır.
Bu kazanımlara sımsıkı sarılmak, sahip çıkmak zorundayız. Üç buçuk yılda çok önemli kazanımlar elde ettik, bunlardan asla vazgeçemeyiz. Ne sıkı para politikalarından, ne mali disiplinden taviz vermeyiz. Ekonomide elde ettiğimiz kazanımların siyasetin kör dövüşünde heba edilmesine izin vermeyeceğiz. Güvene, istikrara kastedecek her girişimin karşısında olacağız. Kayıt dışından kurtulmak için yasalar mevcut, sistem kayıt dışını teşvik etmiyor ki. İnsan unsuru önemli rol oynuyor. Kayıt dışını kayda aldığımızda vergideki düşüş hızlanacak."
'Sıkıştıkça IMF'ye gittiler'
Öte yandan Başbakan Erdoğan, partisinin Kırşehir il kongresine katıldı. Kongrede konuşan Erdoğan, hükümetin icraatlarını anlatarak tasarrufu teşvik kesintileri ve dış borçlar nedeniyle geçmiş iktidarlara sert eleştiriler yöneltti. Bu iktidarların AKP iktidarına kadar IMF'ye 24 milyar dolar borç yaptıklarına dikkat çeken Erdoğan, "Bize IMF'ye şöyle böyle uşak diyorlar. Uşaklıksa uşaklığın daniskasını onlar yaptı. Bunların hepsi köle, sıkıştıkça IMF'ye gittiler. 'Ne olur biraz daha borç' dediler" diye konuştu. İktidarları döneminde IMF'ye olan borcun 11 milyar dolara düştüğünü belirten Erdoğan, borçların 'hortumların kesilmesinden gelen parayla' ödendiğini kaydetti. İktidarlarından rahatsızlık duyan çevreler olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu çevreler oluyorsa devlet kesesi, kasası onlara kapalı olduğu içindir" dedi.
Erdoğan, partisine yönelik uyarılarda da bulundu. Erdoğan, şöyle konuştu: "Aramıza virüs sokmak isteyenlere izin vermeyiz. Bizim kapımız herkese açık. Gurur kibir AKP'ye yakışmaz. Kibirli olursak bizden öncekilerin başına gelen bizim de başımıza gelir. Bizi de sandığa gömerler"


'Kur rejimi değişmeli'
Türkiye'nin uzun süredir bir istikrar programını fedakârlıkla uygulamaya çalıştığını ve bu doğrultuda büyük gayret sergilendiğini ifade eden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Ancak uygulanan istikrar programını yeni bir değerlendirmeye tabi tutma gereği bulunuyor" dedi.
Uygulanan programın enflasyonu düşürme konusunda amacına ulaştığını kaydeden Deniz Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:
"Programın, ince ayara tabi tutulması, kur rejiminin değişmesi gereği vardır. Büyüme ve işsizlik el ele gidiyor; büyüme işsizliği besliyor gibi görünüm var. İhracat artmıyor, dış ticaret açığı büyüyor. Borçların artışı cari açığın da artmasına neden oluyor. En çok da özel sektörün borçlarında son üç yılda yaşanan yüzde 100'lük artışın üzerinde durmak gerekiyor."


Ağar'dan devalüasyon vurgusu
Devalüasyonu piyasa yaptı: 'Devalüasyon lafından bahsetmek, cahilliktir' deniyor. Bugünün dünyasında devalüasyonları hükümet yapmıyor, piyasa kendi şartları içinde yapıyor. Bunu bilmemek daha büyük bir cahilliktir. Ortaya çıkan devalüasyonun rakamsal karşılığı yüzde 20 civarındadır. Yıllardan beri aşırı değerlenen TL'ye piyasa kendi kendine çekidüzen vermiştir.
Hükümetin bunu başarabilme kabiliyeti yoktur. Piyasa kendi şartları içinde buna çekidüzen vermiştir. Türkiye'nin bir daha krizlere tahammülü olmadığı gibi, kriz lafının telaffuzuna dahi tahammülü yoktur.


NOTLAR
'Yüzyılın fotoğrafı'
  • TOBB Genel Kurulu, Hisarcıklıoğlu'nun gözbebeği TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde yapıldı. Genel Kurul salonundaki platformun dünya haritası şeklinde düzenlendiği dikkat çekti.
  • TOBB'un genel kuruluna Başbakan Erdoğan, Baykal ve Ağar'ın yanı sıra Devlet Bakanı Ali Babacan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Sanayi Bakanı Ali Coşkun, Enerji Bakanı Hilmi Güler, Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu, Kültür Bakanı Atilla Koç, Çevre Bakanı Osman Pepe, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Tarım Bakanı Mehdi Eker, Bayındırlık Bakanı Faruk Özak ile Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan, BDDK Başkanı Tevfik Bilgin ile çok sayıda bürokrat katıldı.
  • Hisarcıklıoğlu konuşmasının sonunda salondan büyük alkış alırken, Başbakan elindeki kâğıdı incelemeyi tercih etti. Baykal, kürsüden inen Hisarcıklıoğlu'nu ayakta karşılayarak tebrik ederken, Erdoğan yüzüne bakmadan elini sıkmakla yetindi.
  • Erdoğan konuşmasının bitiminde ise öncelikle bakanlarıyla, sonra da Baykal ve Ağar'la vedalaştı ve Baykal'ın konuşmasını beklemeden salondan ayrıldı.
  • TOBB Genel Kurulu'na katılmak için türbanlı öğrencilerin bir kaç gün önceden giriş kartı müracaatında bulunduğu, ilk başvuranlara giriş kartı veren TOBB yetkililerinin daha sonra bunun organize bir hareket olduğunu anlayınca kart vermeyi durdurduğu öğrenildi. Böylece, türbanlı öğrencilerin salonda şov yapmasının engellendiği bildirildi.
  • Liderlerin salona elele alınmasını değerlendiren Hisarcıklıoğlu, "Türkiye'nin bugünlerde buna ihtiyacı vardı. Herkesin el birliği içinde olduğunu gösteren belki de yüzyılın fotoğrafı oldu. Yetmiş milyona ve bütün cihana elele, hep beraber görüntü verdik" dedi.